Ana içeriğe geç
Sözlük

sal ile cümle

sal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yönetim kurulu teklifi önümüzdeki salı günü tartışacak.The board of directors is going to discuss the proposal next Tuesday.
Bekleme salonunuz var mı?Do you have any standing room?
Domates salatasını buzdolabına koy.Put the tomato salad in the refrigerator.
Kolunu ileri geri salla.Swing your arm back and forth.
Bir güzellik salonunda hoş ve mutlu bir zaman geçirmeye ne dersin?How about spending an elegant and blissful time at a beauty salon?
Çitin üzerinde bacağımı salladım.I swung my leg over the fence.
Onlar ilk yarıda saldırıya geçti.They went on the offensive in the first half.
Onun mükemmel bir salıncağı var.He has a perfect swing.
O, polise bağırdı ve bir bıçak sallayarak tehdit etti.She shouted and threatened a policeman by brandishing a knife.
Gelecek pazartesi ve salı art arda tatil.Next Monday and Tuesday are consecutive holidays.
Amerika'nın radyoaktif atıkları terör saldırılarının hedefi olabilir.America's radioactive waste may be targeted in terrorist attacks.
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.Just as we were leaving the exam room the doctor waved his hand saying, 'bye-bye'.
Bu salon iki bin kişiyi alacak.This hall will hold two thousand people.
Bu salon iki bin kişi alabilir.This hall holds two thousand people.
Salı kesinlikle soğuktu.Tuesday was certainly cold.
Küçük çatal salata için ve büyük olan ana yemek içindir.The small fork is for your salad, and the large one is for the main course.
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.“The Satanic Verses” by Salman Rushdie is a real masterpiece of modern literature.
Niyetimiz ona saldırmak değildi.We didn't intend to attack him.
Elimi salla.Shake my hand.
Ne salağım!What an idiot I am!
Chris kılıcını salladı!Chris swung his sword!
Lütfen ceketinizi giriş salonunda asın.Please hang your coat in the anteroom.
Bu bir salon.It is a lounge.
Sen bir salaksın.You're an idiot.
Bebeği dizimde salladım.I rocked the baby on my knee.
Ne uzun bir salatalık!What a long cucumber!
O derhal cumhuriyette bir sonraki saldırıya başladı.He immediately started the next attack on the republic.
O oldukça salak.She's rather clueless.
Sihirbaz sihirli değneğini salladı ve ince havada kayboldu.The wizard waved his magic wand and disappeared into thin air.
O bana salona kadar yol gösterdi.He ushered me to the hall.
Cenevre Üniversitesi Kütüphanesi'nin iyi bir okuma salonu vardır.The Geneva University Library has a good reading room.
Bob salyangoz yedi,sonra kustu.Bob ate the snail, then vomited.
Bir eşek arısı sürüsü çocuklara saldırdı.A swarm of hornets attacked the children.
Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.Everyone has the right to freedom of peaceful assembly and association.
Salı günü vaktin var mı?Do you have time on Tuesday?
Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.Real men go to the gym to pump iron, not to do aerobics.
Asit, metale saldırır.Acid attacks metal.
Salondaki soğuk hariç konser iyiydi.Save for the cold in the hall, the gig was good.
Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?Is aggression natural, or is it learned?
Çocuğun saldırganlığı problemler yaratıyordu.The boy's aggression is making problems.
Korku köpeklerde saldırganlığa neden olur.Fear causes aggression in dogs.
Onlar sandviç, salata istiyor, ve meyve suyu da.They'd like sandwiches, salad, and juice, also.
Dün gece bir işçiye bir saldırı oldu.There was an attack on a worker last night.
Saldırı videoda gösterildi.The attack was shown on video.
Askerler saldırısına başladı.The soldiers started their attack.
Rehber salın ön sağında oturdu.The guide sat at the front right of the raft.
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.When the judge speaks, everyone in the courtroom listens.
Adalet mahkeme salonunda bulunur.Justice is found in a courtroom.
Onlar bir salata yapıyorlar.They are making a salad.
Öfkeli kalabalık binaya saldırdı.The angry mob attacked the building.
Kadınlara karşı tavrın saldırgan.Your attitude towards women is offensive.
Saldırıda birkaç asker yaralandı.Several soldiers were injured in the offensive.
Saldırı planları gizliydi.The plans for the offensive were secret.
Polis bazı uyuşturucu satıcılarına karşı saldırı düzenledi.The police conducted an offensive against some drug dealers.
Yeni konser salonu, yüksek, modern bir yapıdır.The new concert hall is a tall, modern, structure.
Teröristler 2001 yılında New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırdı.Terrorists attacked the World Trade Center in New York City in 2001.
Biz sinema salonunda filmin başlamasını bekledik.We waited in the movie theater for the film to start.
Jonas Salk 1952 yılında çocuk felci aşısını geliştirdi.Jonas Salk developed the polio vaccine in 1952.
Amerika Birleşik Devletlerinde bir el sallama "güle güle" anlamına gelir.In the United States, a wave means "good bye."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod