salata ile cümle

salata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeوسلطة سيزر وموسيقى حية بالإضافى إلى خدمة التصوير
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeこれでいい?
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Ad nekünk egy követ, és most megint uborkát kap.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Daje nam teraz kamień i dostaje, znowu, ogórka.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Da nam kamen in zopet dobi kumarico.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Dá-nos uma pedra, então, e recebe, outra vez, pepino.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.De andere aap ziet dat. Ze geeft ons een steentje, en krijgt weer komkommer.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Dia memberikan batu kepada kami sekarang, kembali, mendapat mentimun.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Hon ger oss nu en sten, får återigen gurka.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Hun giver os stenen nu, får, igen, agurk.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Il nous donne maintenant un caillou, il obtient à nouveau du concombre.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Jetzt gibt sie uns ein Steinchen, und bekommt wieder Gurke.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.이제 우리에게 돌맹이를 하나 주고 그 댓가로 또 오이를 받죠.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Ne dă o piatră acum, primește din nou castravete.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Nó đưa cho chúng tôi viên đá. nhận được, lại một lần nữa, dưa leo
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Nos da una piedra ahora, obtiene, nuevamente pepino.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Nyt se antaa kiven ja saa taas kurkkua.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Ora ci dà un sasso e, di nuovo, ecco il cetriolo.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Podá nám nyní kámen a znovu dostane okurku.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Teraz nám dá kamienok, dostane znova uhorku.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Μας δίνει τώρα μία πέτρα, και ξαναπαίρνει ένα κομμάτι αγγούρι.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Вона дає нам камінець і знову дістає огірок.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Она даёт нам камушек и снова получает огурец.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.Сега тя ни дава камък и отново получава краставица.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.עכשיו היא נותנת לנו אבן, ומקבלת, שוב, מלפפון.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.تعطينا صخرة الآن، وتحصل مجددا على خيار.
Şimdi bize bir taş veriyor, yine salatalık alıyor.すると また キュウリ (笑)
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Con cái Si-ôn bị bỏ lại như lều vườn nho, như chòi ruộng dưa, như thành bị vây.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Con_cái Si-ôn bị bỏ lại như lều vườn nho , như chòi ruộng dưa , như thành bị vây .
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.E a filha de Sião é deixada como a cabana na vinha, como a choupana no pepinal, como cidade sitiada.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.És úgy maradt a Sion leánya, mint kunyhó a szõlõben, mint kaliba az ugorkaföldön, mint megostromlott város.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.In hči sionska je ostala zapuščena kakor koča v vinogradu, kakor hišica na kumarišču, kakor oblegano mesto.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.I została córka Syoóska jako chłodnik na winnicy, jako budka w ogrodzie ogórczanym, i jako miasto zburzone.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.I zůstala dcera Sionská jako boudka na vinici, jako chaloupka v zahradě tykevné, a jako město zkažené.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış."딸 시온은 포도원의 망대 같이, 원두밭의 상직막 같이, 에워싸인 성읍같이 겨우 남았도다"
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.kým dcéra Siona pozostala jako búdka vo vinici a jako nočný úchylok na uhorkovom poli, jako obľahnuté mesto.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.La hija de Sion ha quedado como una cabaña en una viña, como una choza en un melonar, como una ciudad sitiada
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Zions Datter er levnet som en Hytte i en Vingård, et Vagtskur i en Græskarmark en omringet By.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.И осталась дщерь Сиона, как шатер в винограднике, как шалаш в огороде, как осажденный город.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.И сионовата дъщеря е оставена като колиба в лозе, Като пъдарница в градина с краставици, Като обсаден град.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.ונותרה בת ציון כסכה בכרם כמלונה במקשה כעיר נצורה׃
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.فبقيت ابنة صهيون كمظلة في كرم كخيمة في مقثأة كمدينة محاصرة.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.僅 存 錫 安 城 、 〔 城 原 文 作 女 子 〕 好 像 葡 萄 園 的 草 棚 、 瓜 田 的 茅 屋 、 被 圍 困 的 城 邑
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.僅存錫 安城 、 〔 城 原文 作 女子 〕 好像 葡萄園 的 草棚 、 瓜田 的 茅屋 、 被 圍困 的 城邑
Soldaki maymun salatalığı alan.A baloldali a majom, aki uborkát kap.
Soldaki maymun salatalığı alan.Cea din stânga e maimuța care primește castravete.
Soldaki maymun salatalığı alan.Con khỉ bên trái là con nhận được dưa leo
Soldaki maymun salatalığı alan.De linkeraap is degene die komkommer krijgt.
Soldaki maymun salatalığı alan.Den till vänster är apan som får gurka.
Soldaki maymun salatalığı alan.Den til venstre er aben der får agurk.
Soldaki maymun salatalığı alan.Der Affe links ist der mit der Gurke als Belohnung.
Soldaki maymun salatalığı alan.El de la izquierda es el mono que obtiene pepino.
Soldaki maymun salatalığı alan.왼쪽에 있는 원숭이는 오이를 받고,
Soldaki maymun salatalığı alan.Le singe sur la gauche est celui qui reçoit du concombre.
Soldaki maymun salatalığı alan.Małpka z lewej strony dostaje ogórka.
Soldaki maymun salatalığı alan.Monyet yang di kiri adalah monyet yang mendapat mentimun.
Soldaki maymun salatalığı alan.Opica naľavo dostane uhorku.
Soldaki maymun salatalığı alan.Opica na levi bo dobila kumarico.
Soldaki maymun salatalığı alan.O que está à esquerda é o macaco que recebe o pepino.
Soldaki maymun salatalığı alan. Sağdaki de üzümü alan.La scimmia a sinistra riceve il cetriolo, quella a destra riceve l'uva.

İlgili Sayfalar