Sami yepyeni bir vana sahipti.Sami had a brand-new van.
Sami bir bilgisayar ekranının arkasındaydı.Sami was behind a computer screen.
Sami fetişlerini araştırıyordu.Sami was exploring his fetishes.
Sami daha ahlaksız hale geldi.Sami became more depraved.
Sami'nin bebeği uyuyordu.Sami's baby was sleeping.
Sami odasında sohbetteydi.Sami was in his room chatting.
Sami gecenin ortasında sohbet ediyordu.Sami was chatting in the middle of the night.
Sami onlarca kadını kaçırdı, pişirdi ve onları yedi.Sami kidnapped dozens of women, cooked them and ate them.
Sami şüpheli bir çevrimiçi etkinliğe sahipti.Sami had a suspicious online activity.
Sami sadece bunu yapmayı planlıyordu.Sami was only planning to do this.
Sami dünyadaki en vahşi ve en zalim seri katillerden biridir.Sami is one of the meanest and most cruel serial killers in the world.
Sami, Yamyam Öğretmen olarak biliniyordu.Sami was known as the Cannibal Teacher.
Sami kontrol edilmesi gereken bir canavardı.Sami was a beast that needed to be controlled.
Sami karısını öldürdü ve yedi.Sami killed and ate his wife.
Sami, New York'taki Brooklyn'de büyüdü.Sami grew up in Brooklyn, New York.
Sami, Layla'nın poposuna tekme attı.Sami kicked Layla in the butt.
Sami babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.Sami didn't want to disappoint his dad.
Sami'nin bir problemi vardı.Sami did have a problem.
Sami bir psikiyatristi gördü.Sami saw a psychiatrist.
Sami bir psikiyatristi ziyaret etti.Sami saw a psychiatrist.
Sami bir terapisti görmek istedi.Sami wanted to see a therapist.
Sami bir terapisti görmek istiyordu.Sami wanted to see a therapist.
Sami spor salonuna gitti.Sami went to the gym.
Sami korkunç düşünceler hayal ediyordu.Sami fantisized on horrible thoughts.
Sami aşağı yukarı yüz tane kadın kaçırdı.Sami kidnapped something like a hundred women.
Sami dairesinde oturuyordu.Sami was sitting in his apartment.
Sami'nin karısı ve bebeği yan odada uyuyordu.Sami's wife and baby were asleep in the next room.
Sami polis üniformasını giydi.Sami wore his police uniform.
Sami onu yapmaya niyetlendi.Sami intended to do it.
Sami onu yapacaktı.Sami was going to do it.
Bir şey onu durdurmadukça Sami onu yapacak.Sami is going to do it unless something stops him.
Sami çalıntı arabada oturup bekliyordu.Sami was sitting and waiting in the getaway car.
Sami kloroformu nasıl yapacağını biliyordu.Sami knew how to make chloroform.
Sami kurbanlarını gizlice takip etti.Sami stalked his victims.
Sami kurbanın nerede yaşadığını biliyordu.Sami knew where the victim lived.
Sami kurbanın yaşadığı yeri biliyordu.Sami knew where the victim lived.
Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.Sami drove to Cairo to meet Layla.
Sami, Ferit'in üniversite arkadaşıydı.Sami was Farid's college friend.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
Sami birini öldürmeyi planlıyordu.Sami was planning to kill somebody.
Sami'nin suç ortakları vardı.Sami had co-conspirators.
Sami'nin dört suç ortağı vardı.Sami had four co-conspirators.
Sami, kadınları kaçırdı, işkence yaptı ve onları öldürdü.Sami kidnapped women, tortured and killed them.
Sami kadınları öldürdü, sakatladı ve onlara tecavüz etti.Sami killed, maimed, and raped women.
Sami ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini hazırladı.Sami made a list of what he needed.
Sami'nin fantezileri gerçekten ürkütücüydü.Sami's fantasies were really scary.
Sami'nin hikayeleri gerçekten korkutucuydu.Sami's stories were really scary.
Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.Sami's basement was in fact a torture chamber.
Sami hapishaneye geri döndü.Sami went back to jail.
Sami, birkaç öğrencinin konuşmasını duydu.Sami heard a couple of students talking.
Sami asla kimseyi öldürmedi.Sami never killed anyone.
Sami, Leyla'nın cesedini kesti.Sami cut Layla's body up.
Sami bir düşünce suçu işledi.Sami committed a thought crime.
Sami beni sevmiyor.Sami doesn't love me.
Sami çevrimiçi bir kitap okuyordu.Sami was reading a book online.
Sami şiddetle ilgili hikayelerinden etkilenmişti.Sami was fascinated by stories about violence.
Sami mümkün olan en kötü şeyi hayal etti.Sami imagined the worst thing possible.
Sami çok karanlık bir yüzü vardı.Sami had a very dark side.
Sami'nin şiddete eğilimi var.Sami has propensity for violence.
Sami beni endişelendiriyor.Sami worries me.