Sami, gizli arzularını terbiye etmenin kolay olmadığını fark etti.Sami realized it wasn't easy to tame his hidden desires.
Sami banyoda düştü ve kafasını vurdu.Sami fell in the bathroom and hit his head.
Sami karısını küvette ölü buldu.Sami found his wife dead in the bathtub.
Sami kendi köşkünü hayal etti.Sami dreamed of a mansion of his own.
Sami yapraklarla kaplı bir bulvarda yaşıyordu.Sami lived on a leafy avenue.
Sami karısına iyi baktı.Sami took good care of his wife.
Sami kendi kızına çok dikkat etti.Sami paid a lot of attention to his daughter.
Sami, kızı ile çok oynadı.Sami played with his daughter a lot.
Sami'nin ilk doğum günü geliyor.Sami's first birthday is coming up.
Sami'nin ilk doğum günü yaklaşıyor.Sami's first birthday is coming up.
Sami ve Leyla, kızlarının altıncı doğum gününü kutladı.Sami and Layla celebrated their daughter's sixth birthday.
Sami, 6 Haziran 2006'nın erken saatlerinde acil olarak hastaneye kaldırıldı.Sami was rushed to the hospital in the early hours of June 6th, 2006.
Sami bir hokey maçı izliyordu.Sami was watching a hockey game.
Sami bir hokey maçı seyrediyordu.Sami was watching a hockey game.
Sami garip bir ses duydu ve araştırmak için dışarı çıktı.Sami heard a weird noise and went out to investigate.
Sami bir güm sesi duydu.Sami heard a thump.
Sami bir gürültülü bir darbe sesi duydu.Sami heard a thump.
Sami, genç bir çocuk olarak buna tanık oldu.Sami witnessed that as a young boy.
Sami'nin sorunları vardı.Sami had issues.
Sami sorunlara sahipti.Sami had issues.
Sami'nin ölümü bir kaza olarak bildirildi.Sami's death was reported as an accident.
Sami'nin annesi intihar etti ve olay olduğunda Sami oradaydı.Sami's mother committed suicide and he was there when it happened.
Sami 2006'da Leyla'nın hayatına girdi.Sami came into Layla's life in 2006.
Sami zengin bir Yahudi aileden geliyor.Sami comes from a wealthy Jewish family.
Sami, Leyla'nın çağrısını bekledi.Sami waited for Layla's call.
Sami, Leyla'nın aramasını bekledi.Sami waited for Layla's call.
Sami'nin evliliği bozuldu.Sami's marriage turned sour.
Sami'nin evliliği ekşiye döndü.Sami's marriage turned sour.
Sami ve Leyla çok tartışıyorlardı.Sami and Layla argued a lot.
Sami, Leyla'yı vücudunda çürüklerle gördü.Sami saw Layla with bruises on her body.
Sami, Leyla'yı dövüyordu.Sami was beating Layla.
Sami, Leyla'yı tehdit ediyordu.Sami was threatening Layla.
Sami'nin polisi araması gerekir.Sami should call the police.
Sami, Leyla'nın çığlığını duydu.Sami heard the scream of Layla.
Sami, Leyla'nın çığlığını işitti.Sami heard the scream of Layla.
Sami buradan çıkmak zorunda.Sami has to get out of here.
Sami beni deli ediyordu.Sami was driving me crazy.
Sami çığlık atıyordu ve herkes duyabiliyordu.Sami was screaming and everyone could hear.
Sami saat altıda eve ulaşır.Sami gets home at six.
Sami gitmeye hazırlanıyor.Sami is preparing to leave.
Sami, Leyla'dan korkuyor.Sami is afraid of Layla.
Sami korkuyor.Sami is scared.
Sami, Leyla'nın gitmesine izin vermeyecek.Sami won't let Layla go.
Sami, Leyla'yı araçla istasyona götürdü.Sami drove Layla to the station.
Sami, Leyla'nın kayıp olduğunu bildirdi.Sami reported Layla missing.
Sami, Leyla'yı koruyordu.Sami protected Layla.
Sami'nin dairesi bir mezbaha gibi görünüyordu.Sami's apartment looked like a slaughterhouse.
Sami bir kadın gibi giyinir.Sami dresses as a woman.
Sami tutuklandı ve Mısır'a iade edildi.Sami was arrested and extradited to Egypt.
Sami, Leyla'yı dairesinde bir silah tutarken buldu.Sami found Layla inside his apartment, holding a gun.
Sami ayrılmak için hazırlıklar yaptı.Sami made preparations to leave.
Sami, Leyla'nın cinayetini planladı.Sami planned Layla's murder.
Sami altmışlı yılların sonlarında Mısır'a geldi.Sami came to Egypt in the late sixties.
Sami'nin babası çok sıkı çalışıyordu.Sami's father worked very hard.
Sami kokaini beğendi.Sami liked cocaine.
Sami bir genelevi ziyaret etti.Sami visited a brothel.
Sami kokain alıyordu.Sami was taking cocaine.
Sami fahişeleri ziyaret ediyordu.Sami was seeing prostitutes.
Sami bir felç geçirdi.Sami suffered a stroke.
Sami fırsat aramak için Kanada'ya gitti.Sami went to Canada, looking for opportunity.