saldırgan ile cümle

saldırgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.Bill was killed by an intruder.
Babasının saldırganlıklarından hiçbirine sahip değil.He has none of his father's aggressiveness.
Bana karşı saldırgan bir tavır takındı.He assumed an aggressive attitude toward me.
O arada bir saldırganlaşır.He gets tough at times.
Saldırganlara direndiler.They resisted the invaders.
Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.Everybody knew that she was being pushy.
O saldırgan.She is aggressive.
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?Is aggression natural, or is it learned?
Çocuğun saldırganlığı problemler yaratıyordu.The boy's aggression is making problems.
Korku köpeklerde saldırganlığa neden olur.Fear causes aggression in dogs.
Kadınlara karşı tavrın saldırgan.Your attitude towards women is offensive.
Onlar saldırganları geri püskürttü.They pushed back the attackers.
Saldırganlar John Brown tarafından yönlendirilmiştir.The attackers were led by John Brown.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.The defenders checked the onslaught by the attackers.
Boksör saldırganlığını kontrol etmeli.The boxer needs to check his aggression.
O kadar saldırgan olmaktan vazgeçmelisiniz.You need to stop being so pushy.
Cesur şövalye saldırganın üzerine gitmek için o anda tereddüt etmedi.The bold knight didn't hesitate to go on the offensive when the time came.
Dikkat et! Bu maymun saldırgan.Watch out! This monkey is vicious.
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Tom bazen çok saldırgandır ve tartışmaları başlatmayı sever.Tom sometimes is very aggressive and likes to start arguments.
Saldırgan görünmek istemiyorum.I don't want to seem pushy.
Saldırgan görünmek istemedim.I didn't want to seem pushy.
Tom saldırgan.Tom's pushy.
Tom saldırgandır.Tom is aggressive.
Sen saldırgansın.You're aggressive.
Bu saldırgan.This is offensive.
Tom son derece saldırgan.Tom is extremely aggressive.
Eğer istiyorsan biraz daha saldırgan olabilirim.I can be more aggressive if you'd like.
Benim saldırgan olduğumu düşündüğüne inanamıyorum.I can't believe you think I'm pushy.
Onu saldırgan buluyorum.I find that offensive.
Saygısız, saldırgan ve nefret dolu cümleler yazmaktan kaçınmamız gerekir.We should avoid writing sentences that are disrespectful, offensive or hateful.
Saldırganın kim olduğunu bilmiyoruz.We don't know who the attacker was.
O saldırgan bir soru.That's an offensive question.
Yeterince saldırgan olduğumu sanmıyorum.I don't think I was aggressive enough.
Tom'un saldırgan olduğunu düşünüyorum.I think Tom is aggressive.
Sanırım yeterince saldırgan değilim.I think I'm not aggressive enough.
Tom'un çok saldırgan olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too aggressive.
Çok saldırgansın.You're too aggressive.
Özgüven ve saldırganlık arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between assertiveness and aggression.
Tom gerçekten saldırgan, değil mi?Tom is really aggressive, isn't he?
Tom oldukça saldırgan, değil mi?Tom is pretty aggressive, isn't he?
Tom çok saldırgan, öyle değil mi?Tom is very aggressive, isn't he?
Tom saldırgan, değil mi?Tom is aggressive, isn't he?
Tom oldukça saldırgan.Tom is quite aggressive.
Tom saldırgan görünüyor.Tom seems aggressive.
Tom çok saldırgan.Tom is very aggressive.
Tom çok saldırgan değil.Tom isn't very aggressive.
Tom saldırgan bir kişi.Tom is an aggressive person.
Tom'un ses tonu biraz saldırgandı.Tom's tone was a bit aggressive.
Çok saldırgan olabileceğini düşünüyorum.I think you might be too aggressive.
Tom'un muhtemelen saldırganını tanıdığını düşünüyoruz.We think that Tom probably knew his attacker.
O kadar saldırgan olma.Don't be so pushy.
O, saldırgan bir biçimde anti-Amerikan'dır.He's aggressively anti-American.
Tom saldırganla mücadele etti ve kaçmayı başardı.Tom struggled with his assailant and managed to escape.
Saldırganını vurdu ama onu öldürmedi.He shot his assailant but didn't kill him.
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.Dan killed his wife and made it appear as the work of an unknown assailant.
Dan bilinmeyen bir saldırgan tarafından öldürüldü.Dan was killed by an unknown intruder.
Senin saldırganının neye benzediğini hatırlıyor musun?Do you remember what your attacker looked like?
Mary pasif saldırgan.Mary is passive-aggressive.
İlgili Sayfalar