Konser salonunda konserler ve şiir dinletileri düzenlenir.I kapellet organiseres i dag konserter og gudstjenester.
İçerisine bir giriş salonu ve bir bar yerleştirilir.Det er også innretta en restaurant med bar for besøkende.
10 yaşındayken Chicago'da bir kuaför salonunda keşfedilmiştir.Han ble oppdaget da han som 6-åring sang i en frisørsalong.
İlk sinema salonu 1908 yılında açılmıştır.Bioskop pertama dibuka pada 1908.
Ertesi gün grup, Osaka Salonu'nda ilk konser turuna başladı.Pada hari berikutnya, Arashi memulai konser tur pertama mereka di Aula Osaka.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Didirikan tahun 1864 pada pertemuan pekerja yang diselenggarakan di St Martin Hall, London.
24 Ocak 2012 tarihinde, IU Tokyo'nun Bunkamura Orchard Salonu'nda canlı vitrin düzenledi.Pada tanggal 24 Januari 2014, IU mengadakan live showcase di Tokyo's Bunkamura Orchard Hall.
Bir Yargı Salonu.Ruang Sidang.
1966'da UFO adında yeni bir konser salonu açıldı ve İngiliz psikedelik rock'ının merkezi haline geldi.Pada waktu itu di London dibuka arena konser baru, UFO Club dan segera menjadi pusat musik psikedelik Inggris.
Film 352 farklı sinema salonunda gösterilmiştir.Film ini diputar di 255 gedung bioskop.
İlk sembolist çalışması olarak kabul edilen Oedipus ve Sfenks 1864'teki Paris Salonu'nda sergilendi.Oedipus and the Sphinx, salah satu lukisan simbolis pertamanya, dipamerkan di Salon pada 1864.
Salonun ortasında mermer bir havuz vardı.Mereka tidak tahu bahwa di tengah-tengah istana ada kolam.
Kurum ayrıca içinde sinema ve sergi salonu bulunan Yugoslav Film Arşivi Müzesi'ni bünyesinde barındırır.Institusi ini juga mengelola Museum Arsip Film Yugoslavia lengkap dengan teater film dan balai pamerannya.
İlk Metropolitan Opera Salonu 22 Ekim 1883'te Faust'un gösterimiyle Broadway'de açılmıştır.Penampilan pertama yang diberikan oleh Opera Metropolitan adalah Gounod’s Faust pada 22 Oktober 1883.
Opera salonu eklektik bir mimari yapıya sahiptir.Komplek ini memiliki sebuah bangunan opera.
Üst katta bulunan büyük salona Kabul Salonu denir.Ruang utama yang dipergunakan sebagai tempat salat di lantai atas adalah ruang lepas.
Geliş salonunda 4 adet bagaj bantı vardır.Terminal domestik kedatangan memiliki 4 pengambilan bagasi.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Saat Amin tiba di Istana, sebuah tembakan terjadi.
DOT'un salonu Maçka G-Mall'dadır.Kantor Kecamatan Turi berada di Jl.
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ruang dapur dan makan terdapat dalam satu kamar.
Homer, yerel bir atari salonuna gider ve video boks maçlarında deneyimli olan bir çocuk bulur.Homer pergi ke balai permainan video arcade setempat, ingin belajar bermain video dari seorang ahlinya.
Oyunlar Töölö Spor Salonu'nda yapıldı.Olahraga-olahraga ini dilakukan di lapangan luas.
İmkanları oldukça gelişmiş olup okulda spor salonu ve oldukça büyük bir kütüphane mevcuttur.Fasilitas gedung atau ruang belajar, perpustakaan cukup representative.
Düğün salonunda hazırlanan program izlenir.Struktur Pidato Adat pada Pidato Perkawinan.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Sangat hebat bahkan tidak ada yang menghentikan langkahnya di turnamen dunia.
B Grubu maçları Bolu 17 Temmuz Spor Salonun'da oynandı.Dia membuat debut T in the Parknya pada tanggal 11 Juli.
Diğer iki konferans salonu ise 200 koltuk kapasitesine sahiptir. ^Satu menara memiliki kapasitas 12 tempat duduk.
Babası, Ferdinand Lindemann, Hanover'de bir spor salonunda modern diller öğretiyordu.Cha của ông, Ferdinand Lindemann, dạy ngôn ngữ hiện đại tại một trường trung học ở Hanover.
Salonun orkestra çukuru, taşınabilir ve ayarlanabilir, kaplanabilir ve en fazla 130 müzisyen alabilir.Khoang dàn nhạc của sân khấu có thể di chuyển và đóng lại, dành cho 130 nhạc công.
Batman Başlıyor ayrıca ilk beş gününde, gösterildiği 55 IMAX salonunda, 3.16 milyon$ kazanarak rekor kırdı.Batman Begins cũng phá kỷ lục 5 ngày đầu tiên công chiếu ở 55 rạp IMAX, thu về 3,16 triệu đô la.
Annesi, Emilie Crusius, Spor Salonunun müdürünün kızıydı.Mẹ ông, Emilie Crusius, là con gái của hiệu trưởng trường trung học.
Bu bina aynı zamanda dünyadaki ilk Carnegie Müzik Salonu'nun bulunduğu kütüphane olma özelliğini taşır.Tòa nhà cũng bao gồm Phòng Hòa Nhạc Carnegie đầu tiên trên thế giới.
Film 15 Haziran 2005 günü ABD ve Kanada'da 3,858 sinema salonunda gösterime girdi.Phim khởi chiếu 15/6/2005 ở Mỹ và Canada trên 3,858 rạp chiếu phim.
Spor salonun yeri Nonhyun-dong (논현동), Seoul olarak biliniyor.Trung tâm thể dục sẽ được đặt tại Nonhyun-dong (논현동), Seoul vào tháng Bảy.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.Sức chứa của Cung trình diễn này là 7500 người .
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ở trung tâm vườn có một quán café và quán ăn.
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Khu vực cánh trong thường gồm phòng khách, bếp và một phòng sinh hoạt trung tâm có sàn lót bằng gỗ.
Yemek salonunda 360 kişiyi ağırlayabilmekte idi.Ông được 286 trên tổng số 300-thành viên trong hội đồng đề cử.
Lovejoy bunun ardından ikiliyi takip ederek batmakta olan yemek salonuna iniyordu.Lovejoy bám theo hai người trong phòng ăn hạng nhất đang chìm.
Sahne 3: Otelin salonu.Vụ Khách sạn 3.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Khi ông bị bức tử, trong triều ngoài nội ai cũng thương xót .
Herkes salonun geniş bir bölümünde uykuya dalar.Mọi nạn nhân đều phải nằm ngủ trên sàn nhà lạnh lẽo.
Ayrıca yerel bir tiyatro salonunda sahneye çıktı.Sau đó, anh đi diễn tại nhà hát địa phương.
Kanadalı bir mimar olan Frank Gehry’nin tasarladığı bu konser salonu 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açıldı.Frank Gehry thiết kế xây dựng và nhà hát đã được mở cửa vào ngày 24 tháng 10 năm 2003.
Genel Kurul salonuna ek olarak, Meclis ayrıca, Edinburgh Şehir Konseyi'nden kiralanan binalar kullanmıştır.スコットランド国教会総会堂に加えて、エディンバラ市議会から借りた建物も使用していた。
Bir dondurma salonudur.アイスクリーム工房。
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.サン・カルルシュ国立劇場 (Teatro Nacional de São Carlos)は、ポルトガル・リスボンにあるオペラハウス。
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.仮院にて法灯を継承す。
Kentin en büyük tiyatro salonu 2,300 kişi kapasiteli Mayflower Theatre'dır (önceki ismi the Gaumont).最も大きい劇場は、2,300人の収容力があるメイフラワー・シアター (Mayflower Theatre) である。
Kentte iki tane sinema salonu bulunmaktadır.市内には2つの映画館がある。
Daha önce bir sinema salonuydu.かつては映画館などもあった。
1906 yılına gelindiğinde Mexico City'deki sinema popülerliğine uyum sağlamak için 16 sinema salonu açıldı.1906年(明治39年)までに、メキシコシティには、16軒の映画サロンが開かれ、同国での映画の大衆化に寄与した。
Filmin ABD ilk gösterimi 2 Nisan 1968'de Washington'daki Uptown Salonunda gerçekleşmiştir.ワールドプレミアは1968年4月2日にワシントンD.C.のアップタウン劇場で行われた。
Birçok odası ve salonu vardır.多くの旅館や宿泊施設がある。
Salonun basketbol karşılaşmaları için alabileceği en yüksek kişi sayısı 15,442 koltuktur.バスケットボールの試合が開催されることが多く、バスケットボールでは最高収容人数が15,414人となる。
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.この場合、部族によっては会議室としても使われる。
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.自警団の男達はショックのあまり、酒場で皆茫然としていた。
Jüri, karara vardıktan sonra duruşma salonuna döner ve kararı açıklar.陪審団が席に戻り、評決を発表する。
Palau Blaugrana, (Mavi ve kırmızı saray anlamına gelmektedir) Barselona, Katalonya'da bulunan spor salonu.パラウ・ブラウグラナ(Palau Blaugrana)は、スペイン・バルセロナにある屋内競技場。
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.調理用ナイフ カフェに放置されていたキッチンナイフで、ハリーが最初に入手する打撃武器。