Ana içeriğe geç
Sözlük

salla ile cümle

salla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kafasını iki yana salladı ve:Und sie schüttelte ihren Kopf und sagte:
Kafasını iki yana salladı ve:Y sacudió la cabeza y dijo,
Kafasını iki yana salladı ve:Ze schudde haar hoofd en zei:
Kafasını iki yana salladı ve:А вона похитує головою і каже:
Kafasını iki yana salladı ve:А тя поклати глава и каза:
Kafasını iki yana salladı ve:И она покачала головой и говорит,
Kafasını iki yana salladı ve:והיא נדה בראשה ואמרה
Kafasını iki yana salladı ve:ومن ثم قامت بهزّ رأسها، وقالت:
Kafasını iki yana salladı ve:「まったく アメリカ人っていうのは 私達が言語を与えたのに
Kafesin demirlerini yakaladım ve sallamaya başladım. Neredeyse demirleri yerinden çıkaracaktım.Ich ergriff die Stangen meines Käfigs und rüttelte fast vom Boden.
Kafesin demirlerini yakaladım ve sallamaya başladım. Neredeyse demirleri yerinden çıkaracaktım.최대에 도달 하 고 감 금 소의 막대를 움 켜 잡았다 고 난 그들, 거의 바로 바닥에 떨어져 그들을 흔들
Kafesin demirlerini yakaladım ve sallamaya başladım. Neredeyse demirleri yerinden çıkaracaktım.مددت يدي و أمسكت بحواجز القفص وهززتها، حتى ظننت أني سأنتزعها من الأرض
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.Imam harus mengambil persembahan tepung itu, dan mengunjukkannya ke hadapan TUHAN, lalu membawanya ke mezbah
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.제사장이 먼저 그 여인의 손에서 의심의 소제물을 취하여 그 소제물을 여호와 앞에 흔들고 가지고 단으로 가서
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.ולקח הכהן מיד האשה את מנחת הקנאת והניף את המנחה לפני יהוה והקריב אתה אל המזבח׃
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.ويأخذ الكاهن من يد المرأة تقدمة الغيرة ويردد التقدمة امام الرب ويقدمها الى المذبح.
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.祭 司 要 從 婦 人 的 手 中 取 那 疑 恨 的 素 祭 、 在 耶 和 華 面 前 搖 一 搖 、 拿 到 壇 前
Kâhin kadının elinden kıskançlık sunusunu alacak, RABbin huzurunda salladıktan sonra sunağa getirecek.祭司 要 從婦 人 的 手中 取 那 疑恨 的 素祭 、 在 耶和華 面前 搖 一 搖 、 拿到 壇前
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Că şi-ar bate uşor fratele pe umăr ar răspunde la telefon când sună, ar face cu mâna.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Dá palmadinhas nas costas, pega no telefone quando este toca, diz adeus.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Dà una pacca sulla spalla al fratello, risponde al telefono quando squilla, fa cenni di saluto.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Den klappar brodern på axeln, den svarar i telefonen när den ringer, den vinkar hej då.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.De verdwenen arm geeft een schouderklopje, pakt de telefoon op, zwaait mensen uit.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Es klopft seinem Bruder auf die Schulter, es nimmt das Telefon ab, wenn es klingelt und winkt zum Abschied.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Il pourra donner une tape sur l'épaule de son frère, Il pourra répondre au téléphone, saluer.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.자신의 형제의 어깨를 다독일 수도 있고, 전화가 오면 전화를 받을 수도 있고, 손 인사를 할 수도 있다는 것입니다.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Meg tudja ütögetni a testvére vállát, fel tudja venni a telefont, vagy tud integetni.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Może poklepać brata po ramieniu, odebrać telefon, czy pomachać na pożegnanie.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Poklepe brata na rameno, zdvihne telefón, keď zazvoní, zakýva pri rozlúčke.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Poklepe jím bratrovi po rameni, zvedne telefon, když zazvoní, zamává na rozloučenou.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Se taputtaa veljeä olalle, se vastaa puhelimeen, se vilkuttaa hyvästiksi.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Θα χτυπήσει ελαφρά τον αδελφό του στον ώμο, θα απαντήσει το τηλέφωνο όταν χτυπήσει, θα αποχαιρετήσει.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Нею можна поплескати брата по плечу, відповісти на телефонний дзвінок, помахати на прощання.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Фантом может хлопать их братьев по плечу, отвечать на звонок телефона, махать на прощание.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.Ще потупа брат му по рамото, ще вдигне телефона като звъни, ще махне за сбогуване.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.לטפוח לאח על כתפו, להרים את הטלפון, לנופף לשלום.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.تربت على كتف شقيقه، تجيب على الهاتف حين يرن، تلوح بالوداع.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.鳴っている電話を取ったり さよならと手を振ったりします とても強烈で鮮明な感覚です
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Đến vợ của bạn đề cập đến nó?" Ông gật đầu ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Do své manželce uvedené to?" Přikývl ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Do svojej manželke uvedenej to?" Prikývol ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Do ženo omenja?" Je prikimal ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Do żony wspominał?" Skinął ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Fino a tua moglie parlato?" Lui annuì ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Indtil din kone nævnt det?" Han nikkede ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Jusqu'à votre femme l'a mentionné?" Il hocha la tête ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"당신 아내가 그런 말까지?"그는 ----은 고개를 끄덕
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Míg a felesége említette?" Bólintott ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Până soţia ta a menţionat?" El cap ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Sampai istri Anda menyebutkannya?" Dia mengangguk ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Till din fru nämnde det?" Han nickade ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Till Ihre Frau erwähnt?" Er nickte ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Till vaimosi maininnut sen?" Hän nyökkäsi ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Tot je vrouw vermeldt men?" Hij knikte ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"Μέχρι η γυναίκα σου το ανέφερα;" Κούνησε ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"До вашей женой упомянул об этом?" Он кивнул ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"До вашої дружиною згадав про це?" Він кивнув ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"До жена ти го споменава?" Той кимна ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı"حتى زوجتك ذكر ذلك؟" وأومأ ----
"Karını belirtilen Kadar?" O ---- salladı、"彼女は - それを説明した、"彼は考え込むように言った。私は詳しくは聞いていませんでした。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod