Ana içeriğe geç
Sözlük

sallan ile cümle

sallan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Stavo là nell'erba e non si sentiva nemmeno il ronzio degli insetti, solo il fruscio dell'erba.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Stojąc w trawie, w upale, nie słyszało się owadów, jedynie falującą trawę.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.Когато застанах сред полето беше горещо; нито звук от насекоми, а само клатушкащата се трева.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.כאשר עמדתי שם בעשב, וחם שם - אפילו לא צליל חרקים, רק עשב מרשרש ברוח.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.عندما وقفت هناك في الحشائش، كان الجو حاراً -- ولا حتى صوت الحشرات -- فقط هذه الحشائش المموجة.
Otların arasında durduğumda, sıcaktı -böcek sesi bile yoktu- sadece sallanan otlar.風にさらされる草のみでした。 しかし、4年後、私たちは3千人もの住人に仕事を提供するまでに至り、
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Dia melihat hamparan kosong dengan turunnya angin bergoyang the furze hijau menunjuk jauh semak-semak.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.El a văzut o intindere de coborâşuri gol cu vântul leagănă telecomanda verde-a relevat grozamă tufişuri.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Ele viu um trecho de downs vazio com o vento balançando o tojo verde pontas remotas arbustos.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Er sah eine Strecke von leeren Tiefen mit dem Wind wiegenden dem Remote-grünen Spitzen Stechginster Büsche.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Hän näki venyttää tyhjiä alamäkiä tuulen mukana huojuvat kauko vihreä suippo furze pensaita.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Han såg en sträcka av tomma nedgångar med vinden vajande fjärrkontrollen grön-pekade Furze buskar.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Hij zag een stuk van de lege downs met de wind wuivende de afstandsbediening groen-puntige Furze struiken.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Il a vu un tronçon de bas vide avec le vent balançant la télécommande verte branches de genêts buissons.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.그는 원격 녹색 지적 가시 금작화가 흔들리는 바람에 빈가 양지되고 양지가 스트레치를 본 나무.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Látta egy szakasza üres downs a szél imbolygott a távoli zöld hegyes rekettye bokrok.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Ông nhìn thấy một đoạn thăng trầm trống với gió lắc lư cây kim tước hoa màu xanh lá cây chỉ từ xa bụi cây.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Videl odsek praznih padce z vetrom ziblje na daljavo zeleno-izpostavil furze grmovje.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Viděl úsek prázdné sestřelí s houpající se ve větru vzdálený green-zaměřil furze keřů.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Videl úsek prázdne zostrelí s hojdajúcu sa vo vetre vzdialený green-zameral furze kríkov.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Vide una distesa di bassi vuoto con il vento ondeggiando il telecomando verde punte ginestrone cespugli.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Vio a un tramo de bajos vacíos con el viento balanceaba el mando a distancia verde-señaló aulaga arbustos.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Widział odcinku pusty upadki z wiatru kołysząc zdalnego zielono-wskazał furze krzewów.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Είδε ένα τέντωμα των κενών κατεβάζει με τον άνεμο ταλαντεύονται το απομακρυσμένο πράσινο-τόνισε ύληξ θάμνους.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Він побачив порожню ділянку падіння з вітром погойдуючись віддалених зелених зазначив дрік чагарників.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Он увидел пустой участок падения с ветром покачиваясь удаленных зеленых отметил дрок кустарников.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Той видя участък от празни падения, с вятър люлее дистанционното зелена посочи прещип храсти.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.رأى تمتد من الهبوط فارغة يتمايل مع الريح البعيد الأخضر وأشار الجولق الشجيرات.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.茂み。 "私は酔っですか?"氏マーベルは言った。 "私はビジョンを持っていたことがありますか?
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.(17:8) Потряслась и всколебалась земля, дрогнули и подвиглись основания гор, ибо разгневался Бог ;
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Bấy giờ đất động và rung, Nền các núi cũng lay chuyển Và rúng động, vì Ngài nổi giận.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Bấy_giờ đất động và rung , Nền các núi cũng lay_chuyển Và rúng_động , vì Ngài nổi_giận .
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Da rystede Jorden og skjalv, Bjergenes Grundvolde bæved og rysted, thi hans Vrede blussede op.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Die Erde bebte und ward bewegt, und die Grundfesten der Berge regten sich und bebten, da er zornig war.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.이에 땅이 진동하고 산의 터도 요동하였으니 그의 진노를 인함이로다
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Lalu bumi berguncang dan bergetar, dasar-dasar gunung goyah dan gemetar karena kemarahan Allah
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Tu se je zgenila in stresla zemlja, tudi podstave gorá so se zmajale, gibale so se, ker se je srdil.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Τοτε εσαλευθη και εντρομος εγεινεν η γη, και τα θεμελια των ορεων εταραχθησαν και εσαλευθησαν, διοτι ωργισθη.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Тогава се поклати и потресе земята; Основите на планините се разлюляха И поклатиха се, защото се разгневи Той.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.ותגעש ותרעש הארץ ומוסדי הרים ירגזו ויתגעשו כי חרה לו׃
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.‎فارتجت الارض وارتعشت أسس الجبال ارتعدت وارتجت لانه غضب‎.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.那 時 因 他 發 怒 、 地 就 搖 撼 戰 抖 、 山 的 根 基 也 震 動 搖 撼
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı dağların temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.那 時因 他 發怒 、 地 就 搖撼戰抖 、 山 的 根基 也 震動 搖撼
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Akkor rengett és remegett a föld, Az égnek fundamentumai inogtak, És megrendülének, mert haragudott Õ.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Bấy giờ, đất động và rung, Nền các từng trời cũng lay chuyển, Nó rúng động, vì Ngài nổi giận.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Bấy_giờ , đất động và rung , Nền các từng trời cũng lay_chuyển , Nó rúng_động , vì Ngài nổi_giận .
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Da rystede Jorden og skjalv, Himlens Grundvolde bæved og rysted, thi hans Vrede blussede op.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Da rystet og bevet jorden, himmelens grunnvoller skalv, og de rystet; for hans vrede var optendt.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Då skalv jorden och bävade, himmelens grundvalar darrade; de skakades, ty hans vrede var upptänd.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Die Erde bebte und ward bewegt; die Grundfesten des Himmels regten sich und bebten, da er zornig war.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Então se abalou e tremeu a terra, os fundamentos dos céus se moveram; abalaram-se porque ele se irou.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.이에 땅이 진동하고 떨며 하늘 기초가 요동하고 흔들렸으니 그의 진노를 인함이로다
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Lalu bumi berguncang dan bergetar, dasar-dasar gunung goyah dan gemetar karena kemarahan Allah
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Silloin maa huojui ja järisi, taivaan perustukset järkkyivät; ne horjuivat, sillä hänen vihansa syttyi.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Si scosse la terra e sobbalzò; tremarono le fondamenta del cielo; si scossero, perché egli si era irritato
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Tedy pohnula se a zatřásla země, základové nebes pohnuli se, a třásli se pro rozhněvání jeho.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Tedy się wzruszyła, a zadrżała ziemia, a fundamenty nieba zatrząsnęły, i wzruszyły się dla gniewu jego.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Toen schokte en trilde de aarde; de fundamenten van de hemel beefden door Zijn toorn.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Tu se je zgenila in stresla zemlja, podstave nebes so se gibale in majale, ker se je srdil.
O zaman yeryüzü sarsılıp sallandı, Titreyip sarsıldı göklerin temelleri, Çünkü RAB öfkelenmişti.Vtedy sa pohla a zatriasla zem; základy nebies sa chvely od strachu a pohybovaly sa, lebo horel hnevom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod