1954'ten itibaren sekiz yıl boyunca Paris'teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı.وإعتبارا من عام 1954 وطوال ثمان سنوات فقد إنضم إلى معارض صالون مايس التي في باريس.
İlçede 20'ye yakın sinema salonu vardır.على هامش المدينة فيلم 20.
Los Angeles'ın en büyük spor salonudur.أهم مدنها لوس أنجلس.
Salon de Thé Çay salonu anlamına gelir.(شَىّ)المقصود به مشروب الشاى.
Duruşmanın ilk gününde duruşma salonu yetersiz kaldı.شهد عكاظ في اليوم الأول من المحاكمة.
Sihir Bakanlığı’ndaki Gizem Departmanı’na vardıklarında, altı genç büyücü Kehanet Salonu’na yönelirler.اتجه السحرة الستة الشبان الي قاعة التنبؤ، عند وجودهم في (قسم الاسرار) التي في وزارة السحر.
Yayınlanışının ikinci haftasında film 195 sinema salonunda gösterilmeye başlandı ve hasılat $1,150,090 oldu.وفي افتتاحيته التي صادفت عطلة نهاية الأسبوع عرض الفيلم على خمسة شاشات وحصد 90.170دولار.
1866'daki Paris Salonu'nda, Mezmurlarda dua eden Dukhoborlar resmini sergiledi.في صالون باريس 1866، عرض لوحة الدوخوبور يشدون بمزاميرهم.
Diğer iki konferans salonu ise 200 koltuk kapasitesine sahiptir. ^ويكون السراي بكل مشتملاته مائتي قاعة.
Mary 25 Haziran 1533 tarihinde Westhorpe Salonu, Westhorpe'de öldü.توفيت يوم 25 يونيو 1533م، في وِستهورب.
Manet 12 Mart 1870 tarihinde tamamladığı Gonzalès portresini o yılın Paris Salonu'nda sergiledi.ولقد بدأ مانيه في رسم صوره لها ولقد إنتهى من الصورة في 12 مارس 1870 وعرضت في صالون باريس في ذلك العام.
Teatro Colón ("Kolomb Tiyatrosu"), Arjantin'in başkenti Buenos Aires'teki ana opera salonu.مسرح كولون أو تياترو كولون (بالإسبانية: Teatro Colón) هو دار الأوبرا الرئيسيّة في بوينس أيرس، عاصمة الأرجنتين.
Karol, yalnızca karısını değil, karısıyla ortak olduğu güzellik salonunu da yitirmiş ve beş parasız kalmıştır.لم يتزوج كارل في حياته وليس لديه أقرباء، وذهبت ثروته الضخمة التي تركها لصالح الجمعيات الخيرية.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.الملعب له القدرة على استيعاب 7،500 شخص.
Sağda A. okul binasının jimnastik salonu.المبنى أ التابع للجامعة.
1962'nin başında da İspanyol televizyonunda ve Paris Olympia salonunda sahne aldı.وفي 1969، قدّم عروضه في مسرح الأولمبيا في باريس.
Film 15 Haziran 2005 günü ABD ve Kanada'da 3,858 sinema salonunda gösterime girdi.افتتح الفيلم يوم 15 يونيو 2005 في الولايات المتحدة الأمريكية وكندا في 3,858 قاعة سينما.
Tablonun 1867'deki Paris Salonu'nda sergilendiği düşünülür.عرضت اللوحة في صالون باريس 1861.
Düğün: Nikah akşamı düğün salonunda yapılır.هذا الحفل هو مهرجان يتم في الليل في منزل والدي العريسين.
Helsinki'deki salonun seyirci kapasitesi 8,200 kişidir.الذي في العرض والجمهور 8200000.
Iğdır'da 29 Temmuz 2011'de bir "7 boyutlu sinema salonu simülatörü" hizmete girmiştir.كان ضيفاً عَلى "تخمين النغمة" في 27 أكتوبر 2015.
Bekleme salonundayım.أنا في قاعة الإنتظار.
Babası, Ferdinand Lindemann, Hanover'de bir spor salonunda modern diller öğretiyordu.Seu pai, Ferdinand Lindemann, era professor de línguas modernas no Ginásio em Hannover.
10 katlı binada 74 yargıç odası, 22 yüksek mahkeme, 2 geniş mahkeme salonu bulunur.O edifício, de 10 andares, tem 74 escritórios judiciais, 22 tribunais e 2 salas de audiência grandes.
10 yaşındayken Chicago'da bir kuaför salonunda keşfedilmiştir.Ela tinha dez anos quando foi descoberta em um salão de beleza em Chicago.
Geleceğe Dönüş, 3 Temmuz 1985 tarihinde, Kuzey Amerika'da 1,200 sinema salonunda gösterime girdi.Back to the Future estreou no dia 3 de julho de 1985 em 1.200 salas na América do Norte.
1963 yılından itibaren kulübün salonu Tel Aviv Yad Eliyahu Arena'dır.Desde 1963 a "casa" do clube é a Arena Yad Eliyahu em Tel Aviv.
