Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."In meiner Jugend", sagte der Weise, wie er seine grauen Locken schüttelte,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi.'In mijn jeugd, "zei de wijze, zoals hij schudde zijn grijze lokken,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."În tinereţea mea", a spus înţeleptul, astfel cum a scuturat încuietori lui gri,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi.그의 회색 자물쇠를 저으로 '젊은'현자는 말했다
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi.'Nella mia giovinezza,' disse il saggio, mentre scuoteva i suoi capelli grigi,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."Nuoruudessani", sanoi tietäjä, sillä hän pudisti harmaa lukot,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi.Trong thời niên thiếu của tôi, "nhà hiền triết, ông lắc ổ khóa màu xám của mình,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."V moji mladosti," je dejal modrec, ko je zmajal siva ključavnice,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."W mojej młodości", rzekł mędrzec, jak potrząsnął szare zamki,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."Za mého mládí," řekl mudrc, jak zavrtěl šedá zámky,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."Za mojej mladosti," povedal mudrc, ako zavrtel šedá zámky,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."Στα νιάτα μου", είπε ο σοφός, όπως ο ίδιος τίναξε γκρι κλειδαριές του,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."В младостта си," каза мъдрецът, тъй като той поклати сив брави,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."В моей юности, сказал мудрец, как он покачал седой замки,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."У моїй юності, сказав мудрець, як він похитав сивою замки,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."בצעירותי," אמר החכם, כשלחץ מנעולים האפורה שלו,
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."في شبابي ، وقال الحكيم ، كما انه هز شعره الرمادي ،
Onun gri kilitleri salladı 'gençlik' adaçayı, dedi."私は保たすべての私の手足は非常にしなやか
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.He se legăna spre uşă, coada de fixare si maraitul pentru el.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.그는 꼬리를 채찍질 and 혼자 으르렁 거리는, 문을 향해 휘둘러.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Dia mengayunkan menuju pintu, memukul ekornya dan menggeram untuk dirinya sendiri.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Er schwang sich zur Tür, peitschenden Schwanz und knurrt vor sich hin.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Girò verso la porta, la coda sferzante e ringhiando a se stesso.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Hän heilui kohti ovea, kiinnittämättä hänen hännän ja murinaa itsekseen.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Han svängde mot dörren, surrning hans svans och morrar för sig själv.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Han svingede mod døren, surring sin hale og knurren til sig selv.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Hij zwaaide naar de deur, sjorren zijn staart en grommen naar zichzelf.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Il balançait vers la porte, sa queue fouettant et grondant à lui-même.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Odwrócił się do drzwi, mocowania ogonem i warczenie na siebie.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Ông đong đưa về phía cánh cửa, lashing đuôi của mình và gầm gừ với chính mình.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.On zavihtel proti vratom, zvezano z repom in renčati sam pri sebi.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Ő swung az ajtó felé, kötözés a farok és morgott magában.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Otočil sa ku dverám, bičovanie chvostom a vrčí na seba.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Otočil se ke dveřím, bičování ocasem a vrčí na sebe.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Αυτός μετακινήθηκε προς τη πόρτα, πρόσδεση ουρά του και γρυλίζει στον εαυτό του.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Він хитнувся в бік дверей, кріплення його хвіст і ричачи себе.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Он качнулся в сторону двери, крепления его хвост и рыча себе.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.Той се завъртя към вратата, укрепване на опашката си и ръмжене за себе си.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı.تأرجح انه نحو الباب ، والجلد ذيله والهدر لنفسه.
Onun kuyruk yanaşma ve kendi kendine homurdanmaya, kapıya doğru salladı."これは、それを終了します!
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Als je het hard schudt, dan valt het uit elkaar.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Bạn lắc nó thật mạnh và nó bị gẫy ra.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Ha erősen megrázzuk, darabokra törik.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Îl agiți puternic și se descompune.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.이것을 강하게 흔들면 부서집니다.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Mocno wstrząsamy, a on się rozpada,
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Pořádně s ním zatřesete a rozloží se na části.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Schüttelt man ihn stark, bricht er auseinander.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Secouez-le fermement et il se délite.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Se lo scuotete forte, si spezza.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Si lo sacudes con fuerza se rompe.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Το κουνάτε δυνατά και σπάει σε κομμάτια.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Від струшування він розпадається на частини.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Мы с силой трясём его, чтобы разрушить.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Разтърсвате го и се разпада на парчета.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.מנערים אותו חזק והוא מתפרק.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.تقوم بهزّه بقوّة ثمّ تحطيمه إلى أجزاء.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.ランダムに振ると
O, onun kıvırcık, pas renkli kafa salladı.Annuì con la ricci, color ruggine testa.
O, onun kıvırcık, pas renkli kafa salladı.Bólintott a göndör, rozsdaszínű fejét.