saldıran ile cümle
saldıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisine saldıranı yere devirdi.He wrestled his attacker to the ground.
Tom sana saldıran kişidir.Tom is the one who mugged you.
Tom, Mary'ye saldıran köpeği vurdu.Tom shot the dog that attacked Mary.
Tom kendisine saldırana çekiçle vurdu.Tom hit his attacker with a hammer.
Polis Tom'a saldıran adamı asla yakalamadı.The police never caught the guy who attacked Tom.
Tom'a saldıranlar kişiler onlar.They're the ones that beat Tom up.
Sen bana, Tom'a saldıran tek kişinin sen olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me you're the one who assaulted Tom?
Haberlerde sahiplerine saldıran evcil hayvanlar hakkında bazı hikayeler vardı.There have been some stories in the news about pets attacking their owners.
Tom'a saldıran kadın neden tutuklanmadı?Why wasn't the woman who attacked Tom arrested?
Sanırım o bana saldıran adam.I think that's the guy who attacked me.
Size saldıran düşmanlardan korkmayın. Sizi pohpohlayan arkadaşlardan korkun.Don't be afraid of enemies who attack you. Be afraid of the friends who flatter you.
Tom ona saldıran bir adamı vurdu ve öldürdü.Tom shot and killed a man who attacked him.
Sami, Leyla'ya saldıran haydutlardan birini tanıdı.Sami recognized one of the thugs who assaulted Layla.
Size saldıran çocuğa ne olacak?What will happen to the guy who attacked you?
Çünkü bize saldıran bu büyük orduya karşı koyacak gücümüz yok.For we have no power to face this vast army that is attacking us.
Saldıran Hath'ler Martha'yı rehin alır.The Hath attack, taking Martha hostage.
Kurban, kendisine saldıran kişiyi tanıyordu.He found the man who attacked.
Öte yandan büyük konvoylar saldıranlara karşı daha çok savaş gemisini intikal edebilecekti.On the other hand, large convoys could deploy more warships against an attacker.
Sonra Styles, ardından Corbin, sonrasında da Corbin'e saldıran Zayn geldi.Styles then came out, followed by Corbin and Zayn, who attacked Corbin.
Bu saldırı hem saldıranları hem de savunanları şaşırtmıştı.This was a shock for both fans and officials.
Saldıran kişi Westmoreland 'dır.The county seat is Westmoreland.
Maçtan sonra Bryan'a saldıran Kane, The Wyatt Family'nin saldırısına uğradı.After the match Kane attacked Bryan, but was interrupted and attacked by The Wyatt Family.
Ambrose yerine Samson'a saldıran Miz, Ambrose'un diskalifiye ile yenilmesine neden oldu.Instead of attacking Ambrose, Miz attacked Samson, making Ambrose lose by disqualification.
Hepsinde de Tina’ya saldıran korkunç bir karakter vardır.He also has a physical attraction to Tina.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.Gold is earned for every killed villager.
Duvar'a saldıranlar arasında Yabanıl kabileler ve Thennler de vardır.They were divided between shore-dwellers (aryoto) and forest-dwellers (eremtaga) subtribes.
Maçtan sonra Carmella, Nikki'ye saldıranın Natalya olduğunu söylemişti.After the match, Carmella claimed that Natalya was the attacker.
Bu tarihten itibaren artık saldıran taraf Grekler olacaktır.From that date Sicels had been the victims of Greek aggression.
Görgü tanıkları Bayramoğlu'na saldıranların AKP'li olduğunu öne sürdü.Eleven witnesses said they had seen members of the SPG hit Peach.
Sadece kadınlara saldıran zayıf bir pisliksin!A weak jerk who only attacked women!
Beni döven ve bana her şekilde saldıran alkolik bir babayla yaşıyordum.I lived with an alcoholic father who beat me and molested me, and it was all inside that.
Şimdi ne zaman o ulus-devlet kimliği saldıran gitmek, İnsanların hoşuna gitmez.Now when you go attacking that nation-state identity, people don't like it.
Sanırım Ormanda bize saldıran maskeli kişi o olmalı !I suspect she was the masked person I saw at the thorn woods!
Denizanasına saldırana saldırıyor olması beklenir.It's supposed to be attacking what's attacking the jellyfish.
