saldırış ile cümle
saldırış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Dostała dawkę wirusa do nosa, zobaczmy, co się dzieje.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Elas recebem uma dose de vírus pelo nariz, vamos ver o que acontece.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Hanno assunto una dose di virus per via nasale, vediamo che succede.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Inoculamos a la persona a través de la nariz con el virus y veamos qué pasa.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.그들은 코에 바이러스 주사를 맞았습니다. 무엇이 일어나는지 보시죠.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Li se inoculează virusul pe nas, să vedem ce li se întâmplă.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.On leur fait une injection de virus dans le nez, voyons ce qui arrive.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Sie bekamen einen Schuss Viren durch die Nase. Schauen wir, was passiert.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Ze werden via de neus besmet met virussen. Laten we eens kijken wat er gebeurt.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Вирусы попадают в его организм через нос, и что же происходит?
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.Инжектират им вирус в носа, да видим какво се случва.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.הוא מקבל ריסוס של וירוס לתוך האף, ונראה מה קורה.
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.و نقلنا له جرعة من الفيروس عبر الأنف لنرى ما حصل
Burunlarından içeri virüs saldırısı oldu, neler oluyor görelim.どうなるか見てみましょう 初日:何も起こっていません
Bu Tobias, #GarissaAttack (Garissa Saldırısı) sırasında öldürüldü.Dit is Tobias, hij is een van de slachtoffers van de #GarissaAttack.
Bu Tobias, #GarissaAttack (Garissa Saldırısı) sırasında öldürüldü.Αυτός είναι ο Tobias, σκοτώθηκε στην επίθεση στη Γκαρίσα.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.그는 911 테러를 그의 제일 위대한 업적이라 생각했을 것입니다.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Có lẽ hắn nghĩ rằng 11 tháng 9 là thành công lớn nhất của hắn
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Han trodde säkert att 9/11 var hans största bedrift.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Hij dacht waarschijnlijk dat 9/11 zijn grootste verdienste was.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Il a probablement cru que le 11 septembre était son plus grand accomplissement.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.On pewnie uważał zamach z 11 września za swe największe osiągnięcie.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Pravděpodobně si myslel, že 9/11 byl jeho největší úspěch.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Probabil credea că 9/11 a fost cea mai mare realizare.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Probabilmente era convinto che l'11 settembre fosse stato il suo trionfo.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Quizá él creyó que el 11-S fue su mayor logro.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Vermutlich dachte er, dass der 11. September sein größter Erfolg war.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Αυτός πιθανώς θεωρούσε την 11η Σεπτεμβρίου το μεγαλύτερό του επίτευγμα.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Возможно, он считал 11 сентября своим величайшим достижением.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.Може би той си е мислил, че 11-ти септември е най-голямата му победа.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.הוא ודאי חשב שה-11.9 היה הישגו הגדול ביותר.
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.ربما اعتقد أن 9/11 كانت أعظم إنجاز
Büyük ihtimalle 11 Eylül saldırısı kendisi için muazzam bir başarıydı.実際 彼の最後の始まりだったのです
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.이것은 효소에 의해 공격을 받습니다.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.La goccia viene attaccata dagli enzimi.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.là một giọt dầu olive, và giọt dầu này bị tấn công bởi enzim.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.זהו עיכול של שומן.
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.ويتم الهجوم على زيت الزيتون بواسطة الانزيمات
Bu zeytinyağı damlası enzimlerin saldırısına uğruyor.これは生体外試験です
Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor. Beklenmeyen bir füze saldırısı olabilir.Pode ser um ataque de surpresa com mísseis!
Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor. Beklenmeyen bir füze saldırısı olabilir.¡Quizá sea un ataque sorpresa!
Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor. Beklenmeyen bir füze saldırısı olabilir.Rakétatámadás!
Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor. Beklenmeyen bir füze saldırısı olabilir.- Si dirigono verso la costa Atlantica.
Çok sayıda iz, hızla Atlantik kıyılarına yaklaşıyor. Beklenmeyen bir füze saldırısı olabilir.To może być atak rakietowy.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Bunyi-bunyi dahsyat memekakkan telinganya; di saat yang aman perampok datang menyerangnya
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.félelem hangja [cseng] az õ füleiben; a békesség [ide]jén tör rá a pusztító!
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Głos straszliwy brzmi w uszach jego, że czasu pokoju pustoszący przypadnie nań.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Groze glas mu doni po ušesih; ko je mir, prihruje naj pogubnik;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Hlas strachov zavznieva v jeho ušiach; v čas pokoja prijde na neho zhubca.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Kauhun äänet kuuluvat hänen korvissansa, keskellä rauhaakin hänet yllättää hävittäjä.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.그 귀에는 놀라운 소리가 들리고 그 형통할 때에 멸망시키는 자가 그에게 임하리니
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.La voix de la terreur retentit à ses oreilles; Au sein de la paix, le dévastateur va fondre sur lui;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.O sonido de terrores está nos seus ouvidos; na prosperidade lhe sobrevém o assolador.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Rædselslyde fylder hans Ører, midt under Fred er Hærgeren over ham;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Redselstoner lyder i hans ører; midt i freden kommer ødeleggeren over ham.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Skräckröster ljuda i hans öron; när han är som tryggast, kommer förhärjaren över honom.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người ; Ðương chừng lợi đặt , bẻ phá_hoại sẽ xông vào người .
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người; Ðương chừng lợi đặt, bẻ phá hoại sẽ xông vào người.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ţipete de spaimă răsună la urechile lui: În mijlocul fericirii lui, pustiitorul se va arunca asupra lui.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Voces de espanto resuenan en sus oídos; y aun en la paz vendrá su destructor