Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Bedauerlicherweise ist es egal, ob ein dummes Mädchen ein dickes Fell hat oder nicht ... sie widern mich an.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Đáng tiếc là cho dù các cô gái ngu ngốc có dày mặt hay không ... Họ làm tôi chán ghét
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Fortydelsesvis foragter jeg piger der er dumme uanset om de er tykhovedet... De væmmer mig
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.In ogni caso, che le ragazze stupide siano irresponsabili, o no... Mi disgustano.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.유감스럽게도 난 머리 없는 여자도, 비위 좋은 여자도 질색이야.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Malheureusement, que les filles stupides aient la tête dure ou pas... Elles me dégoutent.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Nanešťastie opovrhujem dievčatami, ktoré sú hlúpe alebo majú hrošiu kožu.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Naneštěstí opovrhuji dívkami, které jsou hloupé nebo mají hroší kůži. Jsou nechutné.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Prawdę mówiąc to nie jest ważne czy udajesz głupią czy nie... To jest obrzydliwe
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Regretabil sau nu chiar daca fetele proaste sunt si nesimtite sau nu.. Ma dizgusta.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Sajnálatosan, akár érdektelenek, akár buták a lányok,... az igazság az, hogy elborzasztanak.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Tyvär även om dumma tjejer är tjock hudade elller inte... Dom äcklar mig.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Valitettavasti minä halveksin tyttöjä, jotka ovat tyhmiä.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Ήτε είναι χαζά κορίτσια ή παχύδερμα ή όχι... Με αηδιάζουν.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.За съжеление, аз презирам глупави и дебелокожи момичета. Отвръщават ме.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.К сожалению, глупые девочкм вызывают у меня презрение, а ещё и толстокожие... Они вызывают у меня отвращение.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar...למרבה הצער אני מתעב בנות טיפשות או בעלות עור פיל .הן דוחות אותי
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.للإسف سواء كانت الفتيات الغبيات سميكة البشرة , أو لا ...ـ هم يشعرونني بالاشمئزاز
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.大嫌いだ <i>ペク・スンジョ
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ach, co zrobić? Nie ma już więcej doprawianych ogórków.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, Apa yang harus kulakukan? Tidak ada asinan timun yang tersisa.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, ce pot sa fac? Nu mai avem castravete asezonat.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, che posso fare? Non è rimasto più nessun cetriolo condito.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, làm thế nào bây giờ? Món đó đã hết rồi
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, que devrais-je faire ? Il n'y a plus de concombre assaisonné.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, vad ska jag göra? Det finns ingen inlagd gurka kvar.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, was soll ich machen? Es sind keine gewürzten Gurken übrig.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Ah, Wat nu? De gekruide komkommer is op.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..우짜지? 오이소박이 다 떨어졌다
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..Αχ, τι να κάνω; Δεν έχει μείνει καθόλου αγγούρι με καρυκεύματα.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..А, что же делать! Огурчиков больше нет.
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..ماذا يجب ان افعل؟ لم يتبقى أي خيار متبل
Malesef elimizde hiç salatalık turşusu kalmadı..え~?ホントウですか?はぁ~
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Aku ingin nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Ich hätte gerne Pilze und Lotus Blätter über den Reis,Kohlsalat und Omija Tee.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Ik wil graag champignons en lotus bladeren met rijst, kool salade , en omija thee.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Jag skulle vilja ha svamp ock lotus blad över ris, vitkåls sallas, och omija te.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Poproszę ryż z grzybami i płatkami lotosu, sałatkę z kapusty i herbatę omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Tôi muốn gọi cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija...
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Vorrei dei funghi e del riso con sopra delle foglie di loto, l'insalata di cavolo e del tè omija.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Θα ήθελα μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο, και τσάι όμιτζα.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.Я буду грибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.أريد مشروم ولوتس فوق الارز وسلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar, çok pişmiş nilüferli pilav, lahana salatası ve onija çayı istiyorum.私は鮑粥に緑茶
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Champignons en lotus bladeren met rijst, kool salade, en omija thee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ciuperci si frunze de lotus peste orez, salata de varza si ceai de omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Cơm rang nấm và ngó sen, sa lát bắp cải và trà Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Des champignons et des feuilles de lotus avec du riz, de la laitue et du thé Omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Funghi e riso con foglie di loto sopra, insalata di cavolo e tè omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Nasi berlauk jamur dan daun lotus, salad kol dan teh omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Pilze und Lotus Blätter auf den Reis,Kohl gesalzt und Omija Tee.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ryż z grzybami i liśćmi lotosu, sałatka z kapusty, i herbata omija.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Svamp coh lotus blad över ris, vitkåls sallad och omija te
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Μανιτάρια και ρύζι με φύλλα λωτού από πάνω, σαλάτα λάχανο και τσάι όμιτζα.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.Ггрибы, рис в листьях лотоса, капустный салат и чай с лимонником.
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.مشروم ولوتس فوق الارز..سلطه ملفوف وشاي اوميجا
Mantar ve nilüferli çok pişmiş pilav, lahana salatası ve omija çayı.グリルチキンに緑茶 トッポッキと野菜を
McDonald's'ta gördüğünüz salatalar çalışmamızdan geldiCác món salad bạn thấy ở các cửa hàng của McDonald
McDonald's'ta gördüğünüz salatalar çalışmamızdan geldiDie Salate bei McDonalds stammen aus dieser Arbeit.
McDonald's'ta gördüğünüz salatalar çalışmamızdan geldi맥도널드의 샐러드가 그 결과입니다.