saldırmaya ile cümle

saldırmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hüseyin saldırmaya karar verdi.Basajev vidste hvor han skulle angribe.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Men indianerne angreb igen.
Her defasında yeni planlarla Dünya'ya saldırmaya çalışır.Jeg forsøger hele tiden at skubbe mig selv nye steder hen.
Bizi bu sene Kursk'a saldırmaya, dahası Doğu Cephesi'nde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?."Hva er grunnen som tvinger oss til å angripe Kursk i år, eller i det hele tatt på østfronten?»
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.12. armé ikke i stand til å fortsette angrepet på Berlin.
Arap çeteleri konvoylara ve Yahudi nüfusa saldırmaya başladı.Arabiske gjenger begikk terroraksjoner og mord på konvoier og på den jødiske befolkningen.
Hüseyin saldırmaya karar verdi.Hussein memilih untuk menyerang.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.Antara tahun 671 hingga 667 SM, bangsa Asiria mulai menyerang Mesir.
Dorotheus daha sonra kendi adamlarını Perslerin arkasına saldırmaya yönlendirdi.Dorotheus kemudian memimpin pasukannya sendiri untuk menyerang bagian belakang Persia.
Fakat iş saldırmaya geldiğinde çok kurnazca davranabiliyorlar.Namun, ketika ada orang yang datang untuk mendorong, dia bisa sangat berani.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Quân Thanh không dám tấn công quân Trịnh thêm một lần nữa.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.第二に、ベルリンへの進撃を続行できない。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.イギリス軍は再度砦を占領するための試みを起こさなかった。
Örnek 1: Hitler'in II. Dünya Savaşı'na katılmasaydı ABD'ye saldırmayacağını söylemen çok saçma.第二次世界大戦が起きなければ、アドルフ・ヒトラーがアメリカと戦うことは無かったなどという主張は馬鹿げている。
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.彼は簡単に怒り、すぐに暴力に頼ろうとする。
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.第二,因是之故,第12軍團無法繼續向柏林推進。
NATO'nun kara güçlerini çekmesi sonrası Taliban, Afgan güvenlik güçlerine saldırmaya devam etmiştir.只要平民的安全受到威胁,北约就会继续攻击卡达菲部队。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.)於是他們再也不敢為寇作盜了。
Patorn Gowen ise saldırmaya hazırlanmaktadır.대한항공 조종사 노조가 파업에 돌입했다.
Saldırmayana saldırırlar mantığı ile hareket etmiştir.הלכה כאביי שיש להם תוקף.
O da hayalete dönüşür ve kalan mürettebat üyelerine saldırmaya çalışır.לכשהתאושש, תקף החזיר את אנשי הצוות.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.הצפוניים לא ניסו לתקוף חזרה.
Hüseyin saldırmaya karar verdi.הנוואב החליט לפתוח במתקפה.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Заговорниците решават да нападнат съюзниците на триумвирата в Азия.
İkinci olarak, On İkinci Ordu Berlin'e saldırmaya devam edemiyor.12-та армия е неспособна да продължи отбраната на Берлин.
Maçtan sonra Strowman, Reigns'e çelik merdivenlere doğru saldırmaya devam etmişti.След мача, Строуман атакува Рейнс със стоманените стъпала.
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.Първоначално тя ядосано отблъсква настъплението му.
Navaholar, İspanyol, Pueblo ve beyaz Amerikalıların yerleşim bölgelerine saldırmaya başladılar.Открито враждебно започват да се отнасят към Ливингстън и местните бели заселници – бурите.
Bir anda ortaya çıkan eli silahlı gruplar Alevi mahallelerine uzun namlulu silahlarla saldırmaya başlamıştır.Група разрушители пристига по това време, за да предостави поддържащ артилерийски огън.
İlerleyen haftalarda da ikili birbirlerine saldırmaya devam ettiler.През следващите седмици, двамата продължават да се присмиват взаимно.
Hüseyin saldırmaya karar verdi.Леонид решава да нападне пръв.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Urotnici su odlučili napasti trijumvirove saveznike u Aziji.
Ren geyikleri onlara saldırmaya başlar.Ostali Štrumpfovi ga počinju prezirati.
Komplocular, triumvirlerin Asya'daki müttefiklerine saldırmaya karar verdiler.Konšpirátori sa rozhodli zaútočiť na spojencov triumvirátu v rímskej provincii Ázia.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Ruskí vojaci neochotní ďalej bojovať ustupovali.
Hepsi birlikte saldırmaya giderler ve dizi biter.Taip visi išėjo į lauką ir metė burtus.
Sonra Atina komutanlığı saldırmaya karar verdi.Seejärel andis Ateena väejuht Militades käsu rünnakuks.
Anlaşmaya göre Cullen'lar bir insanı ısırmadığı sürece kurt adamlar da onlara saldırmayacaktır.Kokkulepe ei kehti enam vaid siis, kui Cullenid mõnda inimest hammustavad.
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?A kde sú vaši proroci, ktorí vám prorokujú, že vraj neprijde babylonský kráľ na vás ani na túto zem?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Các tiên tri đã nói tiên tri rằng: Vua Ba-by-lôn sẽ không đến đánh các ngươi, đánh đất nầy, thì nay ở đâu?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Di mana para nabi Baginda itu yang mengatakan bahwa raja Babel tidak akan menyerang Baginda dan negeri ini
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?바벨론 왕이 와서 왕과 이 땅을 치지 아니하리라고 예언한 왕의 선지자들이 이제 어디있나이까
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?Waar zijn die profeten nu, die u vertelden dat de koning van Babel niet zou komen?
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?ואיו נביאיכם אשר נבאו לכם לאמר לא יבא מלך בבל עליכם ועל הארץ הזאת׃
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?فاين انبياؤكم الذين تنبأوا لكم قائلين لا ياتي ملك بابل عليكم ولا على هذه الارض.
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?對 你 們 豫 言 巴 比 倫 王 必 不 來 攻 擊 你 們 和 這 地 的 先 知 、 現 今 在 那 裡 呢
‹Babil Kralı sana da bu ülkeye de saldırmayacak› diyen peygamberlerin hani nerede?對 你 們豫 言 巴比 倫王 必不 來攻擊 你 們和這 地 的 先知 、 現今 在 那 裡呢
Bunlar hızlı büyümekte olan şeylere saldırmaya çalışırlar çünkü bu tüm kanserlerin temelindeki bir ortak tema.빠르게 자라나는 것들을 공격하려고 하는데 그 이유는 그 특성이 암세포들의 공통적 특성이기 때문입니다
Bunlar hızlı büyümekte olan şeylere saldırmaya çalışırlar çünkü bu tüm kanserlerin temelindeki bir ortak tema.הטפולים מנסים להרוג תאים שמתרבים מהר. זהו העקרון המשותף לכל הסרטנים. תאים שמתרבים מהר.
Bunlar hızlı büyümekte olan şeylere saldırmaya çalışırlar çünkü bu tüm kanserlerin temelindeki bir ortak tema.أنها محاولة مهاجمة الأشياء التي تنمو بسرعة بسبب هذا هو نوع من موضوع واحد مشترك وراء كل من السرطانات.
Diğer suç örgütüne saldırmaya ve Los Rojos'un "şahinlerini kaldırmaya" geldiler.Přišli, aby se zbavili jiné zločinné skupiny, a údajně unesli informátory skupiny Los Rojos.
Diğer suç örgütüne saldırmaya ve Los Rojos'un "şahinlerini kaldırmaya" geldiler.Vinieron a hacer limpieza del otro grupo delictivo y levantaron, presuntamente, a los halcones de Los Rojos.
Eğer düşman saldırmaya karar verirse,... ...bizi ve orada s.kişen iki kişiyi bulacak.Jestli se nás nepřítel rozhodne napadnout, tak najde nás a ty dva, co tam šukaj.
Eğer düşman saldırmaya karar verirse,... ...bizi ve orada s.kişen iki kişiyi bulacak.Αν ο εχθρός αποφασίσει να επιτεθεί θα μας βρουν εμάς,... ...και τους άλλους 2 να πηδιόνται.
Eğer düşman saldırmaya karar verirse,... ...bizi ve orada s.kişen iki kişiyi bulacak.Ако врагът реши да атакува те просто ще ни намерят... ...по звукът от тези двама ебливци.
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?De a fejemben az a kérdés visszhangzott, hogy miért akadályozzák az emberek a házukat mentő tűzoltóautókat?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?그러나 제 마음 속에 계속 남아 있는 의문은, 무엇이 그들로 하여금 자신의 집으로 가는 소방차를 부수게 만들었는가 였습니다.
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?Pytanie, które tkwiło mi w głowie to: co sprawia, że ludzie niszczą wozy strażackie, które jadą do ich domów?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?Но меня беспокоил вопрос, что же заставляло людей крушить пожарные машины, направлявшиеся к их же домам?
Fakat benim kafamdaki soru şu, insanları kendi evlerine yardıma gelen itfaye aracına saldırmaya iten ne?אך השאלה שריחפה במוחי היתה, מה גורם לאנשים להרוס את משאיות הכיבוי כשהן בדרכן לבתיהם?

İlgili Sayfalar