Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.De samlade dem, och lämnade in dem på olika platser i de olika städerna för att hålla ordning på dem.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Họ đã thu thập và bàn giao chúng để bảo quản ở những nơi xung quanh các thị xã.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Ils les collectaient et les rapportaient à différents endroits dans ces villes pour les garder en lieu sûr.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Juntavam-nos e entregavam-nos em vários sítios nas diferentes cidades para serem bem guardados.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.그것들을 모아 두었다가 안전하게 보관할 수 있게 곳곳에 설치된 보관소로 보냈죠.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Le adunau şi le predau în diferite locuri în oraşe pentru a fi păstrate în siguranţă.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Le raccoglievano e le consegnavano in vari posti in più città affinché venissero messe al sicuro.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Recogerlas y llevarlas a diferentes lugares de los pueblos de alrededor para guardarlas.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Sbírali je dohromady a předávali je do úschovy na nejrůznějších místech v různých městech.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Sie sammelten sie und brachten sie zur Aufbewahrung zu verschiedenen Orten in den verschiedenen Städten.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Zbierali ich a odovzdávali do úschovy na viacerých mestách.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Zbierali i oddawali do różnych miejsc na przechowanie.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Ze werden ingezameld en op verschillende plaatsen in de omringende steden bewaard.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Τα μάζευαν και τα έδιναν σε διάφορα μέρη τριγύρω σε διάφορες πόλεις για ασφαλή αποθήκευση.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Ми разом збирали фото і відео та передавали наші знахідки на зберігання до різних міст країни.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.Те ги събираха и ги окачваха на различни места в различни градове за безопасно съхранение.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.הם אספו ומסרו אותם לכל מיני מקומות בערים שונות, למשמרת.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.لقد كانوا يجمعونها ويسلمونها إلى أماكن مختلفة حول البلدات المختلفة لحفظها في صناديق الآمانات.
Bunları biriktiriyorlardı ve farklı kasabalardaki birçok yere bunları saklamaları için teslim ediyorlardı.町のあちこちにある保管所に持ち寄ったのです この時 私は初めて気付いたのですが
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Dia membayar tinggi saya untuk menjaga rahasia itu."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Dużo mi płaci, żebym nie zdradziła tej tajemnicy".
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Ele paga-me bastante para manter o segredo."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Él me paga mucho por mantenerlo en secreto."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Er bezahlt mir viel Geld, damit das geheim bleibt."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Han betalar mig mycket för att hålla det hemligt."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Han betaler mig meget for at holde det hemmeligt."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Hắn ta đã trả cho tôi rất nhiều tiền để giữ bí mật."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Hij betaalt me een hoop om het geheim te houden."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."그사람은 이 비밀을 지키려고 저한테 많은 돈을 줍니다."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Mă plăteşte mult să ţin secretul."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Mi dà un sacco di soldi perché mantenga il segreto."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Platí mi hodně za to, aby to zůstalo tajemstvím."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Platí mi veľa, aby som to nepovedala."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Με πληρώνει πολλά για να το κρατήσω μυστικό".
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Він щедро платить за моє мовчання".
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Он хорошо мне платит, чтобы я держала язык за зубами".
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."Плаща ми много да го държа в тайна."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."הוא משלם לי הרבה כדי לשמור זאת בסוד."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."يدفع لي الكثير للإبقاء على الأمر سرا."
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."佢俾咗我一大筆錢去保守呢個秘密。」
Bunu bir sır olarak saklamam için çok para ödüyor."(笑)
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Akokoľvek, ak to bude správne, čokoľvek spravíte, nenechajte si to pre seba, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Če pa se ne bom zmotil, mi to povejte, ne držite tega zase. OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Contudo, se eu estiver certo, o que quer que façam, não o guardem para vocês, está bem?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Daca, totusi, am dreptate, orice ati face, nu tineti doar pentru voie, da?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Ha azonban eltaláltam, akármit is gondolnak, ne tartsák magukban, jó?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Hvis jeg derimod har ret, uanset hvad I gør, så skal I ikke holde det for jer selv, ok?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Invece se ho ragione, qualsiasi cosa facciate, non tenetelo per voi, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Jeśli jednak odpowiem poprawnie to, cokolwiek by się działo, nie trzymajcie tego dla siebie, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Jos, kaikesta huolimatta, olen oikeassa, älkää pantatko tietoa itsellänne.
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?하지만, 제가 답을 맞춘다면, 속으로 자신만 알지말고, 어떻게든
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Maar, als ik gelijk heb, wat je ook doet, hou het niet voor jezelf, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Namun, jika saya benar, apapun yang anda lakukan, jangan simpan sendiri, oke?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Nếu, tuy nhiên, tôi đúng, làm gì cũng được, đừng giữ im lặng, được chứ?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Om jag emellertid har rätt, håll det inte för dig själv, vad du än gör. OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Pokud ale budu mít pravdu, cokoliv uděláte, nenechávejte si to pro sebe, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Si, par contre, ma réponse est bonne peu importe ce que vous faites, ne le gardez pas pour vous, OK?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Si, por el contrario, acierto, sea lo que sea, no se lo callen, ¿de acuerdo?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Wenn ich allerdings recht habe, dann behalten Sie es nicht für sich, Ok?
Bunun yanında eğer, doğru yaparsam, ne yaparsanız yapın, bunu kendinize saklamayın, tamam mı?Αν, ωστόσο, βρω τη σωστή απάντηση, ότι και αν κάνετε, μη το κρατήσετε μυστικό.