saldırmak ile cümle
saldırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.Ghazan promise di tornare nell'inverno del 1300–1301 per aggredire l'Egitto.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Il 25 marzo 624, Eraclio partì da Costantinopoli per condurre una seconda spedizione in territorio persiano.
"Açıkça görüldüğü üzere terörizm uluslararası güvenliğe ve istikrara saldırmaktadır." denildi.Sempre più, è chiaro come egli sia oggetto di attacchi concentrati."
Bu yüzden av bulamayan kaplanlar insanlara saldırmaktadır.Ciò nonostante, la tigre non attacca gli uomini per natura.
Wyatt Family’nin amacı Cena’ya saldırmaktır.Ecco perché la società segreta di Victor è intenta a berci l'elisir.
Kızılordu yeniden toplanıp güney cephesindeki Denikin’e saldırmak için hazırlıklara başlar.Il gruppo si divide nuovamente per mettersi sulle tracce del sospettato.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Поэтому 25 марта 624 года Ираклий покинул Константинополь, чтобы напасть на центр персидской державы.
Alınan istihbarata göre, Bulgar torpido botları Türk nakliye gemilerine saldırmak için harekete geçmişti.Он попытался объяснить, что они атакуют турецкие корабли.
Bu nedenle Ateş ulusu Toprak krallığına saldırmaktadır.Флотилия людей огня начинает наступление на царство земли.
İyi düzenlenmiş savunmayla karşılaşan düşman, yeniden saldırmak için geri çekildi.Противник, создавший сильно укреплённый узел обороны, упорно сопротивлялся.
Nereye gitseler halk onlara saldırmakta ya da para koparmaya çalışmaktadır.Жители города пробуют бороться с огнём или убежать от него.
MÖ 218: Hannibal Roma'ya saldırmak üzere yola çıkar.218 ـ هانيبال يغزو روما.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.وقد توعد غازان بأنه سيعود شتاء 1300 -1301 ليحتل مصر.
Alınan istihbarata göre, Bulgar torpido botları Türk nakliye gemilerine saldırmak için harekete geçmişti.تحركت زوارق نسافة البلغار من أجل مهاجمة سفن النقل التركية.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.ثم يهمّون بضرب بعضهم بعضاً..
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Às 13:40, ambas as frotas se avistaram e prepararam para o enfrentamento.
Rousey maçı domine etti ve Bliss ona saldırmaktan çekindi.Rousey dominou a luta inteira, enquanto Bliss quase não a atacou.
Alman birlikleri Fransa'ya saldırmak için Belçika'ya girdi.Tropas alemãs invadem a Bélgica.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.As brancas planejam dominar o centro com d2-d4 para atacar o rei preto.
Alman birlikleri Fransa'ya saldırmak için Belçika'ya girdi.Duitse troepen rukken door België Frankrijk binnen.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Ze proberen aanvallen voor te blijven.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Het is niet de bedoeling dat deze elkaar tegenwerken.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Starają unikać się nawzajem.
İngilizce mob fiili ise saldırmak veya rahatsız etmek anlamlarına gelmektedir.Pierwotne niemieckojęzyczne znaczenie to pchnięcie, uderzenie.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.Vit planerar att ta kontroll över centrum med d2-d4 och sätta igång ett angrepp mot den svarta kungen.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Och beslutade sig för att gå till anfall.
Chiro'ya saldırmak isteyince Chiro karşılık verir.Som tack för hjälpen får Chiaki en önskan.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Ej att förväxla med Anton Anjou.
25 Mart 624'te Herakleios, Pers topraklarına saldırmak üzere Konstantinopolis'ten ayrıldı.Тому 25 березня 624 року Іраклій залишив Константинополь, щоб напасти на центр перської держави.
Hannibal’in süvari komutanı Maharbal, doğrudan Roma üzerine saldırmak görüşündedir.Великий полководець Ганнібал планує напасти на Рим.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.О 4:00 обидві армії прокинулись і приготувались до битви.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Tazatel by se měl vyvarovat otázek ano-ne.
Bu yüzden av bulamayan kaplanlar insanlara saldırmaktadır.Krmení není jedinou příčinou, proč žraloci napadají lidi.
İyi düzenlenmiş savunmayla karşılaşan düşman, yeniden saldırmak için geri çekildi.Lépe vyzbrojený a připravený nepřítel přinutil povstalce ustoupit.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.În jurul orei unu și 40 seara, ambele flote s-au văzut reciproc și s-au pregătit de luptă.
Dövüşürken saldırmak, savunmak ve hortumu korumak için kullanılır.Când se luptă, sunt folosiți pentru atac și apărare și pentru protejarea trompei.
Aynı zamanda saldırmak anlamını da içerir.Depinde și de momentul la care se referă numărul.
Michaels'ın Ric Flair'ı emekli etmek ve ona saldırmak istediğini söyledi.Batista l-a acuzat pe Shawn Michaels de retragerea lui Ric Flair și pentru faptul că este un egoist.
1996 Dünya Şampiyonası'nda, Mike Ganley'e saldırmaktan O'Sullivan'ı snooker yönetim kurulu onu suçlu buldu.Az 1996-os világbajnokság alatt a sznúkerszövetség bűnösnek találta egy újságíró, Mike Ganley megtámadásában.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Nem mintha dühösek lettünk volna egymásra.
Hannibal’in süvari komutanı Maharbal, doğrudan Roma üzerine saldırmak görüşündedir.Partnere, Hanson tiszt ekkor tételezi fel rasszizmusra való hajlamát.
Rusya, ABD'yi mevcut yönetime saldırmakla suçladı.Yhdysvallat syytti iskusta Venäjää.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Omkring kl. 13.40 fik begge flåder øje på hinanden og forberedte sig på kamp.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Ikke at forveksle med Shenandoah-kampagnen.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.Hvit planlegger å ta kontroll over sentrum med d2-d4 og sette i gang et angrep mot den svarte kongen.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Dette for å forhindre at de støter mot hverandre.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Tới 1:40 chiều, cả hai hạm đội phát hiện đối phương và chuẩn bị tác chiến.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Và không đừng tấn công lẫn nhau.
MÖ 217 baharında Hasdrubal Romalılara saldırmak için kuzeye hareket eder.Mùa xuân năm 217 TCN, Hasdrubal dẫn đầu một đoàn viễn chinh về phía Bắc để chống lại người La mã.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Quân ta đánh cho chạy.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.転がって攻撃してくる。
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.不要なこと 安田健太朗の邪魔をすること。
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.한기총, <뉴스앤조이>를 없애려 하다.
Kumadori Düşmanına saldırmak için saçlarını kullanır.נעזר בשותף שלו הרמילה כדי לפגוע באויביו.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.הלבן מתכנן לשלוט על המרכז באמצעות קידום הרגלי ל-ד4 ולתקוף את המלך השחור.
1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti.Газан обещава да се върне през зимата на 1300 – 1301 за да атакува Египет.
Onlar saldırmak için ip atlarlar.Той избира да нападне.
Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler.Държат се безразлично един към друг.
Bölgedeki altı Alman tümeni, sekiz piyade ve dört süvari tümeninden oluşan Sovyet kuvvetlerine saldırmaktadır.6 nemeckých divízií bojovalo proti 8 streleckým a 4 jazdeckým divíziám Červenej armády.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Ob 16:00 sta obe floti pričeli pluti druga proti drugi.