Salatalık turşusu ile sarı pirinç yemeyi severim.I like to eat yellow rice with cucumber pickles.
Tom açıkça saldırgandı.Tom was clearly the aggressor.
Tom başını bir kez daha salladı.Tom shook his head once again.
Tom kafasını salladı ve gülümsedi.Tom shook his head and smiled.
Bu başarılı bir saldırıydı.This was a successful attack.
Onlar bana arkadan saldırdılar.They attacked me from behind.
Tom bir saldırı planı hazırladı.Tom laid out a plan of attack.
Tom da saldırıya tanık oldu.Tom also witnessed the attack.
Tom saldırı ile suçlandı.Tom was charged with assault.
Saldırgan kolayca kaçtı.The attacker escaped easily.
Soygun amaçlı birçok saldırı bildirilmiyor.Many muggings go unreported.
Onu sadece saldırgan buldum.I just found that offensive.
Bir kız bu gece saldırıya uğradı.A girl was attacked tonight.
Saldırıların ardındaki kimdi?Who was behind the attacks?
Tom her zaman saldırılar planlar.Tom always plans the attacks.
Onlar saldırgan davranıyorlardı.They were being aggressive.
Tren aniden sallandı.The train suddenly lurched.
Böyle bir saldırı mümkün mü?Is such an attack possible?
Kendimi salak kabul ediyorum.I consider myself an idiot.
Saldırıya tanık oldun mu?Did you witness the attack?
Neden bize saldırdılar?Why have they attacked us?
Onlar bana neden saldırıyorlar?Why are they attacking me?
Tom'un saldırganlık sorunları vardı.Tom had aggression issues.
Saldırı yoktu.There was no aggression.
Tom saldırıdan sağ kurtuldu.Tom survived the attack.
Saldırı engellendi.The attack was foiled.
Patates salatası yapmayı düşünüyordum.I was thinking of making a potato salad.
Onlara saldıramayız.We can't attack them.
Tom saldırmaya karar verdi.Tom decided to attack.
Tom saldırgandı.Tom was the attacker.
Tom tabağına biraz salata koydu.Tom put some salad on his plate.
Tom eve sağ salim vardı.Tom made it home OK.
Tom saldırganca davranır.Tom comes on strong.
Ona saldırdım.I lunged for it.
Tom sallandı.Tom was shaken.
Patates salatası yapabiliriz.We could make potato salad.
Bu salata çok iyi.This salad is so good.
Bir salata hazırlayabiliriz.We could make a salad.
Bu salata gerçekten iyi.This salad is really good.
Biraz patates salatası yapmayı düşünüyordum.I was thinking of making some potato salad.
Salata esrar içeriyordu ve sonra yeni işini sevdiğini fark etti.The salad contained marijuana and then he realized he loved his new job.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Tom, Mary'nin salatasını beğenmedi.Tom didn't like Mary's salad.
Salatadan hoşlandın mı?Did you enjoy the salad?
Bu saldırıdan kim yararlanır?Who benefits from this attack?
Ciğer salamlı sandviç yiyemiyorum.I can't eat liverwurst sandwiches.
O sadece salatalar yer.She only eats salads.
Tom sağlıklı bir salata hazırladı.Tom made a healthy salad.
Tüm çevre kasabalardan insanlar lâhana salatası almak için Mary'nin çiftliğine gitti.People from all the surrounding towns traveled to Mary's farm to buy her coleslaw.
Tom bir saldırgan tarafından öldürüldü.Tom was killed by an intruder.
Tekneyi sallamak istemiyorum.I don't plan on rocking the boat.
Tom spor salonunda olabilir.Tom could be in the gymnasium.
Onu son derece saldırgan buldum.I found that extremely offensive.
Tom gördüğü herkese el salladı.Tom waved to everyone he saw.
Saldırı altındayız millet!We're under attack, guys!
Birisi e-posta hesabınıza saldırırsa nasıl hissedersiniz?How would you feel if someone hacked into your email account?
Beni böyle bir salak gibi hissettirdi.He made me feel like such an idiot.
El salladım.I waved.
Başımı sallayıp onay verdim.I nodded OK.
Güney Amerika timsahı çok saldırgan bir hayvandır.The caiman is a very aggressive animal.