sallanmak ile cümle
sallanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.31
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bihac ve Bosanska Krupa şehir köprülerinden sallanmak popülerdir.Jumping from the city bridges in Bihać and Bosanska Krupa is also popular.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.This is something I call "swinging in the rain."
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Die Sitzposition der Tityras ist relativ aufrecht.
Gezi teknelerinde ayakta durmak ve sallanmak yasaktır.Schwimmen und Bootsfahrten sind im Weiher verboten.
"Lolll" kökü "asılı durup sallanmak" anlamına gelmektedir.La raíz de sánscrita dhara significa ‘mantener o sostener’.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Antigua sede de la Virgen del Cúpulo, se encuentra muy deteriorada.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.De interesse van de kasteelheer in het gaperbeeld is nu pas echt gewekt.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.I mitten syns delstatens vapen.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Sídlo eparchie se v současnosti nachází v Užhorodě.
Gezi teknelerinde ayakta durmak ve sallanmak yasaktır.泳いだりボートを浮かべたりする事は、禁止されている。
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.전후에 타이난 현 자리 진으로 개편되어 현재에 이르고 있다.
Silahların uçlarından ülke bayrağı sallanmaktadır.Pored zastave nalaze se topovi.
Artık Karşıyaka'nın koltuğu ciddi anlamda sallanmaktadır.Sídlo eparchie sa v súčasnosti nachádza v Užhorode.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Ăsta-i ceva ce eu numesc legănat în ploaie.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Das ist was ich "im Regen schaukeln" nenne.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Dit is wat ik "swingen in de regen" noem.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Esto es algo que llamo columpiando bajo la lluvia.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Ezt úgy nevezem: hinta az esőben. [szójáték]
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Ini saya sebut berayun di tengah hujan.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Je to něco, čemu říkám kolébat se v dešti.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Questo io lo chiamo oscillare nella pioggia.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Tôi gọi điều này là bay lơ lửng trong mưa.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.To jest coś, co ja nazywam bujaniem się w deszczu.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Voici quelque chose que j'appelle la balançoire sous la pluie.
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.А вот это я называю "Качели под дождем".
Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Това е нещо, което наричам люлеене в дъжда.
DD: Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.DD : 이것은 제가 '빗속에서 그네타기'라고 부르는 것입니다.
DD: Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.Αυτό το αποκαλώ "γλυστρώντας στη βροχή."
DD: Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.ד.ד.: זה משהו שאני מכנה להתנדנד בגשם.
DD: Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.دال دوتري : هذا ما ادعوه التأرجح تحت المطر
DD: Bu "yağmurda sallanmak" dediğim şey.見ての通りなのですが、