Ana içeriğe geç
Sözlük

salonu ile cümle

salonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Haberlere göre sadece geçtiğimiz on yılda yüzlerce sinema salonu kapandı .A rendelkezésre álló adatok alapján az elmúlt évtizedben több száz mozit zártak be .
Haberlere göre sadece geçtiğimiz on yılda yüzlerce sinema salonu kapandı .Según informes de la pasada década, cientos de salas de cine han cerrado .
Haberlere göre sadece geçtiğimiz on yılda yüzlerce sinema salonu kapandı .Согласно сообщениям за последнее десятилетие, были закрыты сотни кинотеатров.
Haberlere göre sadece geçtiğimiz on yılda yüzlerce sinema salonu kapandı .ووفقاً لتقارير عن العقد المنصرم فإنَّ المئات من دور السينما أُغلقت .
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Dl Hall au marsaluit pana paşii, au marsaluit direct la uşa de salon and aruncă deschis.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.El Sr. Hall marcharon por las escaleras, se dirigió directamente a la puerta de la sala y abrió.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Hall korakali po stopnicah, korakali naravnost na vrata salona in oddaljenih ga odprete.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Hall marssi portaat ylös, marssivat suoraan ovelle salin and heitellä sen auki.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Hall menetelt felfelé a lépcsőn, egyenesen vonult az ajtó a szalon és dobta nyitva.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.홀씨는 단계를 행진 응접실의 문이 바로 갔는지를 열어 떨어져.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Meneer Hall marcheerde de trap op, marcheerden rechtstreeks naar de deur van de salon en de gooide hem open.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.M. Hall montèrent les marches, marcha droit à la porte du salon et jeta l'ouvrir.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Mr. Hall marciato su per le scale, hanno marciato dritto alla porta del salotto e la spalancò.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Mr Hall marscherade uppför stegen, marscherade rakt på dörren till salongen och slängde den öppen.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Mr. Hall marschierten die Treppe hinauf, marschierte direkt auf die Tür des Salons und riß sie auf.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Ông Hall hành quân lên các bước hành quân thẳng đến cửa của phòng khách và xôi nó mở.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Pak Hall berbaris menaiki tangga, berjalan langsung ke pintu ruang tamu dan membukanya.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Pan Hall pochodoval po schodech, pochodoval přímo ke dveřím salonku a prudce je otevřel.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Pán Hall pochodoval po schodoch, pochodoval priamo ku dverám salóniku a prudko ich otvoril.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Pan Hall szli po schodach, szli prosto do drzwi bawialni i cisnął ją otworzyć.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Sr. Hall marcharam até os passos, marcharam direto para a porta da sala e arremessou-aberto.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Ο κ. Hall βάδισε στα βήματα, βάδισε κατευθείαν στην πόρτα του σάλα και flung να το ανοίξετε.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Г-н Холл двинулись вверх по лестнице, прошли прямо к двери гостиной и распахнул ее.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Г-н Холл рушили вгору по сходах, пройшли прямо до дверей вітальні і відчинив її.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.Г-н Хол маршируваха нагоре по стълбите, се насочили право към вратата на горната стая и хвърли го отворите.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.وسار السيد القاعة حتى في الخطوات التي سار مباشرة إلى باب وصالون الناءيه مفتوحا.
Hall, adım kadar yürüdü salonun kapı düz yürüdü ve açık fırlattı.それが開いて投げつけた。 "コンスタブル、"彼は言った、"あなたの義務を行う。"Jaffers 25.40行進
Hall izleyen salonu onu konuk içine onun anlaşmak üzere.Hall- a lány vendég nappaliba a sztrájk a alkudni.
Hall izleyen salonu onu konuk içine onun anlaşmak üzere.그녀의 손님으로 응접실은 그의 협상을 공격합니다.
Hall izleyen salonu onu konuk içine onun anlaşmak üzere.الى ضيفها صالون لضرب صفقة له.
Hall izleyen salonu onu konuk içine onun anlaşmak üzere.そして、その多くの導入と、それとテーブルの上にばらまか主権者のカップル、
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Anche l'Hallyu star Lee Tae Ik è venuto alla sala di Taekwondo di Man Ok?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Hallyu gwiazda Lee Tae lk także przyszedł do Man Ok Taekwondo studia?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Hallyu Star Lee Tae Ik ist auch zu Man Ok's Teakwondo Studio gekommen?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Hallyu Star Lee Tae Ik juga pernah datang ke Dojo Man Ok?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?"La star du Hallyu, Lee Tae Ik, est aussi venu au Dojang de Taekwondo Man Ok ?"
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Sarul Hallyu Lee Tae Ik vine la sala de Taekwondo?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?Ο αστέρας της Hallyu, Λι Τάε Ικ, έχει επίσης έρθει στη σχολή Χαπκιντο Μαν Οκ;
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?"Суперзвезда Ли Тэ Ик посещает школу тхэквондо Ман Ок"?
Hallyu star Lee Tae Ik de Man Ok'un tekvando salonuna geldi mi?هاليو نجوم.. ليتوك يأتي أيضا إلى مانوك الاستوديو التايكوندو
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.A páciensek gyűlnek a váróteremben.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Bệnh nhân thì đang đông nghẹt ngoài phòng chờ
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Camera de așteptare a clinicii se umple cu pacienți.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.De wachtruimte zit propvol patiënten.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Die Patienten stapeln sich im Wartezimmer.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.I pazienti si accumulano nella sala d'attesa della clinica.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.환자는 병원 대기실에 쌓여만 가고 있죠.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Les patients s'empilent dans la salle d'attente de la clinique.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Los pacientes se acumulan en la sala de espera.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Patienter hober sig op i klinikkens venteværelse.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Οι ασθενείς στοιβάζονται στην αίθουσα αναμονής.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Больные толпятся в приёмной.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.Пациентите се натрупват в чакалнята на клиниката.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.מטופלים נערמים בחדרי ההמתנה.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.المرضى متراكمون في غرفة الانتظار في العيادة.
Hastalar kliniğin bekleme salonuna doluşuyorlar.最寄りの売店がどこにあるかもわからない
Hastings teyzesi boş bir yabancı tarafından dolandırıldıklarını olmuştu nasıl Salonu söyledi portmanteaux.Dia mengatakan Aula bagaimana bibinya pada Hastings telah ditipu oleh orang asing dengan kosong portmanteaux.
Hastings teyzesi boş bir yabancı tarafından dolandırıldıklarını olmuştu nasıl Salonu söyledi portmanteaux.El a spus Hall cum matusa lui de la Hastings au fost înşelaţi de un străin cu gol portmanteaux.
Hastings teyzesi boş bir yabancı tarafından dolandırıldıklarını olmuştu nasıl Salonu söyledi portmanteaux.Él dijo Hall a cómo su tía en Hastings había sido estafado por un extraño vacío portmanteaux.
Hastings teyzesi boş bir yabancı tarafından dolandırıldıklarını olmuştu nasıl Salonu söyledi portmanteaux.Ele disse Municipal como a sua tia em Hastings tinha sido enganado por um estranho com um vazio portmanteaux.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod