Ana içeriğe geç
Sözlük

saman ile cümle

saman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Belki de bu yüzden, Amazon Şamanları tersine bir misyoner aktiviteyi tırmandırıyor.A možná právě proto šamani z Amazonie nyní rozbíhají jakousi misionářskou činnost naruby.
Belki de bu yüzden, Amazon Şamanları tersine bir misyoner aktiviteyi tırmandırıyor.I pewnie dlatego szamani z Amazonii przygotowują swoistą odsiecz.
Belki de bu yüzden, Amazon Şamanları tersine bir misyoner aktiviteyi tırmandırıyor.Wahrscheinlich ist es der Grund, warum Schamane aus dem Amazonas nun die gegensätzliche Initiative starten:
Belki de bu yüzden, Amazon Şamanları tersine bir misyoner aktiviteyi tırmandırıyor.Можливо, це є причиною, чому Шамани Амазонки вибудовують щось схоже на зворотною місіонерську діяльність.
Belki de bu yüzden, Amazon Şamanları tersine bir misyoner aktiviteyi tırmandırıyor.וזו אולי הסיבה לכך ששמאנים מהאמזונאס מרכיבים פעולה מסיונרית הפוכה
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Cred că stă la baza animismului și a politeismului și a monoteismului.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Credo che si tratti della base dell'animismo e del politeismo e monoteismo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Creo que es la base del animismo, el politeísmo y el monoteísmo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Ik denk dat dat de basis is van het animisme, het polytheïsme en het monotheïsme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Jag tror att det är basen till animism och polyteism och monoteism.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Jeg mener det er basen af animisme og polyteisme og monoteisme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Je pense que c'est la base de l'animisme, du polythéisme et du monothéisme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.저는 이것이 정령신앙, 다신론, 유일신론의 근본이라고 생각합니다.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myślę, że jest to podstawa animizmu, politeizmu i monoteizmu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myslím, že je to základ animizmu a polyteizmu a monoteizmu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myslím, že to je základ animismu, polyteismu a monoteismu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Penso que seja a base do animismo, do politeísmo e do monoteísmo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Siihen perustuvat animismi, polyteismi ja monoteismi.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Tôi nghĩ đây là nền tảng của thuyết duy linh thuyết đa thần và thuyết độc thần.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Úgy gondolom, ez az alapja az animizmusnak, illetve a több- és egyistenhitűségnek.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Νομίζω ότι αποτελούν τη βάση του ανιμισμού και του πολυθεϊσμού και του μονοθεϊσμού.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Мисля, че това е в основата на анимизъма и политеизма и монотеизма.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Я думаю, это является предпосылкой анимизма и политеизма и монотеизма.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.אני חושב שזה הבסיס לאנימיזם פוליתאיזם ומונותאיזם.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.اعتقد انه اصل الروحانية و الشرك والتوحيد
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.多神教や一神教の根源でしょう 宇宙人はなぜか
Benden Saman'a selma söyle.Salúdale (a Samán) de mi parte.
Benim uzmanlık alanım Samanyolu galaksisinin merkeziydi. Ben de oturup düşünürdüm. 30.000 ışık yılı ötede.Моята специализация беше центърът на Млечния път, намиращ се на 30 000 светлинни години.
Benim uzmanlık alanım Samanyolu galaksisinin merkeziydi. Ben de oturup düşünürdüm.Mi especialidad era el centro de la galaxia de la vía Láctea
Benim uzmanlık alanım Samanyolu galaksisinin merkeziydi.La mia preferita...era...la galassia della Via Lattea.
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Ak som hovoril, bolo by to bez pohybu a utrpenie mládež skok do neznáma - spojka u slamy?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Als ik sprak, zou dat onbeweeglijk en lijden jeugd sprong in het duister - koppeling aan het stro?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Če sem govoril, da bi negibno in trpljenje mladih skok v pozabo - sklopka na slamo?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Dacă am vorbit, ar fi faptul că nemişcat şi care suferă salt tineretul în obscuritatea - ambreiaj la paie?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Ha beszéltem, azt, hogy mozdulatlan és szenvedést ifjúsági ugrás a homályba - tengelykapcsoló a szalmát?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Hvis jeg talte, ville det ubevægelige og lidelse unge spring ind i ubemærkethed - koblingen på strå?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Jeśli mówiłem, to, że bez ruchu i cierpienia skok młodzieży w zapomnienie - sprzęgło na słomę?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Jos puhuin, olisi että liikkumaton ja kärsivät nuoret Hyppy obscurity - kytkin on olkia?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?지푸라기라도 클러치 - 무명으로 청소년 도약 고통?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Nếu tôi nói, sẽ là bất động và bị bước nhảy vọt thanh niên vào quên lãng - ly hợp rơm?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Om jag talade, skulle det orörliga och lidande ungdom språng ut i det fördolda - kopplingen på halm?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Pokud jsem mluvil, bylo by to bez pohybu a utrpení mládež skok do neznáma - spojka u slámy?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Se eu falasse, teria que imóvel e sofrimento salto juventude na obscuridade - embreagem na palha?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Se ho parlato, vorrei che immobile e sofferenza salto giovani nell'oscurità - frizione a paglia?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Si j'ai parlé, serait-ce immobiles et souffrances PALEJ dans l'obscurité - l'embrayage à la paille?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Si yo hablaba, se que inmóvil y que sufren los jóvenes salto en la oscuridad - el embrague en la paja?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Wenn ich sprach, wäre das unbeweglich und Leiden Jugend den Sprung in die Dunkelheit - Kupplung im Stroh?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Αν μίλησα, ότι θα ήταν ακίνητος και υποφέρουν άλμα νεολαία στην αφάνεια - συμπλέκτη στο άχυρο;
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Ако аз говорих, че неподвижен и страдащи младежка скок в неизвестност - съединител на слама?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Если я говорил, что бы неподвижным и страдания молодежь прыжок в неизвестность - хватаются за соломинку?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?Якщо я говорив, що б нерухомим і страждання молодь стрибок у невідомість - хапаються за соломинку?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?הסבל זינוק נוער אל נבכי - להיאחז בכל קש?
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?قفزة معاناة الشباب في الغموض -- القابض على قش؟
Ben konuşsaydım, o hareketsiz ve saman debriyaj karanlığa gençlik sıçrama acı?私はそれが音を作るために時々かもしれないどのように困難見つけた。
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.A descoperit că o bucată de chihlimbar frecată de blană putea atrage fire de paie.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.Descubrió que una pieza de ámbar, si se la frota con piel, podía atraer pedacitos de paja.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.Er entdeckte, dass ein Bernstein, wenn er an Fell gerieben wurde, kleine Strohhalme anziehen konnte.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.Il découvrit qu'un morceau d'ambre, frotté sur de la fourrure, pouvait attirer de petits morceaux de paille.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.그가 호박 조각을 털로 문질렀을 때 작은 지푸라기들이 들러붙는 걸 발견했어요.
Bir kehribar parçasını kürke sürttüğünde saman çöplerini çektiğini keşfetmişti.Ông phát hiện ra rằng một mảnh hổ phách, khi chà xát với lông thú, có thể nâng những mẩu rơm nhỏ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod