Hatta Beyaz Saray bile. İki yıl önce burada konuşan İçişleri Bakanı Ken Salazar,حتى في البيت الأبيض قبل اسبوعين قام وزير الداخلية كين سلازار الذي عمل خطاب هنا قبل عامان
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.Azt jelenti, ha elérek az életem végére, nem fordulhat hozzám az univerzum, hogy "Mit csináltál, te idióta?
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.Isso significa que, no fim da minha vida, Universo não pode dizer-me:
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.이것은 제가 제 삶의 마지막에서, 우주가 저에게 "여태까지 뭐했었니, 멍청아? 그게 아니잖아"
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.Oznacza to, że gdy moje życie dobiegnie końca, wszechświat nie może się mnie spytać: "Co porabiałeś, idioto?
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.Significa que si llego al final de mi vida, el universo no podrá venir y decirme: "¿qué has hecho, idiota?
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.Це значить, що якщо я помру, всесвіт не подивиться на мене і не скаже: "Що ти робив, ідіот?
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.זה אומר שאם אגיע לסוף חיי, היקום לא יוכל לפנות אלי ולומר, "מה עשית כל חייך, אידיוט?
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.بمعنى إن وصلت آخر حياتي، لن يخاطبني الكون قائلا، "ما الذي كنت تفعله، أيها الأبله؟
Hayatımın sonuna geldiğimde, evren beni durdurup "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak?" diye soramaz.宇宙はこんなことは言いません「お馬鹿さん 何してるんだい?的外れだよ」
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Không, không phải là quan hệ tình dục, ngớ ngẩn.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Neen, niet de sex, onnozelaar.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Ne glede seksa, neumnica.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Ne ten sex, hlupáèku.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.No, no hablo del sexo, tonta.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Nu, nu sexul, prostuţo.
Hayır, seksten bahsetmiyorum, salak.Δεν μιλάω για το σεξ.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Eu pensava que o Wood é que era o burro...
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Ich dachte Wood wäre der Dumme.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Je pensais que c'était Wood le crétin.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Pensavo che fosse Wood quello tonto.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Νόμιζα ότι ο Γουντ ήταν ο χαζός.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.Я знал. О, боже. А я думал у вас Вуд тупой.
Hep salak olanın Wood olduğunu düşünürdüm.やっとわかったのかネルソン
"Hey, Salak!" ve "Hey, Spastik!""Kje si tele," ali "Kje si budala."
"Hey, Salak!" ve "Hey, Spastik!""Ó estúpido", "Ó deficiente".
"Hey, Salak!" ve "Hey, Spastik!""Хей, глупако" "Хей spaz".
"Hey, Salak!" ve "Hey, Spastik!""Эй, тупица", "Эй, придурок".
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Ingen kunne huske det dumme kundenummer.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Không ai nhớ số lượng khách hàng ngu ngốc.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.누구도 그 바보같은 고객 번호를 기억하지 않았죠
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Kukaan ei muistanut sitä halvatun asiakasnumeroa.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Niemand herinnerde zich het stomme klantennummer.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Niemand konnte sich an die dumme Kundennummer erinnern.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Nikdo si nepamatoval číslo zakázky.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Nikt nie pamiętał numeru klienta.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Tak seorang pun mengingat nomer pelanggan bodoh itu.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Κανείς δεν θυμόταν τον ηλίθιο αριθμό του πελάτη.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.Никто не вспомнил глупый номер клиента.
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.אף אחד לא זכר .את מספר הלקוח המטופש
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.لا أحد يتذكر الرقم الغبي للزبون
Hiçbirimiz şu salak müşteri numarasını hatırlamıyorduk.電話じゃ何も言わない
In Salah NorthIn Salah North
Isak en iyiniz. Ve sen en kaba, en iğrenç, en salak, en aptal olanısın.Du är elakast, odrägligast, dummast, fånigast, löjligast, stroppigast!
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJešua Maria, aké množstvo soľného roztoku
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, apa yang banyak dari air garam
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, ceea ce o afacere de saramură
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, che un affare di salamoia
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, co za dużo solanki
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, hvad en del af saltlage
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, jaké množství solného roztoku
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, kaj veliko slanice
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, lo que un acuerdo de salmuera
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, milyen sok sós
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, mitä paljon suolavedessä
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, một thỏa thuận của ngâm nước muối
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, o que um negócio de salmoura
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, vad en del av saltlake
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJesu Maria, wat een deel van de pekel
Isa Maria, salamura, ne bir anlaşmaJésus Maria, quelle bonne affaire de la saumure