Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.The very thought of eating snails makes me feel sick.
Lütfen salata için tavuğu doğra.Please chop the chicken for the salad.
Şirket bu saldırıları nasıl geçiştireceğini hemen bilmedi.The company did not immediately know how to ward off these attacks.
Kapa çeneni, salak!Shut up, dumbass!
Mary ızgara tavuk salatası yedi.Mary ate a grilled chicken salad.
Siz salaklar kaybetmeyi hak ediyorsunuz.You idiots deserve to lose.
Dünya yabancı işgalciler tarafından saldırı altında.The Earth is under attack by alien invaders.
Ne uzun bir salatalık.What a long cucumber.
Onlar tırmanma spor salonunda oynadı.They played in the climbing gym.
Salgın konusunda gereksiz yere endişeli olmak için hiçbir sebep yoktur.There is no reason to be unnecessarily worried about the outbreak.
Tom bazen biraz saldırgandır.Tom is sometimes a little pushy.
Biz saldırgan olacağız.We're going to be aggressive.
Amerika aşırı dozda bir ilaç salgınının ortasında.America is in the midst of a drug overdose epidemic.
Aniden ayağa kalktı ve salondan ayrıldı.Suddenly he stood up and left the hall.
Bazı insanlar bir spor salonuna gitmeden bile formunda kalırlar.Some people stay trim even without going to a gym.
Saldırı tüm bu gereksiz hakaretler tarafından kışkırtıldı.The aggression was provoked by all those gratuitous insults.
Tom'un saldırgan tarzını seviyorum.I like Tom's aggressive style.
Bir insan fikirlere kendi silahlarıyla saldırmalı: Fikirlere bir tüfekle ateş etmezsin.One should attack ideas with their own weapons: You do not shoot at ideas with a rifle.
Her kapının sal olarak kullanılabilecek çıkarılabilir bir slaytı vardır.Each door has a detachable slide that can be used as a raft.
Geçen Salı günü ben ABD'yi ziyaret ettim.Last Tuesday I visited the United States.
Ben sadece eve sağ salim gitmek istiyorum.I just want to get home safe and sound.
Pazartesiden salıya kadar orada olacağım.I'm going to be there from Monday to Thursday.
Belki sen sadece bir salaksın.Maybe you're just an idiot.
Bekleme salonunda bir sürü insan var.There are a lot of people in the waiting room.
Tüm ev sallanıyordu.The whole house was shaking.
Tom hiç saldırgan değil.Tom isn't aggressive at all.
Ben serveti hak etmeyen bir salak ve bir geri zekalıyım.I am a jerk and a moron who does not deserve fortune.
Mary Tom'a saldırdı.Mary attacked Tom.
Domatesleri dilimle ve onları salataya koy.Slice up the tomatoes and put them in the salad.
Saldırganın neye benzediğini hatırlıyor musun?Do you remember what the attacker looked like?
Tom sağ salimdi.Tom was unharmed.
Tekrar saldıralım.Let's attack again.
Saldırgan olalım.Let's be aggressive.
Önümüzdeki 4 ila 6 hafta, büyük Ebola salgınını kontrol etmekte çok önemlidir.The next four to six weeks are crucial in controlling the massive Ebola outbreak.
Ben biraz saldırganım.I'm kind of aggressive.
Tom bir köpek balığı saldırısında bacağını kaybetti.Tom lost his leg in a shark attack.
Bana spor salonuna giden yolu gösterebilir misin?Can you show me the way to the gym?
Hayvanları kafeslerinden sal.Release the animals from the cages.
Düşündüğümden daha salaksın.You are more stupid than I thought.
Salatalık acı mı? O zaman onu at!The cucumber is bitter? Then throw it away!
Bu kampanya yeni Zika virüs salgınlarını önleyemez.This campaign cannot forestall new Zika virus outbreaks.
Waldorf salatası on dokuzuncu yüzyıldan bir Amerikan buluşudur.Waldorf salad is an American invention from the nineteenth century.
Sanırım daha saldırgan olman gerekiyor.I think you need to be more aggressive.
"Sen şimdi bir film yıldızı mısın?" "Hayır, salak.""Are you a movie star now?" "No, silly."
Ben hiç kimseye saldırmadım.I've never attacked anyone.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.Tom waved his arms to get Mary's attention.
O, onun dikkatini çekme umuduyla kollarını salladı.She waved her arms in hopes of getting his attention.
Onlar parktaki salıncaklarda oynamayı seviyorlar.They like to play on the swings in the park.
Çocuklarım evimin yanındaki parkta salıncaklarda oynamayı seviyor.My children like to play on the swings in the park near my house.
Tom saldırıda yaralanmadı.Tom wasn't hurt in the attack.
Mümkünse bir salı günü gel.Come one Tuesday, if possible.
Fas'a sağ salim vardığını duyunca rahatladım.I'm relieved to hear that you arrived safe and sound in Morocco.
O, konuşmasını yapmadan hemen önce kalabalığa el salladı.He waved to the crowd immediately before he delivered his speech.
Tom'un odası salonun sonunda, sağda,Tom's room is at the end of the hall, on the right.
Birisi bana saldırdı.Somebody attacked me.
Dev salyangozlar Florida'yı istila ettiler.Giant snails have invaded Florida.
Canavar Grendel her gece kral Hrothgar'ın en büyük salonuna saldırdı.The monster Grendel attacked king Hrothgar's great hall every night.
Tom bir boz ayı tarafından saldırıya uğradı.Tom was attacked by a grizzly bear.
Ben sokaklarda evsiz bir adam tarafından saldırıya uğradım.I was attacked by a homeless man on the streets.
Biz salondaydık ve dans ettik.We were in the room, and we danced.