Ana içeriğe geç
Sözlük

salonu ile cümle

salonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sahne 3: Otelin salonu.Galpón 7: sala de teatro.
Eski Frankfurt Borsa’sı ticaret salonu, 1845.Imprenta del Boletín Mercantil, 1875.
Ayrıca düğün salonu bulunmaktadır.El aeropuerto es también escenario de bodas.
CRR Konser Salonu.«Sala de Conciertos Ma.
Spor Salonu ise boks hareketleri öğretiyor.La enseñanza de los deportes de lucha.
Kurum ayrıca içinde sinema ve sergi salonu bulunan Yugoslav Film Arşivi Müzesi'ni bünyesinde barındırır.También es interesante visitar el Museo Cinematográfico de la familia Schuster o el observatorio.
Düğün Salonu vardır.Dormitorio de matrimonio.
Estonya Tiyatrosu Tallinn’de opera binası ve konser salonu olarak hizmet veren bir binadır.El Teatro de Estonia está ubicado en dos edificios en Tallin, el teatro de la ópera y la sala de conciertos.
Dempsey Şöhreti Uluslararası Boks Salonu üyesidir.Mace fue alistado en el Salón Internacional de la Fama del Boxeo.
Şu anda New York'ta bilardo salonu işletmektedir.En la actualidad es dueño de un centro de bowling en la ciudad.
İç saha maçlarına MassMutual Center salonunda çıkmaktadır.Ellos atan la bomba a la mascota de Middle Park.
Beethoven Konser Salonu (Beethovenhalle), Almanya'nın Bonn kentinde konser ve gösteri merkezi.Beethovenhalle es la sala de conciertos de Bonn, ciudad nativa de Beethoven en Alemania.
Bu süre içinde Azerbaycan Devlet Opera ve Bale Salonunda çalıştı.En sus últimos años trabajó en el Teatro de Ópera y Ballet Académico Estatal de Azerbaiyán.
Salonun basketbol oyunları için kapasitesi ise 5.240'tır.Su cancha de juego es el Dražen Petrović Basketball Hall, con capacidad para 5.400 espectadores.
Günümüzde de çeşitli modern sergilerin yapıldığı bir sergi salonu olarak da kullanılmaktadır.Igualmente, se utiliza como salón de recepción de otras distinguidas personalidades.
Aynı zamanda restoranlar, barlar ve sinema salonu barındırmaktadır.También hay un número de restaurantes, bares y un cine.
Salonun batı cephesinde bulunan sedirler.Gradas inferiores de la tribuna oeste.
Üst katında büyük bir bowling salonu bulunmaktadır.En el subsuelo se encuentra una amplia sala de juegos.
Salonun 6. yüzyıl orijinal dekarasyonu hakkında hiçbir bilgi yoktur.Nulla si sa della sala originaria del VI secolo.
1979'da orkestra Berwaldhallen (Berwald Salonu)'da çalmaya başlamıştır.Nel 1979, l'orchestra si stabilì presso il Berwaldhallen (Berwald Hall).
Birinci katta Büyük Merkez Salonu, Basın Konferansı Salonu, Gala Salonu ve Kış Bahçesi bulunmaktadır.Il primo piano comprende un atrio, la sala per le conferenze stampa, la sala di gala, e il giardino d'inverno.
Salon kısmı Müfide İlhan-Ayşe Uğural Sergi Salonudur.Quella sul lato est, funge da sala d'attesa per i pellegrini e devoti.
Kanadalı bir mimar olan Frank Gehry’nin tasarladığı bu konser salonu 23 Ekim 2003 tarihinde resmen açıldı.L'edificio, disegnato da Frank Gehry, è stato inaugurato il 23 ottobre 2003.
Grieghallen; Bergen, Norveç'te bulunan 1500 koltuklu bir konser salonudur.La Grieghallen è una sala da concerto da 1 610 posti a Bergen, in Norvegia.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Poi, la donna lascia il salone.
1912'de "Société Nationale des Beaux-Arts" salonundaki ve Salon d'Automnedaki sergilere katıldı.Nel 1912 espose presso il Salon National des Beaux-Arts e il Salon d'Automne.
Konser organizasyonlarında salonun seyirci kapasitesi 4.500'e kadar çıkabilmektedir.Al di sopra della sala da concerti si trova il salone delle feste, capace di ospitare fino a 4.500 persone.
Bir de toplantı salonu eklendi.Venne aggiunta anche una sala da concerti.
Bürgerbräukeller, Almanya'nın Münih kentinde bulunan bir büyük bira salonuydu.La Bürgerbräukeller fu una grande birreria situata a Monaco di Baviera, in Germania.
Bir Yargı Salonu.Un'aula di tribunale.
Salonun akustik tasarımı ise Yasuhisa Toyota tarafından gerçekleştirildi.Il consulente per l'acustica dell'edificio è stato Yasuhisa Toyota.
Şu anda NBA'in en eski 2. salonudur.Attualmente è il quarto stadio più vecchio della MLB.
2000 yılının Eylül'ünde "National Inventors Hall of Fame" (Ulusal Mucitler Onur Salonu)'na alınır.Nel settembre del 2000 è stato incluso nella National Inventors Hall of Fame.
Balder'in salonu Breidablik'di.Dov'è la baldoria della sala grande?
Ayrıca köy konağı ve düğün salonu vardır.Gianoli: Conta solo case ed un bilocale.
İçeride, girişte üzerindeki oditoryum kadar büyük, süslü bir konferans salonu bulunmaktadır.All'interno, il piano terra ospita una sala convegni grande come l'auditorium sopra.
Orkestranın asıl konser salonu Kulturforum'dur.La sua sala concerti principale è la Music Hall.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.Dietro vi è una sala di preghiera.
Yani spor salonu orada oturmuş bizimle dalga geçiyor diyebiliriz."Imparare a stare insieme con lo sport… A che punto siamo?”.
320 metrekarelik alana kurulu olan tiyatronun seyirci salonu 160 koltuk kapasitelidir.La Salle de Musique de Chambre (sala della musica da camera) può accogliere fino a 313 persone.
2001'de New York'un ünlü konser salonu Carnegie Hall'de bir resital verdi.Nel 1990 appare in un concerto indipendente al Carnegie Hall di New York.
Duruşma Tarsus Adliyesi’nin konferans salonunda yapıldı.La sentenza fu eseguita nel cortile del Municipio di Tolosa.
1840 yılında, tarihi ve tür resimlerini Paris Salonu'nda sergilemeye başladı.Dal 1846 iniziò a esporre i suoi ritratti femminili al Salon di Parigi.
Oyunlar Töölö Spor Salonu'nda yapıldı.Le competizioni si sono tenute al Parc des Sports.
Kırda Öğle Yemeği, Reddedilenler Salonu'nda diğer iki Manet tablosunun ortasında sergilendi.Armstrong che due delle statuette nella sala da pranzo sono scomparse.
Günümüzde sergi salonu olarak hizmettedir.Oggi allestita a sala da pranzo.
Onlar spor salonunda toplandı.Они собрались в гимнастическом зале.
Evimin önünde büyüleyici bir pasta salonu var.Напротив моего дома есть очаровательная кондитерская.
Öğretmen öğrencilerin konferans salonundan ayrılmasına izin vermedi.Учитель не разрешил ученикам выходить из аудитории.
Daha önce bir sinema salonuydu.Ранее действовал кинотеатр.
Bugün müzik salonu olarak kullanılmaktadır.Сегодня оно используется только как музыкальный зал.
Salonun 6. yüzyıl orijinal dekarasyonu hakkında hiçbir bilgi yoktur.Неизвестно, что случилось с шестым экземпляром монеты.
Teatro Nacional de São Carlos, Portekiz'in başkenti Lizbon'da bulunan bir opera salonudur.Teatro Nacional de São Carlos) — оперный театр в Лиссабоне, Португалия.
1984 yılında tamamlanan yeniden yapım sonrasında tiyatro bir konser salonu haline gelmiştir.После окончания в 1984 году реконструкции он стал Концертным залом.
Aracın içi bir dans salonuna dönüşür ve Spears ve arkadaşları dans etmeye başlarlar.Салон внедорожника превращается в лимузинный танцевальный зал, и Спирс и её подружки танцуют внутри.
Takımın yeni salonu ise Barclays Center olmuştur.Домашней площадкой стал «Барклайс-центр».
Güzellik salonu kadınlar ve erkekler için spa ve kozmetik tedavilerle uğraşan bir kurumdur.Салон красоты — заведение, занимающееся косметическим обслуживанием мужчин и женщин.
Üst katında büyük bir bowling salonu bulunmaktadır.На верхнем этаже было большая комната для игры в биллиард.
1840 yılında, tarihi ve tür resimlerini Paris Salonu'nda sergilemeye başladı.В 1840 году он начал выставлять исторические и жанровые картины на парижском Салоне.
Mahkeme salonuna girdiğinde, herkes şok oldu.Когда туда приходила троица, все присутствующие впадают в шок.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod