Ana içeriğe geç
Sözlük

salonu ile cümle

salonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scena V. Hall w Dom Kapulet jest.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scena V. O Hall in Casa lui Capulet.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scéna V. sála v Dome Capulet to.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scéna V. sál v Domě Capulet to.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scene V. Een Hall in huis Capulet.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scene V. Eine Halle in Capulets Haus.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scene V. En hal i Capulet Hus.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scène V. Un Hall Maison de Capulet.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scene V. зала в House Capulet.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scene ו 'הול בית Capulet.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.Scen V. Hall i Capulet hus.
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu.المشهد الخامس في صالة البيت Capulet ل.
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫무대 출입구에는 공포가 카네기 홀 (Carnegie Hall) 을 향해 유명한 재즈 가수가 무단이탈했다네
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ hốt hoảng ở cửa sân khấu ♫ ♫ của Carnegie Hall ♫ ♫ "Ca sĩ nhạc Jazz nổi tiếng đã mất" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panică la uşa scenei ♫ ♫ de la Carnegie Hall ♫ ♫ Faimosul cântăreţ de jazz a dat bir cu fugiții ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panico ai bordi del palco ♫ ♫ della Carnegie Hall ♫ ♫ Una famosa cantante jazz dispersa ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánico en la puerta del escenario ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ Famosa cantante de jazz ausente sin aviso ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pânico na porta do palco ♫ de Carnegie Hall ♫ "Famosa cantora de 'jazz' ausentou-se sem permissão"
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Paniek aan de podiumingang ♫ ♫ van Carnegie Hall ♫ ♫ Beroemde jazzzangeres is afwezig zonder toestemming ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panik am Bühneneingang ♫ ♫ der Carnegie Hall ♫ ♫ Berühmte Jazz-Sängerin hat sich unerlaubt entfernt ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánik a művészbejárónál ♫ ♫ a Carnegie Hallban ♫ ♫ "A híres Jazz énekes eltűnt" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panika przy drzwiach sceny ♫ ♫ w Carnegie Hall ♫ ♫ "Gdzież ta jazzowa solistka?" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panique à l'entrée des artistes ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ La célèbre chanteuse de jazz a déserté ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♪ Πανικός στην ουρά για τη σκηνή ♪ ♪ του Κάρνεγκι Χολ ♪ ♪ "Διάσημη τζαζ τραγουδίστρια αγνοείται" ♪
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫Паника на вратата на сцената за Карнеги Хол. Известен джаз певец изчезнал,
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Паника перед выходом на сцену ♫ ♫ в Карнеги-холл. ♫ ♫ Известная джазовая певица ушла, как дезертир ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ בהלה בכניסת הבמה ♫ ♫ של ה"קרנגי הול" ♫ ♫ זמרת ג'אז מפורסמת נפקדת ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫وقد ذعرت على بوابة ♫ ♫قاعة كارنيج ♫ ♫عازف الجاز الشهير ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫舞台裏では大騒ぎ 「有名ジャズ歌手 ドタキャン」
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Het lijkt erop dat zijn lichaam in hun hal ligt.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Il semble que son corps soit dans leur salle de réunion.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.La salma di tuo padre č presso la sede della loro associazione.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Parece que o corpo dele está na sede da assembleia.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Parece que su cuerpo está en la sala de reuniones.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Sedaj leži v njihovem skupnem prostoru.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Se pare că trupul lui se află în sala sindicatului.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Μου φαίνεται ότι το σώμα του βρίσκεται στην αίθουσα συνελεύσεων.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.Похоже, что тело находится у них в актовом зале.
Cenazesini toplantı salonunda tutuyorlarmış.و يبدو أن جثته في قاعة جمعيتهم
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.또 크리스토퍼 가와 내기 당구장입니다.
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.la un bar de pe Christopher Street, la o sală de biliard.
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.V baru na Christopher Street, v kulečníkovém klubu.
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.בבר ברחוב כריסטופר, באולם סנוקר.
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.وتم توزيعه في نوادي شارع كريستوفر وفي المسابح.
Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.ホームレス診療所にも 至る所に導入されました
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacak중국어의 인도 교육 수천 복도 금색 다시 계속됩니다
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakla rodilla se siente que pueden atacado y tuvo que engañados por funcionarios honestos insisten en que
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakובהודו אלפי האימונים של סיני בחזרה זהב ממול עדיין יהיה
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakوالآلاف من تدريب الهند الصينية ظهر الذهب في جميع أنحاء القاعة سوف لا يزال
Çin ve Hindistan eğitimi binlerce Salonun karşısındaki altın geri hala olacakそのルールの能力を知ることを学ぶ
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmeA "Coach és a lovak", és akkor tolóerő utcai lámpa át a szalon ablakában
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Coach and Horses", a następnie pchnął latarni przez okno saloniku
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Coach and Horses", und dann stieß er eine Straßenlaterne durch die Stube Fenster
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"HLV Ngựa," và sau đó, ông đẩy một đèn đường phố qua cửa sổ phòng khách của
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme다음 "감독과 목마"및 그는 응접실의 창문을 통해 거리 램프를 찌르다
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmele "Coach and Horses", puis il poussa un réverbère à travers la fenêtre du salon des
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itmeThe "Coach ja hevosia", ja sitten hän iski katu lamppu läpi salin ikkunasta
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Trenér a koně," a pak strčil pouliční lampa oknem salonu
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Тренер и лошадей", а затем он сунул фонарь в окно гостиной
"Coach and Horses", ve o salonu pencere üzerinden bir sokak lambası itme"Тренер і коней", а потім він сунув ліхтар у вікно вітальні
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod