saldırgan ile cümle

saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yılanın saldırganlığı.Агресивна змия.
Saldırgan bu durumda hiçbir şey göremez.В сгънато положение не се вижда.
Çok saldırgan oyun tarzıyla ünlüdür.Известен е с атакуващия си стил.
Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar.Достигайки до земя, те се натъкват на чернокожи туземци преди да успеят отново да избягат към океана.
Böylece şifrelenmiş metni ele geçiren saldırgana hiçbir bilgi verilmemiş olunur.Никой не е арестуван за отвличането, което днес се счита за студено досие.
Binturonglar saldırgan olabilmektedirler.Бойгите са агресивни.
Çünkü dönen kişi, saldırgan ve vahşi bir şekilde dönmüştür.Испанците отвръщат с брутално насилие и убийства.
Doldurma tahmini saldırıları, saldırgana açık mesaj hakkında blok şifreye saldırmadan bilgi sağlar.Проверките служели за събиране на информация за предотвратяване на директно посегателство срещу системата.
Eğer sosyalize edilmezse insanlara karşı saldırganlaşabilir.Могат да бъдат агресивни, ако не се социализират рано.
Saldırgan İsrail polisi tarafından vurularak öldürüldü.Атентаторът е застрелян от полицията.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Napadači su nakon toga izvršili samoubojstvo.
3. saldırgan ağır yaralandı.Jedan je pomoćni oružnik teško ranjen.
Şovenizm, özgün anlamda abartılı, saldırgan bir vatanseverlik ve ulusal üstünlük inancıdır.Šovinizam je u izvornom smislu oblik pretjeranog ili čak i agresivno pretjeranog nacionalizma.
Kızılderililere karşı yapılan saldırgan baskılar 20. yüzyılda da devam etmiştir.Ruski interesi u Tuvi su se nastavili i u 20. stoljeću.
Ben, etraftaki saldırganlara bir levyeyle saldırır.Nalaze se unakrsno nasuprotni na izbojcima.
Diğer hayvanlarla da iyi anlaşır ama ara sıra onları kıskanıp saldırganlaşabilir.S ostatnými mačkami vychádza dobre, ale niekedy môže žiarliť.
Saldırgan değildir.Nie je agresívny.
Özellikle yavrulu dişiler oldukça saldırgan olurlar.Dospelé samičky s vajíčkami môžu byť veľmi agresívne.
Maskeli beş saldırgan, üç polisi ve şoförü öldürdü ve Schleyer'i rehin aldı.Paľba teroristov trvala asi pol minúty a skončila smrťou všetkých troch policajtov ako aj Schleyerovho šoféra.
Dünyanın en saldırgan köpekbalığıdır.Je to najťažší bombardér na svete.
Karısı Olivia Harrison saldırgana saldırarak onu durdurdu.Harrison spoločne s manželkou Oliviou s ním zápasili a podarilo sa im ho zadržať.
Saldırının ardından görgü tanıklarından sağlanan bilgiler ışığında saldırganın robot resmi çizilmiştir.Z informácií skreslených protokolov sa po donútení obvineného pripravil presný scenár procesu.
Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.V tú chvíľu polícia útočníka neutralizovala.
10 blok mesafedeki tüm saldırgan yaratıklara saldırırlar.Sto nevernih psov nam daj na vsako vrv!
Saldırgan bu durumda hiçbir şey göremez.V tem času se skozi iskalo ne vidi nič.
Maskeli beş saldırgan, üç polisi ve şoförü öldürdü ve Schleyer'i rehin aldı.Teroristi so izkoristili načrtovano zmedo in ubili šoferja ter policiste, Schleyerja pa odvedli.
Olaylar, 11 İsrailli sporcu ve antrenör, 1 alman polisi ve 5 saldırganın ölmesi ile sonuçlandı.V celotnem terorističnem napadu je umrlo 11 Izraelcev, 5 Palestincev in 1 nemški policist.
Eve girdiğinde James, onun saldırganlardan biri olduğunu sanır ve ateş ederek Mike'ı öldürür.Vrneta se v hišo, kjer James najde puško in počaka na vsiljivce.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Paukščiai gana aktyviai gina savo užimtą teritoriją.
Beslendikleri alanı korumak için saldırganlaşırlar.Agresyviai gina savo maitinimosi teritoriją.
Saldırgan olmayan balıklarla beraber bakılması tavsiye edilir.Nerekomenduojama jais šerti neatrajojančių gyvulių.
Saldırgan tavırlar gösteren köpekbalıklarına karşı dikkatli olunmalıdır.Atkemšant gazuotus gėrimus reikia būti dėmesingiems.
Saldırganlardan biri arabayla diğeri ise yaya olarak kaçmıştır.Jūs su vienu iš teroristu, pabėgate iš jo.
Nötrofiller ve makrofajlar da vücutta saldırgan patojenleri takip eden fagositlerdir.Neutrofilai ir makrofagocitai yra tokie fagocitai, kurie keliauja po kūną, ieškodami įsiveržusių patogenų.
Saldırganlar kaçarken olay yerinin yakınında bulunan bir polis aracını da hedef aldı.Tuo tarpu kaip įtariama vairuotojas po išpuolio buvo suimtas policijos netoli įvykio vietos.
Bosna-Hersek polisi saldırganları hiçbir zaman bulamadılar.Bugandos kolonizatorių kariuomenės niekada nebuvo užkariavusios.
Çıkan çatışmada 4 saldırgan öldürüldü.Kartu buvo sušaudyti 4 karo belaisviai raudonarmiečiai.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Pasikėsinimo vykdytojai iš įvykio vietos paspruko nepastebėti.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Seejärel sooritas ründaja enesetapu.
Silahlı saldırganların TİT üyesi olduğu öne sürüldü.Ta pidas relvastatud rühmituste desarmeerimist hädavajalikuks.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Sininäär on territoriaalne lind ja kaitseb oma maa-ala.
Saldırgan, 18 yaşındaki Pekka-Eric Auvinen, o günün sabahı okula yarı otomatik bir silah ile girdi.Tulistajaks osutus 18-aastane sama kooli õpilane Pekka-Eric Auvinen.
Kadın suçun işlenmesinin hemen ardından saldırganın eşgalini polise bildirmiştir.Naine andis kirjelduse ründajast politseile natuke aega pärast kuritegu.
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.Käitumishälbed ehk tõsised käitumise muutused.
"Gaziosmanpaşa saldırganı hastanede öldü".Kauhajoki koolitulistaja suri haiglas.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Oletame, et ma tean, millised ajuseisundid tekitavad normaalsetel inimestel vihaelamuse.
Kuzey Amerika bozayıları bazı uzmanlar tarafından en saldırgan ayı türü kabul edilirler.Männiliikidest on haigusele kõige vastuvõtlikumad Põhja-Ameerika viieokkalised männid.
Muhammed Emin Han üçüncü döneminde Ruslara karşı daha saldırgan bir siyaset takip etti.Magnus Erisskon karmistas veelgi suhtumist kõrgaadlisse Venemaaga ebaõnnestunud sõja järel.
32 kişiyi öldüren saldırgan en son olarak intihar etti.Rünnakutes hukkus 20 inimest, ründaja sooritas lõpuks ise enesetapu.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8) Ne signalez pas un harcèlement sexuel commis par une personne très âgée.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8) Não denuncie assédio sexual se o agressor for muito velho. Ele não consegue ficar excitado.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8) No denuncies acoso sexual si el agresor es muy viejo. No puede excitarse.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8) Non denunciare una molestia sessuale se l'aggressore è più grande di te. Non può eccitarsi.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8)Μην καταγγειλετε σεξουαλικη παρενοχληση αν ο θυτης ειναι υπεργηρος.
8) Saldırgan yaşlıysa cinsel tacizi bildirme çünkü cinsel organı kalkmaz.8) Не следует сообщать о сексуальном домогательстве, если насильник очень стар.
9) Saldırgan çok genç ise cinsel tacizi bildirme.9) Não denuncie assédio sexual se a vítima for muito jovem.
9) Saldırgan çok genç ise cinsel tacizi bildirme.9) No denuncies acoso sexual si la víctima es demasiado joven.
9) Saldırgan çok genç ise cinsel tacizi bildirme.9) Non denunciare una molestia sessuale se la vittima è molto giovane.
9) Saldırgan çok genç ise cinsel tacizi bildirme.9)Μην καταγγειλετε σεξουαλικη παρενοχληση αν ο θυτης ειναι πολυ νεος.
Alçak sesle merakla farklı bir görünüyordu "Pekâlâ," saldırgan dedi. ilk soruşturma kısıklık."Dobrá," řekl útočník, jak se zdálo, tichým hlasem podivně různé od huskiness jeho první dotaz.
İlgili Sayfalar