samimi ile cümle

samimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biz oldukça samimi olarak konuştuk.We talked quite frankly.
Biz samimi olmanın önemini vurgularız.We lay emphasis on the importance of being sincere.
Herkes ona karşı samimi.Everyone is friendly to her.
Nancy samimiyetten yoksun görünüyor.Nancy seems to lack sincerity.
Tom John'la samimidir.Tom is on good terms with John.
O beni sevmese bile ona karşı samimi olacağım.I will be friendly to him even if he doesn't like me.
Polis, çocuklarla elinden geldiğince samimi bir şekilde konuştu.The policeman talked to the children in as friendly a manner as he could.
Şey, samimi olmak gerekirse, bundan hiç hoşlanmıyorum.Well, to be frank, I don't like it at all.
Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.You should be frank, and they will treat you as a friend.
Büroda samimi bir atmosfer var.There is a friendly atmosphere in the office.
Çocuklarım erken kalkmak için acınacak halde samimi çabalar gösterirler.My children make pathetically sincere efforts to get up early.
Samimi fikrini duymak istiyorum.I would like to hear your honest opinion.
Lütfen benim samimi özürlerimi kabul edin.Please accept my sincere apologies.
Babam samimidir.My father is frank.
Onun samimi olduğundan şüphem yok.I do not doubt that he is sincere.
Personel toplantıda samimi bir görüş alışverişinde bulunmuştur.The staff exchanged frank opinions in the meeting.
Hiçbir şey samimiyetten daha önemli değildir.Nothing is more important than sincerity.
Öğretmen, Tokyo Üniversitesi'ne girme şansım hakkında oldukça samimiydi.The teacher was quite candid about my chances of entering Tokyo University.
Erkek kardeşim ona karşı samimidir.My brother has been friendly to him.
Onunla yirmi yıldan daha fazla süredir samimiyim.I have been on friendly terms with him for more than twenty years.
Onun samimiyetini sorguluyorsan onun yardımını isteme.If you question his sincerity, do not ask for his help.
Onun samimi görüşünü dinle.Listen to his candid opinion.
O küçük erkek kardeşimle samimiydi.He's been friendly with my kid brother.
O bütün sınıf arkadaşlarıyla samimi.He is on speaking terms with his classmates.
O samimi ve konuşması kolay bir kişi.He is a frank person and easy to talk to.
O çok samimi bir kişi.He is a very earnest person.
O, çok samimi insandır.He is a very sincere person.
O yerliler ile samimi bir ilişki kurdu.He established a friendly relationship with the natives.
O, bana karşı çok samimidir.He is very friendly toward me.
O bize karşı çok samimidir.He is very friendly to us.
Herkese karşı çok samimiydi.He was very friendly to everybody.
O, ona karşı çok samimi.He is very friendly to her.
Ben onunla samimiyim.I am friendly with her.
Çok az sayıda samimi arkadaşı var.She has very few close friends.
Onun çocuksu samimiyetine gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help smiling at her childlike frankness.
O, samimi olarak suçunu itiraf etti.She frankly admitted her guilt.
Görüşmelerde dürüst ve samimi olmak zorundasın.You have to be up-front and candid at interviews.
Samimi görüşünüzü duymama izin verin.Let me hear your frank opinion.
O sözlerinde samimidir.He is sincere in his promises.
Herhangi bir duygu, eğer samimi ise, istem dışıdır.Any emotion, if it is sincere, is involuntary.
Bize karşı samimi ve yardımımızı istiyor.He is friendly to us and wants our help.
O sıcak, samimi bir toplantı oldu.It was a warm, friendly meeting.
Yeni başkan, sıcak ve samimi bir insandı.The new president was a warm and friendly man.
Toplantı çok samimiydi.The meeting was very friendly.
Onlardan bazıları samimi değildi.Some of them were not friendly.
Samimi arkadaşlar olarak, sorunlarımızı tartışmalıyız.As close friends, we must share our troubles.
Seni sevdiğimi söylediğimde samimi davranıyorum.I'm being sincere when I say that I love you.
O zaman o onunla samimi değildi.She wasn't friendly with him then.
O bana karşı samimi.He is nice to me.
Tom samimi bir insan gibi görünüyor.Tom seems to be a friendly person.
Tom Mary ile samimidir.Tom is friendly with Mary.
Tom Mary'yi çok samimi buldu.Tom found Mary very friendly.
Tom Mary'nin samimiyetinden emin değil.Tom doubts Mary's sincerity.
Tom Mary'nin samimiyetinden şüphe duyuyor.Tom doubts Mary's sincerity.
Tom Mary'nin gerçekten çok samimi olduğunu düşündü.Tom thought Mary was really friendly.
Tom Mary'nin samimi olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't friendly.
Tom benim çok samimi bir arkadaşımdır.Tom is a very close friend of mine.
Tom yakışıklı bir adamdır, ama çok samimi değil.Tom is a good-looking guy, but he's not too friendly.
Tom, Mary'nin samimi olmadığını hissetti.Tom felt Mary wasn't being sincere.
"Bu çok samimi bir yerdi." "Bana bundan bahset.""This used to be such a friendly place." "Tell me about it."

İlgili Sayfalar