Yani bu bayağı büyük bir sallantıydı. Ve Şili depremi bundan 10 üstü 0.5 kere büyüktü.Było to ogromne trzęsienie a chilijskie trzęsienie było 10 to potęgi 0.5 razy silniejsze.
Yani bu bayağı büyük bir sallantıydı.كانت هذه هزة هائلة
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Filetate la axei sale împotriva lateral, o lampă de swinging uşor oscilează in
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Geschroefde op de as tegen de zijkant, een swingende lamp oscilleert licht in
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"측면 상대로 축에 패배, 스윙 램프는 약간 in 진동
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Menetes saját tengelye falához, ringató lámpa kicsit rezeg a
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed al suo asse contro la parete, una lampada oscillante oscilla leggermente in
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed auf seiner Achse gegen die Seite, eine schwingende Lampe leicht schwingt in
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed em seu eixo contra o lado, uma lâmpada balançando ligeiramente oscila em
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed en su eje en el lateral, una lámpara colgante ligeramente oscila en
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed na jego osi w stosunku do strony, lampa kołysząc nieznacznie waha się w
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed na svoje osi proti strani, mahati svetilka rahlo niha v
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed pada sumbu terhadap samping, lampu berayun sedikit berosilasi dalam
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed på sin akse mod den side, en svingende lampe lidt svinger i
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed sen akselin reunaa vasten, joka on svengaava lamppu hieman värähtelee vuonna
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed tại trục của nó chống lại bên cạnh, một đèn đong đưa một chút dao động trong
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Skruvade på sin axel mot sidan, svänger en svängig lampa något
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Souložil na své osy proti straně, houpající se lampa lehce osciluje v
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Súložil na svojej osi proti strane, hojdajúcu sa lampa ľahko osciluje v
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Vissé à son axe sur le côté, une lampe se balançant oscille légèrement en
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Βιδωτές κατά τον άξονά της κατά την πλευρά, μια αιώρησης λάμπα κυμαίνεται ελαφρώς
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Винтови на оста си срещу страна, люлеене лампата леко се колебае в
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Резьбовые на своей оси против стороны, размахивая лампы слегка колеблется в
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Різьбові на своїй осі проти боку, розмахуючи лампи злегка коливається в
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"הזדיינתם על צירו נגד הצד, מנורה מתנדנד מעט נעה ב
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"شد في محور ضد الجانب ، مصباح يتأرجح يتذبذب بشكل طفيف في
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktırヨナの部屋、そして船の重量と埠頭に向かってオーバーヒール
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Assise sur mon lit, je me balançais, gémissant de peur dans l'isolement ".
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Az ágyamon ülve ringattam magam, előre és hátra, a félelemtől és elszigeteltségtől nyögve."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Ich saß auf meinem Bett, schaukelte vor und zurück und stöhnte vor Angst und Einsamkeit."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Ik zat op mijn bed en wiegde heen en weer, terwijl ik kreunde van angst en beslotenheid."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Jag satt på min säng och gungade fram och tillbaka, och jämrade mig av rädsla och isolering".
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum.""'침대가에 앉아서 나는 앞뒤로 흔들거렸다.'" "'두려움과 단절감에 신음하면서."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Ngồi trên giường, tôi lăn qua lăn lại, rên rỉ trong nỗi sợ hãi mà sự chịu đựng đến tột cùng."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Seděla jsem na posteli, houpala se vpřed a vzad a naříkala z pocitu strachu a izolace."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Seduta sul mio letto, ondeggiavo avanti e indietro, gemendo di paura e di solitudine".
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Sentada en mi cama, me mecía adelante y atrás, gimiendo por miedo y aislamiento."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Sentada na cama, balançava-me para a frente e para trás, a gemer com medo e em isolamento."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Siedząc na łóżku, kołysałam się w przód i w tył jęcząc w strachu i odosobnieniu."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Stând pe pat, mă legănam în sus și-n jos, gemând de frică și izolare."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Καθισμένη στο κρεββάτι μου, κουνιόμουν μπρος-πίσω, βογκώντας φοβισμένη και απομονωμένη."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Седейки на леглото си, аз се клатех назад и напред, стенейки в страх и изолация."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."Сидя на кровати, я раскачивалась взад и вперёд и стонала от страха и одиночества".
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."ישבתי על מיטתי והתנודדתי קדימה ואחורה, נאנחת מפחד ובדידות."
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."جلست على سريري اهتز بهدوء ائن بخوف و عزلة ".
Yatağımda oturup, korku ve yalnızlık içinde bir öne bir arkaya sallanıp durdum."恐怖と孤独にうめいていました」 このせいで 私は初めて米国で入院しました
- Yeniden sallanıyor.Húzd vissza!
- Yeniden sallanıyor.- Jojele se înfundă.
- Yeniden sallanıyor. Metan!A.J., pára!
- Yeniden sallanıyor. Metan!- De meters slaan uit.
- Yeniden sallanıyor. Metan! Durdur ve ucu geri çek.- Merilci kažejo visoko aktivnost.
- Yeniden sallanıyor. Metan! Durdur ve ucu geri çek.."יש לנו 18 דקות ל"מחסום האפס .יש לנו חדשות רעות
- Yeniden sallanıyor. Metan!- Medidores no dan más.
- Yeniden sallanıyor. Metan!- Store udslag.
- Yeniden sallanıyor. Metan!- Wskaźniki wariują.
- Yeniden sallanıyor. Metan!Стрелките ще изхвърчат.
- Yeniden sallanıyor.-Problém.
- Yeniden sallanıyor.- Problem!
Yerde sallanan oldu.A hely ringató.
Yerde sallanan oldu.De plaats was schommelen.