salınım ile cümle
salınım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Dacă am face-o, am economisi această cantitate de dioxid de carbon.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Gdybyśmy karmili świnie odpadami, zaoszczędzilibyśmy ogromne ilości węgla.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Ha megtennénk, és a disznóknak adnánk, ennyivel kevesebb széndioxidot termelnénk.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.우리가 이 음식들을 돼지들에게 먹인다면 그만큼 탄소를 덜 배출하게 됩니다.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Om vi gjorde det, matade grisar med det, skulle vi spara så här mycket koldioxid.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Pokud bychom to udělali a krmili prasata vyhazovaným jídlem, snížili bychom množství uhlíku.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Se lo facessimo, e dessimo i nostri scarti ai maiali, quelle emissioni si eviterebbero.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Si nous faisions ça, et si nous la donnions aux cochons, nous pourrions économiser cette quantité de carbone.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Si se hiciera eso, si se suministrara a los cerdos, se ahorraría esa misma cantidad de carbono.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Wenn wir das täten und es an Schweine verfütterten, würden wir so viel CO2 sparen.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Αν το κάναμε αυτό και ταΐζαμε τα γουρούνια, θα γλιτώναμε αυτή την ποσότητα άνθρακα.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Ако ние хранехме прасетата с тях, бихме спестили толкова въглерод.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.Если бы мы скармливали отходы свиньям, то предотвратили бы вот такое количество выбросов CO2 [11 600 кг].
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.אילו עשינו זאת והיינו מאכילים בה חזירים, היינו חוסכים כמות כזו של פחם.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.لو فعلنا ذلك، وأطعمنا الخنازير بها، سنتمكن من توفير هذه الكمية من الكربون.
Eğer bunu yapabilseydik, domuzları öyle besleyebilseydik, bu miktardaki karbon salınımını engellemiş olurduk.二酸化炭素も増えません 政府が気に入っている 廃棄食料削減の方法に
ENSO (El Niño Güney Salınımı) genliğinde ve sıklığında değişikliklerFörändringar i omfattning och frekvens av ENSO10.
ENSO (El Niño Güney Salınımı) genliğinde ve sıklığında değişikliklerSpremembe v pogostosti ENSO (El Niño — južna oscilacija)
ENSO (El Niño Güney Salınımı) genliğinde ve sıklığında değişikliklerZmeny amplitúdy frekvencie ENSO (El Niňo-južná oscilácia)10. Odumieranie amazonského dažďového pralesa
ENSO (El Niño Güney Salınımı) genliğinde ve sıklığında değişikliklerΜεταβολές στο εύρος συχνότητας του φαινομένου της νότιας ταλάντωσης του Ελ Νίνιο (ENSO)
ENSO (El Niño Güney Salınımı) genliğinde ve sıklığında değişikliklerПромени в Enso амплитудата на честота10.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Ale doopravdy, bude růst rychleji.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Ale one rosną nawet szybciej.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Ale v skutočnosti rastú oveľa rýchlejšie.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Dar de fapt ele cresc chiar mai rapid.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.In werkelijkheid groeien ze sneller.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.그러나 실제로 배출증가율은 점점 더 가속화되고 있다.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Mais en fait elles augmentent plus vite.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Namun, laju emisi itu lebih cepat.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Nhưng thực tế, chúng còn tăng với tốc độ nhanh hơn.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Pero, de hecho, lo están haciendo a un ritmo aún mayor.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Tatsache ist, sie wachsen schneller.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Valójában még gyorsabban is növekszik.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.На самом же деле, выбросы увеличиваются даже быстрее.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.Но всъщност нарастват по-бързо.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.אך למעשה, הוא גדל מהר אף יותר.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.لكن الحقيقه أنها تزيد بشكل أسرع.
Gerçek şu ki salınımlar daha da hızlı büyümekte.ここにちょうど10日前の データがあります
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Erstens, sogar wenn alle CO2-Emissionen heute gestoppt würden, würde die Klimaerwärmung weiter bestehen.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Întâi, chiar dacă emisiile de dioxid de carbon ar înceta azi, încălzirea globală tot ar continua.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.이산화탄소 배출이 멈추더라도 지구온난화는 계속될 것입니다.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Primero, aún si las emisiones de dióxido de carbono cesaran hoy, el calentamiento global continuaría.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Zaprvé: i kdyby se všechny emise oxidu uhličitého zastavily, globální oteplování bude pokračovat.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Во-первых, если бы сегодня выбросы углекислого газа прекратились, глобальное потепление бы продолжилось.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.Първо, дори ако емисиите на въглероден двуокис спрат днес, глобалното затопляне ще продължи.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.ראשית, גם אם פליטות פחמן דו חמצני יפסקו היום, התחממות גלובלית עתידה להימשך.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.الأولى، حتى إذا توقف انبعاثات ثاني أكسيد الكربون اليوم، وستواصل الاحترار العالمي.
İlk olarak şunu söylemeliyim; karbondioksit salınımı bugün dursa bile küresel ısınma yine de devam eder.地球温暖化は止まりません もし地球温暖化が-- この青い線を見てください
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.철은 인간의 온실가스 방출 전체량의 3%를 차지하고 있고, 콘크리트는 5%를 차지하고 있습니다.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.3%に貢献し コンクリートは 5%以上です この2つを考えると 現在の温室効果ガスの
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Baja menjadi penyumbang 3 persen dari gas rumah kaca manusia, dan aspal menyumbang lebih dari 5 persen.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.O aço representa cerca de 3% das emissões de gases de estufa pelo homem e o betão mais de 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Ocel představuje okolo tří procent emisí skleníkového plynu člověka, beton přesahuje 5 procent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Oţelul reprezintă 3% din emisiile de gaze de seră, iar betonul - peste 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Staal vertegenwoordigt ongeveer 3% van de menselijke broeikasgassenuitstoot. Beton meer dan 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stahl verursacht drei Prozent unserer Treibhausemissionen, und Beton liegt bei über fünf Prozent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stål representerar ungefär tre procent av människans växthusgasutsläpp. Och betong ligger på över fem procent.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Stal stanowi około 3% naszej emisji gazów cieplarnianych, a beton - ponad 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.Thép chiếm khoảng 3% lượng khí nhà kính do con người thải ra, và bê tông chứa 5%.
İnsanoğlunun sera gazı salınımının yüzde üçünü çelik oluşturuyor ve betonun oranı yüzde beşin üzerinde.При производстве стали выделяется около 3% парниковых газов, а при производстве бетона - более 5%.