Ana içeriğe geç
Sözlük

saman ile cümle

saman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şamanların kendilerine özgü şapkaları (sen tsic’uus) olur.Zu den Harnorganen gehören bei den Wirbeltieren: Niere (lat.
Eşit parsel büyüklüğüne sahip Samanbahçe evleri birbirine bitişiktir.In der Knospe umschließen die bündig aneinander stehenden äußeren Tepalen die inneren vollständig.
Kendisinin ataları arasında kam(şaman) kişiler de bulunmaktaydı.Somit gehörte er zu dessen Vätern.
Mayıs 2006'da kendi moda çalışması "The Pantaloonies"'i mayo tasarımcısı Samantha Sage ile beraber başlattı.Im Mai 2006 gründete sie mit der Bademoden-Designerin Samantha Sage ihre eigene Modelinie „The Pantaloonies“.
Şamanlar hem doktor gibi şifa dağııtıcı hem de korkulup sakınılan kimselerdi.Die Gesandten wurden aber abweisend und spöttisch behandelt.
3. turda ise eski Amerika Açık şampiyonu Samantha Stosur'u eledi.Auf dem Weg dorthin hatte sie in der dritten Runde die ehemalige US-Open-Siegerin Samantha Stosur bezwungen.
IKCO Samand'ın ihracatına Rusya ve Bulgaristan ile 2006 yılında başlamıştır.Der Export des Samand begann 2006 nach Russland und Bulgarien.
Karahanlılar ve Samanîler arasındaki hakimiyet mücadelesinde Samanîlerin yanında yer aldı.Er galt in seiner Gemeinschaft (Sippe, Stamm) als Vermittler zwischen Diesseits und Jenseits.
Angalku (şaman) : Agayu (maske) : etrafında ağaç halkası (Ellanguar) olur.Khushal Habibi (Übersetzer): Hidden Treasure (Pata Khazana).
Ondan önceki Çağatay hükümdarları Şamanizm inancını benimsiyorlardı.Vorher wurden die Gläubigen von der Abteikirche in Werden betreut.
Şamanlar tüm tapınaklarda ve önemli dinî merkezlerde yaşıyorlardı.Die Priester lebten in den Tempeln und den anderen bedeutenden religiösen Heiligtümern.
Thorir, komşusunun kışlık samanını kabul etmez.Gentry hat unterdessen vergeblich versucht, seinem Nachbarn Winter seine Ranch abzukaufen.
Bu anlar, şaman dualarının en tesirli olduğu anlardır.Zweite, durch vollständige Übersetzung der Gebete des Hl.
Körmözler, birçok şaman kuşaklarının tecrübesine sahiplerdir.Die Körmös tragen das Wissen mehrerer Schamanen-Generationen bei sich.
Sür olarak bilinen ruhu ve şamanları yeryüzüne o göndermiştir.Auf sie führte er die Bewegungen am Himmel ebenso wie diejenigen auf der Erde zurück.
Amazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde bulunmaktadırlar.Im Regenwald des peruanischen Amazonasgebietes leben einige isolierte Völker.
Tengricilikte Kam (Şaman), kutsal birisi değildir.Sie ist nicht heilig, gut.
Bu nedenle her şaman kendisini temsil eden bir ağaç diker.Fast jeder Ast wieder ein Baum für sich!
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler Kimsin Jak Samanon?Was machen die Juden in Alaska, Mr. Chabon?
Bir şaman kutuları ve tahtaları renkli çivilerle bağlayabilir.Tiegel und Büchse sind mittels Klafterschnüren verbunden.
Adı Ömer Hulusi olmakla beraber Sâmânizade olarak anılır.Sie werden dankend im Vorspann erwähnt.
Vanilyayla karışık taze saman gibi kokar.Sie duften intensiv nach Vanille.
Eta Carinae ve HD 93129A, Samanyolu içindeki en büyük kütleli ve parlak yıldızlardır.Unter ihnen befindet sich der Superriese HD 93129A, einer der hellsten Sterne unserer Galaxis.
Samantha ise sevgilisinden ayrılıp ayrılmamakta kararsızdır.Währenddessen denkt Christine daran, ihren Freund zu verlassen.
Samanyolu Galaksisinde açık yıldız kümelerinin oluşum oranı birkaç bin yılda bir olarak tahmin edilmiştir.In unserer Galaxie bilden sich offene Sternhaufen alle paar tausend Jahre.
Bu kötülüğü üstesinden sadece dünyadaki en iyi şaman gelebilir.Da können nur noch die besten Gespensterjäger der Welt helfen.
Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV'de çalıştı.Ich las die Zeitung, während du sahst Fernsehen.
Aslan IV, Samanyolu'nun en küçük ve en sönük uydu gökadalarından birisidir.Leo IV ist eine der kleinsten und lichtschwächsten Trabanten unserer Milchstraße.
