sakinleştirmek ile cümle
sakinleştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'u sakinleştirmek için elimden gelenin en iyisini yaptım.I did my best to calm Tom down.
Leyla, Sami'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Layla did her best to calm Sami down.
Tom, Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden geleni yaptı.Tom did what he could to calm Mary down.
Tom Mary'yi sakinleştirmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to calm Mary down.
Tom kendini sakinleştirmek için derin bir nefes aldı.Tom took a deep breath to calm himself.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose had halted the show several times to calm the audience.
Kızgın kalabalığı sakinleştirmek için WWE, Triple H'i yayın bittikten sonra kalabalığa oynattı.To placate the angry crowd, WWE had Triple H play to the crowd after broadcasting had concluded.
Sonuçta insanları sakinleştirmek için buraya askeri birlikler gönderildi.So the actual troops were sent in to kind of calm everyone down.
Şimdi Dimitri'nin Milo'yu rahatlatmak ve sakinleştirmek için bir şansı var.Now's a chance for Dimitri to kind of reassure and calm Milo down.
Seyirciyi sakinleştirmek;Calming the audience down;
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Lynch est alors intervenu pour apaiser l'auditoire, .
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."La policía dijo que le llevó 10 minutos calmar al público».
İoannis'in düşmanları kalabalığı sakinleştirmek için ondan askeri kuvvet istemişlerdir.Los enemigos de Juan le exigieron tropas para dispersar a la multitud.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose fermò il concerto varie volte nel tentativo di porre rimedio all'assembramento.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Роуз останавливал концерт несколько раз, чтобы успокоить публику.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose havia parado o show várias vezes para acalmar a plateia.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Para manter a população tranquila... foi decidido que eles dever ser presos."
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.Rose a oprit spectacolul pentru câteva ori pentru a calma audiența.
Rose seyirciyi sakinleştirmek için gösteriyi birkaç kez durdurmak zorunda kaldı.The Rolling Stones måtte afbryde deres optræden flere gange og appellere til publikum om ro.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."כדי לשמור על שקט האוכלוסייה הוחלט שיש לעצור אותם".
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."Na robiju je dospio kako bi se umirila javnost."
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.A primeira coisa que quase todas as enfermeiras faziam, era segurar na mão do doente para os confortar.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Aşa că primul lucru pe care îl făcea fiecare asistentă era să ţină mâna pacientului ca să-l consoleze.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Así es que lo primero que cada enfermera hacía era sostener la mano del paciente para brindarles confort.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Dus het eerste wat elke verpleegster deed, was de hand van de patiënt vasthouden ter geruststelling.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.그래서 모든 간호사들이 아마도 처음으로 하게되는 일은 환자의 손을 잡아서 조금이라도 편안하게 해주려고 하는 것입니다. 인간적인 행동이지요.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Pierwsze, co robiła prawie każda pielęgniarka, to ujęcie dłoni pacjenta, żeby dodać mu otuchy.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Praktisch alle Pfleger nahmen also als Erstes die Hand des Patienten, um ihn zu beruhigen.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.První věc, kterou sestra udělá je, že drží pacientovu ruku, aby ho uklidnila.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Quindi la prima cosa che praticamente ogni infermiere faceva era tenere la mano del paziente per calmarlo.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Szóval a nővérek első dolga mindig az volt, hogy vigasztalólag megfogták a páciens kezét.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Vậy nên điều đầu tiên mà hầu như mọi y tá đều làm là nắm tay bệnh nhân để an ủi họ.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Και το πρώτο πράγμα που λίγο - πολύ έκανε κάθε νοσοκόμα, ήταν να κρατάει το χέρι του ασθενή για παρηγοριά.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.Затова първото, което общо взето всяка сестра правеше, беше да хване ръката на пациента, за да го утеши.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.И первое, что почти всегда делает каждая медсестра, она берет пациента за руку, чтобы как-то успокоить его.
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.אז הדבר הראשון שכל אחות עשתה, היה להחזיק את היד של החולה לנחמה. מחווה אנושית --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.ولذا فإن أول شيء عادة ما تفعله كل ممرضة، أن تمسك بيد المريض لتهدئته. لفتة إنسانية --
Bu nedenle hemşirelerin hemen hepsinin ilk yaptıkları şey, hastayı sakinleştirmek için onun elini tutmak.患者の手を握って安心させることでした 人間的な行動です- このため両方の手を利用したデータ入力は 全く不可能でした
Seyirciyi sakinleştirmek;Calmînd audiența;
Seyirciyi sakinleştirmek;Dat is toch wel innovatief, hè? Het publiek kalmeren.
Seyirciyi sakinleştirmek;De calmer le public ;
Seyirciyi sakinleştirmek;Far calmare l'audience;
Seyirciyi sakinleştirmek;청중을 진정시키는 것;
Seyirciyi sakinleştirmek; Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.Hạ nhiệt khán giả xuống; trong khi đáng ra tôi phải khiến các bạn phát cuồng, còn tôi thì,
Seyirciyi sakinleştirmek;Sosegando a la audiencia;
Seyirciyi sakinleştirmek;Studzenie emocji publiczności...
Seyirciyi sakinleştirmek;To je ozaj inovatívne nemyslíte, musieť tíšiť publikum.
Seyirciyi sakinleştirmek;Да успокояваш публиката.
Seyirciyi sakinleştirmek;Успокаивать публику.
Seyirciyi sakinleştirmek;להרגיע את הקהל,
Seyirciyi sakinleştirmek;تهدئة الجمهور.
Seyirciyi sakinleştirmek;私は観客を盛り上げなきゃいけないのに 私ときたら
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinA questi bambini stiamo dando
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinIk ben niet onderlegd om dat te beweren.
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinLes habitudes de l'institution et les habitats qu'elles occupent
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinSekarang anak-anak ini diberikan
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinΣήμερα χορηγείται σ' αυτά τα παιδιά
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinНашим детям прописывают Риталин и Аддерал и кучу других препаратов, зачастую, это весьма опасные наркотики.
Şimdi bu çocuklara odaklanmalarını sağlamak ve sakinleştirmek içinאנחנו נותנים לילדים האלה רטלין ותרופות אחרות,