Ana içeriğe geç
Sözlük

salla ile cümle

salla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sana el sallayan kız kimdir?Who is that girl waving to you?
Bütün gün boşa kürek salladı.He built castles in the air all day.
Salla gitsin.Never mind.
Evin sallandığını hissettik.We felt the house shake.
Evin sallandığını hissederek caddeye doğru koştum.Feeling the house shake, I ran out into the street.
Ben evin sallandığını hissettim.I felt the house shake.
Evin sallanışını hissetmiyor musun?Don't you feel the house shaking?
Evin biraz sallandığını hissettik.We felt the house shake a little.
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu itti.The musician shook his head and pushed his little piano away.
Lamba ileri geri sallanıyordu.The lamp was swinging back and forth.
Beşik sallayan el dünyayı yönetir.The hand that rocks the cradle rules the world.
Dün gece dünyanın sallandığını hissettin mi?Did you feel the earth shake last night?
Herkes bayrağını sallamaya başladı.Everybody started waving his flag.
5 büyüklüğünde bir deprem Tokyo'yu salladı.An earthquake of magnitude 5 shook Tokyo.
Bob gördüğü herkese el salladı.Bob waved to whomever he saw.
Tom Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.Tom Skeleton was shaking and trembling in every limb.
Masanın bacakları sallanıyor.The legs of the table are shaky.
Deprem evleri salladı.The earthquake shook the houses.
Oyuncu raketi topa salladı.The player swung the bat at a ball.
Köpek kuyruğunu salladı.The dog wagged its tail.
Genç adam elini uzattı ve onu salladım.The young man put out his hand and I shook it.
Bir baş sallama bir onay işaretidir.A nod is a sign of agreement.
Köpek hevesle kuyruğunu salladı.The dog wagged its tail eagerly.
Orada bize el sallayan kızı tanıyor musun?Do you know the girl waving at us over there?
Şu an plan hâlâ sallantıda.Presently the plan is still in the air.
Kullanmadan önce şişeyi salla.Shake the bottle before using.
Bir köpek yavrusu kuyruğunu sallayarak beni izledi.A puppy followed me wagging its tail.
Biz ağaçtan fındıkları salladık.We shook nuts from the tree.
Bana el sallayan adam benim amcamdır.The man who is waving to me is my uncle.
Ne zaman bir kamyon geçse, evim her zaman sallanır.My house always shakes when a truck goes by.
Kafamı salladım.I shook my head.
Başımı salladım.I shook my head.
Yerin sallandığını hissettim.I felt the floor shake.
Kafamı birkaç kez salladım.I shook my head a few times.
Kabul ettiğimi göstermek için başımı salladım.I nodded to show that I agreed.
Ona tekrar el salladım.I waved him back.
Ben onlara el salladım.I waved my hand to them.
Bana gerçeği söylemesini istedim ama o başını salladı.I told her to tell me the truth, but she shook her head.
Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.We waved flags to welcome members of our baseball team.
Tekne dalgalı denizde şiddetle sallandı.The little boat bobbed on the rough sea.
Prensesi karşılamak için bayraklar salladılar.They waved flags to welcome the princess.
Bebeği kollarımda salladım.I rocked the baby in my arms.
Büyükbaba bana doğru kafasını salladı.Grandfather nodded toward me.
Büyükbabam başını salladı ve gülümsedi.My grandfather nodded and smiled at me.
Bir adam elini sallayarak bir şeyler bağırdı.A man shouted something, waving his hand.
Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.A man shouted something, waving his hand.
Deprem aniden binaları salladı.The earthquake suddenly shook the buildings.
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.In an earthquake, the ground can shake up and down, or back and forth.
Deprem evi salladı.The earthquake caused the house to rattle.
Depremde binalar sallandı.The buildings shook in the earthquake.
Konuları sallantıda bırakmayı sevmiyorum.I don't like to leave things up in the air.
Patlama bütün binayı salladı.The explosion shook the whole building.
O, şişeyi başaşağı çevirdi ve salladı fakat bal hâlâ akmıyordu.He turned the bottle upside down and shook it, but still the honey wouldn't come out.
O, bana başını salladı.He nodded to me.
Sorumu yanıtlamak için başını salladı.He nodded in response to my question.
Beni gördüğü an, bana el salladı.The moment he saw me, he waved to me.
O ayrılırken bize el salladı.He waved goodbye to us.
Bana el sallayarak gitmemi istedi.He waved me away.
Başını salladı.He shook his head.
O, başını yukarı aşağı salladı.He shook his head up and down.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod