salıncak ile cümle

salıncak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Salıncak yukarı ve aşağı hareket ediyor.The swing is moving up and down.
Julio, eski meşe ağacına kurduğum salıncakta sallanıyor.Julio is swinging in the hammock that I hung under the old oak tree.
Salıncaklarda oynayan çocuk görmedim.I didn't see any children playing on the swings.
Onlar parktaki salıncaklarda oynamayı seviyorlar.They like to play on the swings in the park.
Çocuklarım evimin yanındaki parkta salıncaklarda oynamayı seviyor.My children like to play on the swings in the park near my house.
Tom salıncaklı koltuğunda oturdu.Tom sat in his rocking chair.
Tom salıncaktan düşüp ağlamaya başladı.Tom fell off the swing and started crying.
1940'ların başlarında çeşitli orkestralarla şarkı söyledi ve 1940'ta kendi salıncak üçlüsünü kurdu.She sang with various orchestras through the early 1940s and in 1940 formed her own swing trio.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.(Мы не справа и не слева, мы впереди!
Eğer bu kuvvet olmasaydı kız salıncakta salınamazdı.If that was the case, she would not have assembled here.
Parka doğru yürüdük, salıncaklara takıldık, birkaç aptal oyun oynadık.We walked down to the local park, messed around on the swings, played some silly games.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.But at last he gave himself a final swing and stood upright there.
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir.You must figure an appalled couple caught dismally in a swing.
Git, Archie, atlama, ve ben bunun için salıncak! "Jump, Archie, jump, and I'll swing for it!"
Sen küçükken... ...seni hep bu salıncakta sallardım.When you were little, I always pushed you on this swing here.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.But one day, you fell off the swing while I was pushing.
Gök yüzüne bakıyorken, sadece bırak kalbin salıncakta sallansın.Just leave your heart to the swaying swing while looking up at the sky.
Lunaparklarda, salıncak sarkaç and santrifuj rotasyonel kuvvet sağlar.In amusement parks, pendulum rides and centrifuges provide rotational force.
Salıncakta bir Hollanda cüce tavşanıA Netherland Dwarf rabbit on swing
Tasarım, kuzey ucunda ikiz paralel salıncak bölümleri olan bir dökme demir köprüydü.The design was a cast iron bridge with twin parallel swing sections at its northern end.
Spike ve Giles salıncaktadırlar.Dickson und die Zigeuner entfernen sich.
1940'ların başlarında çeşitli orkestralarla şarkı söyledi ve 1940'ta kendi salıncak üçlüsünü kurdu.Cantó con diferentes orquestas a principios de los años 40 y formó su propio trío de swing.
Betondan, kabaran ve sıkışan, iki yanında salıncaklar olan yürüyüş yolları vardır.Le antere sono introrse, dorsofisse e biloculari (a due logge o teche) con due teche distinte.
SinemaTürk'te Salıncakta İki KişiОни оба дебютанты в кино. ...
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.فالقردة مثلاً تستخدم أيديها وأرجلها للإمساك بغصون الأشجار.
Bu salıncaklara sırasıyla binilir.Elas são exibidas juntas do encerramento.
1940'ların başlarında çeşitli orkestralarla şarkı söyledi ve 1940'ta kendi salıncak üçlüsünü kurdu.Ela cantou com várias orquestras durante os príncípios da década de 1940 e em 1940 formou o seu trio de swing.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.Чіпкі руки та ноги, що допомагають йому жити на деревах.
Eğer bu kuvvet olmasaydı kız salıncakta salınamazdı.Якби не його бабуся, навряд чи затію вдалося б здійснити.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Tvrdí, že nejsou vpravo ani vlevo, ale vepředu.
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.'Mně se zdá, že když člověk nějak někoho miluje, nechť miluje, pokud existuje vzájemná shoda."
Mobilyalaşmış bir salıncak ta denebilir.Se obține astfel o așa-numită cameră obscură.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Namun tidak mengikuti tikungan tersebut melainkan berbelok ke kanan.
SinemaTürk'te Salıncakta İki KişiDua pasang pintu membuka ke dalam bioskop.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.Giữ lối bên phải trừ khi qua mặt, Indiana.
Salıncak ileri geri değil de sağa sola sallanır.하지만 이번에는 오른쪽이 아닌 왼쪽의 방향으로 지나가게 된다.
Mobilyalaşmış bir salıncak ta denebilir.일종의 휴대용 빗면이라고 할 수 있다.
SinemaTürk'te Salıncakta İki Kişi극장판에서는 2명이 살해된다.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Ale jednoho dne, když jsem tě houpal, jsi spadla.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün. Aslında onu bilerek yapmıştım. Özür dilerim Sangmin...Boeun !
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Chodźmy. To małżeństwo...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Lad os gå. Dette ægteskab...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Lass uns gehen. Diese Ehe...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Maar op een dag, je viel van de schommel terwijl ik duwen.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Mais un jour, tu es tombée pendant que je te poussais.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Men en dag, du föll av gungan medan jag drev.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Menjünk. Ez a házasság...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Mennään. Tämä avioliitto...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Nhưng rồi một ngày kia, Em đã bị ngã...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pero un día, le cayó del columpio mientras yo estaba empujando.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pero un día, te caíste del columpio cuando te estaba empujando.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Poďme. Toto manželstvo...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pojďme. Toto manželství...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Pravzaprav sem to storil namenoma.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Să mergem. Această căsătorie...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Tapi satu hari, kamu terjatuh dari ayunan saat aku sedang mendorong.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Tapi satu hari, kamu terjatuh dari ayunan saat aku sedang mendorong.
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Vamos. Este casamento...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Về nhà thôi. Đám cưới này...
Ama bir gün... ...ben sallarken, salıncaktan düştün.Ας πάμε. Αυτός ο γάμος...
İlgili Sayfalar