Bu takdirde bir şamanın bu ruhu tekrar yola getirmesi gerekir.In diesem Fall müssen sie von einem Schamanen auf ihren Weg gebracht werden.
Yılan şaman davulunda yeraltı dünyasıyla bağlantıyı sembolize eder.Als Symbol des Inšušinak gilt die mit der Unterwelt verbundene Schlange.
Şamanlar ruhları onunla çağırır.Dazu zwangen ihn die Geister.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Or, il n'y avait pas d'Église sur la terre qu'il toucha aux pieds des montagnes de Cospron.
Bu kartal tüm ömrü boyunca o şamanı korur ve yardımcı olur.C'est lui qui choisit le chamane et le protège toute sa vie.
Şamanlar tüm tapınaklarda ve önemli dinî merkezlerde yaşıyorlardı.Les prêtres vivaient dans tous les temples et autres sanctuaires religieux importants.
Şamanlar (angakkoq) dinin uygulayıcısıdırlar.Ses habitant(e)s sont les Velannois(es).
Bu kötülüğü üstesinden sadece dünyadaki en iyi şaman gelebilir.Seul le meilleur chevalier au monde pourrait l’enlever.
Bu doktorlar kesinlikle şaman (angatkut) olarak kabul edilmez.A ce titre, ils ne peuvent être reconnus comme médecins.
Geri dönen Şaman’a ise kaz (olasılıkla düşünsel ilham) hediye eder.À son retour auprès d'Al-Mushâfi, Al-Mansûr est accueilli avec reconnaissance.
Samanyolu'nun diğer galaksilerden farklılığı yoktur.Elle ne manifeste aucun intérêt pour les autres espèces de la galaxie.
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagittarius A, la source radio complexe associée au centre de la galaxie se trouve aussi ici.
Çok güçlü bir şamandır ve siniri kontrol etmede ustadır.Il a un cri puissant qui peut contrôler les insectes.
Ama o her zaman şamanı dinlemez.Il ne joue cependant jamais pour les Sharks.
Yeryüzündeki şamanlar bu âlemi ziyaret edebilirler.Les gopurams sont visibles depuis cette salle.
Ayrıca Samanyolu'na en yakın büyük galaksidir.De plus, c'est la galaxie la plus proche de la nôtre.
Güneş'in bakış açısıyla, Samanyolu gökadasının merkezine doğru uzanır.Du point de vue du Soleil, Elle est située vers le centre de notre galaxie.
Sâmânîler’in kökeni hakkında iki görüş vardır.Il y aurait ici une opposition de deux conceptions du sage.
Böğe (şaman) sözcüğü ile de alakalıdır.C'est à lui que l'on doit le terme de survivance.
Besin değeri düşük olan bu sap samanı hayvanlara yataklık olarak kullanılır.Pour la première fois, cet animal unicorne est décrit comme doux avec les autres animaux.
Daha önce, Samanyolu içinde Güneş'in konumu iyi belirlenememişti.On n’est pas encore parvenu à s’approprier exclusivement les rayons du soleil.
Yerelnet Kalkanlı Samanyolu TV'de Kalkanlı Olay TV'deVénalité et méritocratie ludiques à la télévision.
Kimi yerlerde bu ruh aynı zamanda bir şamana aittir.Dans certains lieux, le conjurador fait partie du clocher d'une église.
Angatkut (şamanlar), erkek ya da kadın olabilir.Les sangoma peuvent être des hommes ou des femmes.
Ölümsüz Kahramanlar, Samanyolu TV'de sunuculuğunu Uğur Işılak'ın yaptığı televizyon dizisi.Les Simpson assistent alors impuissants à l'exploitation de leur chien à la télévision.
Dolayısıyla “Samanu” kavramın doğaüstü bir güçle ilişkilendirildiği açıktır.Liam sent la présence de quelque chose de surnaturel.
Gelecekte kimlerin şaman/kam olacağını önceden bilir.L'avenir dira où penche la présomption.
Belgesel Yayın: Samanyolu TV, “Bir Ömür Dedikleri”.Libre Antenne : « L'émission qui vous appartient ».
Her mevsimde saman stoklarına sahip olan köy, bölgenin saman deposu görevini görmektedir.Chaque unité de production disséminée dans tout le pays semble avoir son propre bureau d'étude.
Göğün göbeği Asya Şamanizm’indeki sembolik bir kavramın adıdır.Son épée est une épée de glace du nom de Setsugekka.
Topluma baş-şamanlık yapan kişidir.Un bâtisseur dévoué à la communauté.
Samanyolu'nun uydu gökadasıdır ve 2006 yılında keşfedilmiştir.WAT est l’acronyme de We Are Talented et a été créé en 2006.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saman ile cümle - Sayfa 6 - saman kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App