‹‹Düşmanlarım kötüler gibi, Bana saldıranlar haksızlar gibi cezalandırılsın."Let my enemy be as the wicked. Let him who rises up against me be as the unrighteous.
Kurbanları çaresiz çöker, Saldıranın üstün gücü altında ezilir.The helpless are crushed. They collapse. They fall under his strength.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.My eye has also seen my enemies. My ears have heard of the wicked enemies who rise up against me.
Varsın lanet etsin onlar, sen kutsa beni, Bana saldıranlar utanacak, Ben kulunsa sevineceğim.They may curse, but you bless. When they arise, they will be shamed, but your servant shall rejoice.
Babasına saldıran, annesini kovan çocuk, Ailesinin utancı ve yüzkarasıdır.He who robs his father and drives away his mother, is a son who causes shame and brings reproach.
O gün Yeruşalime saldıran bütün ulusları yok etmeye başlayacağım.It will happen in that day, that I will seek to destroy all the nations that come against Jerusalem.
Yemin olsun soluyuşlarıyla ses çıkararak koşanlara/nefes nefese saldıranlara,I CALL TO witness the chargers, snorting, rushing to battle before the others,
Ancak, halka zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır.Blame lies on those who oppress, and terrorise the land unjustly.
O halde, azgınlık edip size saldırana, size saldırdığı şekilde ve ölçüde saldırın.Then whoever transgresses the prohibition against you, you transgress likewise against him.
Ey inananlar, sizi kuşatıp saldıran kafirlerle savaşın.O you who believe!
Ey inananlar, sizi kuşatıp saldıran kafirlerle savaşın. Sizde sertlik bulsunlar.Believers! Fight against the unbelievers who live around you; and let them find in you sternness.
Sırp savcıları Taton'a saldıranlar için azami hapis cezası isteyeceklerini belirttiler.Serbian prosecutors have indicated that they would demand maximum sentences for Taton's attackers.
Fakat karşılarında tehditler savuran ve gözyaşı gazıyla saldıran bir grup genci buldular.They were met by a group of young people who shouted threats and attacked them with tear gas.
Görgü tanıkları, Pesek'e saldıran köpekbalığının 5 metre uzunlukta olduğunu söylüyorlar.Witnesses say the shark that attacked him was 5m long.
İlk başta, araştırmacılar Pesek'e saldıran türün ne olduğundan emin değildi.At first, the researchers were not sure of the species that attacked Pesek.
Savaşın kazanılması durumunda saldıran taraf saldırdığı sanal bölgeyi ele geçirmiş sayılır.The winner of the battle takes the region where battle happened.
Durağan su da bitki saldıran su kalıplarına yöneldir.Stagnant water also favors plant-attacking water molds.
Nispeten küçük insanlara saldıran bir devliği tasvir eden poster.Poster of Attack of the 50 Foot Woman, depicting a giantess attacking comparatively tiny people.
Bir cezalıya saldıran Afrika parsı, Roma dönemi mozaiği, MS 3. yy, Tunus Arkeoloji MüzesiLeopards attacking a criminal, Roman floor mosaic, 3rd century AD, Archaeological Museum of Tunisia
Ayrıca birkaç kez Guria'ya saldıran Bezhan, saltanatının son dönemlerini IV.He also intervened in Guria on several occasions, but eventually made peace with Giorgi IV Gurieli.
Kaynaklar bazen saldıran bu insanlara 'Hunlar' derler, ancak kökenleri belirsizdir.The sources sometimes call these people 'Huns', but their origin is unclear.
Saldıran bir orta saha oyuncusu olarak oynadı.He played as an attacking midfielder.
1839'da Birinci Afgan Savaşı sırasında kaleye saldıran İngiliz-Hint birlikleri.British-Indian troops attacking the citadel during the First Afghan War, 1839.
Dolionlar, onları kendilerine sürekli saldıran Pelasg ordusu sanarlar.The Doliones thought they were Pelasgian army who constantly harassed them.
Yeisk'e saldıran liderler arasında çoğunlukla genç Nogay aristokratları olan 40 mirza ve ağa vardı.Among the leaders who attacked Yeisk were 40 mirzas and agas, mostly young Nogai aristocrats.
Saldıran taraf genellikle çatal atılan taşlardan birini almayı veya mat etmekle tehdidi amaçlar.The attacker usually aims to capture one of the forked pieces, or threaten checkmate.