Mahkeme salonu içinse Londra Üniversite Koleji kullanıldı.A University College London foi usada para os tribunais.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.O Grieghallen é uma sala de concertos com capacidade de 1.500 lugares em Bergen, Noruega.
Annesi, Emilie Crusius, Spor Salonunun müdürünün kızıydı.Sua mãe, Emile Crusius, era filha do diretor desta escola.
Bir dondurma salonudur.Eles vão até uma barraquinha de sorvete.
1968 yılında Lawrence Bilim Salonu halka açık bilim eğitim merkezi Lawrence onuruna açıldı.Em 1968, o centro de educação cientifica pública Lawrence Hall of Science foi criado em sua homenagem.
1868’de Mandolin Çalgıcısı adlı tablosu Paris Salonu’na kabul edildi.Uma de suas pinturas, em 1868, The Mandolin Player, foi aceito por um juri selecionado no Salão de Paris.
Coleman ayrıca tüm ABD çapında bir spor salonu açılışlarında birçok konuk oyuncu yapar.Coleman também faz muitas aparições em inaugurações de ginásio em todo os EUA.
Opera salonu, Lizbon'un tarihi merkezlerinden "Chiado" bölgesindedir.O teatro está localizado no centro histórico de Lisboa, na zona do Chiado.
Film 15 Haziran 2005 günü ABD ve Kanada'da 3,858 sinema salonunda gösterime girdi.O filme estreou em 15 de junho de 2005 nos Estados Unidos e Canadá em 3858 cinemas.
Hala Olivia Polonya'nın Gdańsk ilinde bulunan bir kapalı spor salonudur.Hala Olivia é uma arena situada em Gdańsk, Poland.
Teatro Ariston, İtalya'nın Sanremo şehri'nde bulunan sinema salonudur.Cine Arte Posto 4 é uma sala de cinema da cidade de Santos.
23 Ağustos 1305 günü duruşmadan sonra Wallace mahkeme salonundan çıkarıldı.Após o julgamento, em 23 de agosto de 1305, foi levado para a Torre de Londres.
Spor Salonu ise boks hareketleri öğretiyor.O oficial lhe disse para aprender boxe.
Müzikal Seul Chungmu Sanat Salonu'nda 3 Ağustos 2014 tarihinden 5 Haziran 2014 tarihine kadar.O musical ocorreu de 5 de junho a 3 de agosto de 2014, no Chungmu Art Hall em Seul.
Elisa, onu bulmak için aramaya başlar ve bulduğu izleri takip ederek onu sinema salonunda bulur.Procura a mãe para comunicá-la e a encontra no salão de cabeleireiro.
Batman Başlıyor ayrıca ilk beş gününde, gösterildiği 55 IMAX salonunda, 3.16 milyon$ kazanarak rekor kırdı.Batman Begins também quebrou o recorde de cinco dias nos cinemas IMAX, arrecadando US$ 3.16 milhões.
Buenos Aires'in ana opera salonu Teatro Colón'dur.A Orquestra Filarmônica de Buenos Aires está estabelecida no Teatro Colón.
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.Às 12h40, a bomba explodiu afetando toda a sala de reuniões.
Konser salonunun inşası 1865 ve 1870 arasında Charles Burguet tarafından gerçekleştirilmiştir.A praça circular de Ludgate Circus foi construída entre 1864 e 1875.
Hatay Arkeoloji Müzesi koleksiyonu sekiz sergi salonu ve bahçesinde sergilenmekteydi.No noite do sacrifício, foram oferecidas ao Orochi oito jarras de sakê.
Sinema salonu halen tiyatro gösterileri için kullanılmaktadır.O anfiteatro é utilizado ainda hoje para festivais de teatro.
Salonun kapasitesi 7.500 kişidir.A capacidade do salão é de 2500 pessoas.
Tiyatro salonu aynı zamanda Sabancı Tiyatro Festivali'ne de ev sahipliği yapıyor.O palácio também acolhe a companhia Teatro do Bolhão.
En sevdiği ders Biteloji, en sevmediği ders Ahşap Salonudur.A sua matéria favorita na escola é artes e a que menos gosta é línguas.
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.Cal pega uma pistola e os persegue até o parcialmente inundado salão de jantar da primeira classe.
Daha sonra bir meclis salonu inşa edildi.Foi criado um município.
Estonya Tiyatrosu Tallinn’de opera binası ve konser salonu olarak hizmet veren bir binadır.O Teatro Estônia é uma sala de concertos em Tallinn.
Üretilen bu filmler, sinema salonu adı verilen özel binalarda gösterilmektedir.Os filmes são exibidos em sala especializada de cinema.
Spor salonuna kaçmadan önce de onu ateşe verir.Antes de sair do local, ela decide atear fogo na escola.
Şu anda üç katta toplam on sergi salonu bulunmaktadır.Possui dez salões de exposição em três andares.
CRR Konser Salonu.Choir Concerto.
Bu resim aynı yıl Paris Salonu'nda sergilendi.No ano seguinte, juntamente com o grupo, expôs no salão de Paris.
Salonun basketbol karşılaşmaları için alabileceği en yüksek kişi sayısı 15,442 koltuktur.A capacidade da arena para partidas de basquetebol é de 15.504 espectadores.