Annemse biraz daha ileri götürerek ona "salak kutusu" diye hitap ediyor.My mother, growing up, she called it the "idiot box."
'Salatalık-kare bir sayı olması gerekir!' Alice düşündüm.'What a number of cucumber-frames there must be!' thought Alice.
Bunu iyi bir iş olarak görüyorlar. McDonald's'ta gördüğünüz salatalar çalışmamızdan geldiDel Monte, and they're finding that it's good business.
-- yakında Asya Salatası'nı menülerine ekleyecekler.The salads that you see at McDonald's came from the work -- they're going to have an Asian salad.
- Salak salak dolaşmayı bırak.- Stop fooling around.
Çabuk hazırla şu salatayı.Hurry up for that salad.
Diğer yaratıklar kahkahalar attılar ve 'Salak!' dediler.The other creatures laughed out loud and said: 'Fool!'
Lisbeth Salander, ejderha dövmeli kız, ailesinden ayrılıp bir süre hastanede yaşamıştı.Lisbeth Salander, the girl with the dragon tattoo, was fostered and institutionalized;
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.I thought Wood was the dumb one.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Now we would be able to make use of all that waste brine.
Yanlış ortak fonu seçmek istemezsiniz, ya da hatta yanlış salata sosunu.You don't want to pick the wrong mutual fund, or the wrong salad dressing. So that's one effect.
Aslında erişteden daha fazla, salatalık turşusu yemek istiyorum.Better than noodles, I wanted to eat the seasoned cucumber.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, what should I do? There's no seasoned cucumber left.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.I made a new batch of stuffed cucumber.
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, what a deal of brine
Bunu yazan kişi salaktır. [kahkaha]Whoever wrote this remark is an idiot [laughter].
Ağaçlar bu sulara kök salabiliyor.The trees can put their roots into it.
Dar Es Salaam'da liderler arasındaymış.She was in the leadership in Dar es Salaam.
Bir halka, bir kaç hurma, bir salatalık...A doughnut, a few dates, a cucumber...
Bu, yıllar önce çok yakın civarımıza korku salan adamdır. Santa Cruz boğazlayıcısı olarak bilinirdi.This is a man who terrorized the very vicinity we're in many years ago.
Ya da menekşelere parfüm dökmek... sadece salaklık..." ya da buna benzer bir şey işte....To throw perfume on the violet... is just fucking silly" Or something like that.
Fakülte beni fahri salak yapmalıydı.The faculty should have made me honorary idiot.
Onun hoşuna gidecek ve sen bir salaksın.He'll be very pleased, and you're stupid.
Salak bir isim değil mi?Silly name, isn't it?
Bu da salak.It's silly too.
Salaam.(Hindu dili)Salaam.
Önce salatayı, sonra ana yemeği yiyeceğiz.We'll have salad first, then our main course.
Salatalık turşusu o .That's stuffed cucumber kimchi.
Sezar salatası ... canlı müzik eşliğindeCaesar salad as well as live music and picture service.
Mevlam ona sürekli salat ve selam olsunMawlaya salli wa sallim da'iman abadan (My Lord send Your peace and blessings always and forever)
Rabbim ona salat olsunYa Rabbee salli 'aleeh (My Lord send Your peace upon him)
Allahın salavatı ona olsunSalawatu Allahi 'aleeh (May Allah's salutations be upon him)
Eğer yoluma çıkarsan, kurdumu üstüne salarım.I'll stick my direwolf on you, if you get in my way.
Bu yüzden bu salak saç kesimim var. Ve çok fazla auto-tune kullanıyorum.That's why I have this dumb hairdo and why I use way too much auto-tune
Ve her zaman ne kadar salak olduğumu söylüyorsunuz.And acting like I'm stupid all the time.
"Nasıl oluyor da insanlar bu kadar salak olup, yine de hayatta kalabiliyorlar?" (Gülüşmeler)"How can people be so dumb, and yet live?" (Laughter)
Yani, burada salak insanların çalıştığını mı söylüyorum?Now, am I saying that there are dumb people working here?
Ama söylediğim kültürün insanları salaklaştırdığı.But I'm saying the culture makes people dumb.
Bunlar salata büfesi başında bazı çocuklarım.These are some of my kids with a salad bar.
Bütün okullarımıza salata büfeleri koydum.I put salad bars in all of our schools when I got there.
Felice, ne kadar salak olduğumu sanıyorsun?Felice, how stupid do you think I am?
Salak Oh Ha Ni!Oh Ha Ni dummy!
Salakça şeyler söylersen... ..."Her zaman yanık tahta kokusunu sevmişimdir." gibi...If you say something corny like, "I've always liked the smell of burning wood," if you even try...
Çok salakça!How corny.
- Salamun aleyküm.He'll stay here. Don't push his buttons.
O bir salak.He's an idiot.
Benim şişem burada. -Küçük salatalıklardan da var mı?I've got a bottle.
Benim hayatım onun gibi salak bir kız yüzünden mahvoldu.My life in the dumps, because of a stupid girl like her,
Belki yardýmcý olursun - Çiđnememiţ bile salakWoman: Real mature.
Burda bu salaklarla kalmana gerek yok.You know, now that you're not hanging out with old hair extensions... I thought maybe we could...
Sen de sensin, salak herifNeither are you, dumb ass.
Ah-Salam Alaikum.Ah-Salam Alaikum.
Usted "Ve, Una prensa de la sala de operaciones ", dice usted. !Usted "Ve, Una prensa de la sala de operaciones ", dice usted. !
O Oh Ha Ni.. Okadar salak ve budala.That Oh Ha Ni, so stupid and dumb.
Öte yandan, erkek salakların sayısı da çok daha fazla.And there's also many more male idiots in the world.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Now that's not the only reason that we think this person is an idiot.
Ton balıklı salatalı sandviçler varmış ve yumurta salatalı sandviçler, ve somon salatalı sandviçler.There was tuna salad sandwiches and egg salad sandwiches and salmon salad sandwiches.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.So imagine a restaurant where we can have, like, Lady Gaga salads as starters.
Daha sıcak bir okyanus CO2 salar; aynen sıcak bir Coca-Cola gibi.A warmer ocean releases CO2, just as a warm Coca-Cola does.
Bu aslında bir salamanderin fotoğrafı.This is actually a picture of a salamander.