Ana içeriğe geç
Sözlük

sam ile cümle

sam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bana karşı samimi.Tom is friendly to me.
Benim samimi fikrimi istiyor musun?Do you want my honest opinion?
Tom samimi bir adam değil.Tom is not a friendly guy.
Tom bize karşı çok samimi.Tom is very friendly to us.
2016 Dünya Satranç Şampiyonası, 11 Kasım'dan 30 Kasım'a kadar New York'ta düzenleniyor.The 2016 World Chess Championship is being held in New York City, from Nov. 11 to Nov. 30.
Magnus Carlsen dünya satranç şampiyonu.Magnus Carlsen is the world chess champion.
Ben şimdi dünya şampiyonuyum.I'm the world champion now.
Tom çok samimi bir adam değil.Tom is not a very friendly guy.
Mary çok samimi görünmüyor.Mary doesn't seem very warm.
Bir sürü samimi sözler söylendi.A lot of warm words were said.
Şampanya aktığı sürece Tom mutludur.As long as the champagne is flowing, Tom is happy.
Bu restoranda çok samimi değiller.They're not very friendly at this restaurant.
Oyuncak satıcısı çok samimiydi.The toy seller was very friendly.
Samimiyet bizim için ulusal bir simgedir.Coziness is a national icon for us.
Avustralya'da insanlar samimi.People are friendly in Australia.
Tom üç kez ulusal şampiyondur.Tom is a three-time national champion.
Şimdi o çok samimi değil.Now that's not very friendly.
Tom geçmişi hakkında samimidir.Tom is candid about his past.
Sadece bir şampiyonluk istiyorum.I just want a championship.
Tom gerçek bir şampiyon.Tom is a true champion.
Samimiyetiniz kâr getirir.Your sincerity brings profit.
Şampiyonlar Ligi, kazanılması zor bir yarışmadır.The Champions League is a competition which is difficult to win.
Işık kirliliği, dünyadaki insanların üçte birinin Samanyolu'nu görmelerini engeller.Light pollution prevents a third of the people on Earth from seeing the Milky Way.
Işık kirliliği, insanlığın üçte birinin Samanyolu'nu görmesini engeller.Light pollution prevents a third of humanity from seeing the Milky Way.
Fadıl bir şamdan aldı ve öldürmek için Dania'ya vurdu.Fadil picked up a candlestick and hit Dania to death.
Samimi olan insanlardan hoşlanırım.I like people who are friendly.
Tom samimiyetsiz olduğumu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I was insincere.
Tom asla Mary'ye karşı çok samimi değildi.Tom never was very friendly to Mary.
Ben çok samimiydim.I was very frank.
İnsanlar her zaman çok samimi olduğumu söylüyor.People always say I'm very friendly.
Sami dini bütün bir Müslüman.Sami is an observant Muslim.
Sami mütedeyyin bir Müslüman.Sami is an observant Muslim.
Sami dini vecibelerini yerine getiren bir Müslüman.Sami is an observant Muslim.
Sami vurdu ve ıskaladı.Sami shot and missed.
Sami çok sayıda Müslüman tanıdı.Sami got to know many Muslims.
Sami'nin İslam'a ilgisi büyüdükçe arttı.As Sami grew older, he became interested in Islam.
Yaşı ilerledikçe Sami'nin İslam'a olan ilgisi arttı.As Sami grew older, he became interested in Islam.
Sami İslam hakkında çok sorular soruyordu.Sami was asking a lot of questions about Islam.
Sami Kuran'da gördüklerinden çok şaşırmıştı.Sami was astounded by what he found in the Quran.
Sami Müslüman olduğunu anne-babasının öğrenmesini istemedi.Sami didn't want his parents to know that he had converted to Islam.
Ben sık sık şampuan kullanmadan saçımı yıkarım.I often wash my hair without using shampoo.
Yaptığın şey çok samimi değildi.What you did wasn't very friendly.
Sami kraliyet bağlantılarını kaybetti.Sami lost his royal connections.
Sami'nin rüyaları dağılmaya başladı.Sami's dreams began to disintegrate.
Sami, Leyla'ya karşı takıntılı hale geldi.Sami became obsessed with Layla.
Sami, Buckingham Sarayı'nı ziyaret etti.Sami visited Buckingham Palace.
Sami şanslı insanlardan biriydi.Sami was one of the lucky ones.
Sami bir dergideki bir ilana cevap verdi.Sami answered an ad in a magazine.
İş, Sami'nin vahşi hayallerinin ötesinde idi.The job was beyond Sami's wildest dreams.
Sami, Kraliçe'nin gelini için çalıştı.Sami worked for the Queen's daughter-in-law.
Sami, kraliçenin gittiği her yere gitti.Sami went with the queen wherever she went.
Sami en iyi partilere gitti.Sami went to the best parties.
Sami iyi yaşam sahibiydi.Sami had a good living.
Sami birkaç kez şiddet kullandı.Sami used violence on a number of occasions.
Sami son derece çıkarcıydı.Sami was extremely manipulative.
Leyla, Sami'yi lüks hayat için bilet olarak gördü.Layla saw Sami as a ticket to the high life.
Bu sabah sahilde Sami ve Leyla'yı gördüm.I saw Sami and Layla at the beach this morning.
Sami'yi onu yaptığım için asla affetmeyeceğim.I will never forgive Sami for doing that.
Sami'nin ne kadar yetenekli olduğunu biliyorsun, değil mi?You know what Sami is capable of, don't you?
Sami'ye artık onu yapmamasını söylemen gerekir.You should tell Sami not to do that anymore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod