Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.De doden werden uitgestrekt of gehurkt (hurkgraf) begraven.
Bu sakatlıktan sonra henüz tam anlamıyla eski formuna dönemedi.Sinds die blessure heeft hij zijn oude vorm nog niet gehaald.
Sakatlık yüzünün bir kısmında da kendini göstermişti.Hierbij sneed hij zich ook in het gezicht.
Sezonda sakatlıklar peşini bırakmadı.De rest van het seizoen bleef pech hem achtervolgen.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.Die bestudeerde het voor een tijdje maar publiceerde er niet over.
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.Hij heeft tijdens zijn carrière veel last gehad van tegenslag.
Ama bir sakatlık yaşadı ve 3-4 ay oynayamadı.Hierdoor was hij opnieuw 3 tot 4 weken geblesseerd en kon hij niet spelen.
Sakatlığı yüzünden oyunculuk kariyerini sonlandırıp, antrenörlüğe başladı.Om gezondheidsredenen beëindigde hij dat jaar zijn atletiekcarrière en werd hij trainer.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Toen ze zeven jaar oud was, werd ze van school op weg naar huis door een auto aangereden.
Sakatlıklala yıllardır boğuşmuştur.De dagvaarding staat al jaren ter discussie.
1978'de sakatlandı, 1 yıl aradan sonra tekrar sahalara döndü.Het stel hertrouwde in 1978, maar ging een jaar later wederom uit elkaar.
Ancak geçirdiği sakatlıklar nedeniyle sadece 16 maçta forma şansı bulabildi.Mede door blessures speelde hij slechts 16 wedstrijden.
Franklin kendisinin sakat olmasına çok üzülmektedir.Valentijn vindt zichzelf heel zielig.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.Halverwege de wedstrijd lag Pragt echter op kop.
Ancak dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle 27 yaşında futbolculuk kariyerini sonlandırdı.Door een beenbreuk werd zijn voetbalcarrière al beëindigd op 27-jarige leeftijd.
Ancak erkenden sakatlandı.Daardoor werd ze vroegtijdig wakker.
5 Eylül 2015 ise sözleşmesi sakatlığından dolayı bozuldu.Op 6 december 2015 werd het contract per direct ontbonden vanwege een vertrouwensbreuk.
Sakatlama cezalarının, aynı zamanda ikincil yararları da vardır.De echtscheiding brengt ook erfrechtelijke gevolgen met zich mee.
Çift 2007-2008 sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırmıştır.Hij miste een deel van het seizoen 2007/2008 door een knieblessure.
1985'te sakatlanana kadar devam etti.Hij bleef zetelen tot in 1985.
1939-40 sezonunda kadroda yer alsa da sakatlık nedeniyle hiçbir lig maçı oynayamadı.In 1939/40 werd geen competitie gespeelde omwille van de oorlog.
Ancak 74. dakikada sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı.Hij raakte in die wedstrijd geblesseerd in de 74 minuut.
Her iki rakipte maçtan sakatlanarak çekildi.Op beide spelen werd hij in de voorrondes uitgeschakeld.
Son senesinde sakatlandı ve futbolu bırakarak güreşe yöneldi.Uiteindelijk bedacht hij zich, en bleef voetballen.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Nadien is de bekercompetitie voor beloften weer in ere hersteld.
Yetişkinlerde vakaların %66'sı sakatlık yaşamaktan kurtulur.Bij volwassenen herstelt 66% van de patiënten zonder afwijkingen.
Her ne kadar şanssızlık ve sakatlıkla boğuşsa da başarılı bir güreşçidir.Hoewel hij erg beleefd en beschaaf overkomt, is hij een erg capabele vechter.
7 Mart 2010'da, sakatlığı yüzünden hiçbir maçta oynayamadı.Tot 27 oktober 2009 mocht hij aan geen enkele wedstrijd deelnemen.
Edge ise sakatlanır.Edith wordt erbij gehaald.
Tomas Ujfalusi sakatlamıştı..."Telchar heeft mij in Nogrod gemaakt.".
St Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi'ne kaldırılmıştır.Beiden moesten overgeplaatst worden naar St. Holisto's Hospitaal voor Magische Ziektes en Zwaktes.
Fakat yeniden sakatlık sorunu baş gösterdi ve 1998-99 sezonunda sadece 7 maçta forma giyebildi.Daar keerde de knieblessure terug en speelde hij in het seizoen 1996-1997 slechts 9 wedstrijden.
Kasım 2014'te Rydeer sakatlandı.In november 2003 werd Riekerink ontslagen.
St Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi'ne kaldırılmıştır.Przebywają w Klinice Magicznych Chorób i Urazów Szpitala Świętego Munga na sali urazów pozaklęciowych.
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Nic to nie dawało; znajdowano nas i zabijano - mężczyzn, kobiety i dzieci, bez różnicy".
2 Ağustos SmackDown bölümünde Baron Corbin, Kalisto'yu sakatlamıştı.2 sierpnia na odcinku SmackDown, Kalisto został kontuzjowany przez Barona Corbina.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Po naprawieniu bandy wznowiono rywalizację.
1991/92 sezonunda büyük bir sakatlık yaşadı.W sezonie 1991/92 nastąpiła duża przebudowa składu.
2005 yılında sakatlığından dolayı geçirdiği ameliyat nedeniyle yedi ay sahalardan uzak kaldı.W 2005 miał operację, po której musiał pauzować aż 7 miesięcy.
Bu saldırı sonrası Reigns, omzundan sakatlandı.W wyniku tego ataku Reigns odniósł kontuzję nosa.
Saldırının ardından Chad Gable'ın sakatlanmasıyla American Alpha, turnuvanın dışında kaldı.W wyniku kontuzji Chada Gable'a, American Alpha zmuszone było wycofać się z turnieju.
1985'te sakatlanana kadar devam etti.Do 1985 r. utrzymywał się rozejm.
Bu sertlikten dolayı Bastian Schweinsteiger sakatlandı.Winą za niepowodzenie obarczył niesłusznie Stanisława Sosabowskiego.
Ertesi sezon geri dönmüş ve büyük bir sakatlık geçirmiştir."Come Back And Stay", która stała się wielkim przebojem.
Ancak geçirdiği sakatlık nedeniyle sezon boyunca sadece iki kez forma giyebildi.Ponadto tylko dwa razy w całym sezonie zdołał zachować czyste konto.
Cabaye, 2006-07 sezonuna sakatlıkla girdi.W Valencii zadebiutował w trakcie sezonu 2006-07.
NXT TakeOver: Unstoppable'da Owens, NXT Championship için yapılan maçta Zayn'i sakatladı.Na gali NXT TakeOver: Unstoppable, Owens kontuzjował Zayna podczas ich walki o NXT Championship.
2000-01 sezonunda da sakatlığı nedeniyle forma giyemedi.W sezonie 2000-01 nie grał zbyt dużo z powodu odniesionej kontuzji.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Ma fia! ma fia! miała ponadto błagalnie krzyczeć matka zgwałconej dziewczyny.
Derrick Rose sakat olduğu için onun yerine Russell Westbrook yer almıştır.Derrick Rose nie wziął udziału z powodu kontuzji, jego miejsce zajął Russell Westbrook.
Paige, boyun sakatlığından dolayı maçtan çıkarıldı.Mecz przełożony z powodu złego stanu boiska
Ancak programın sonunda sakat görünen Shane, WrestleMania'da Styles ile maça çıkacağını söyledi.Mimo tego, pod koniec show pojawił się Shane, który ogłosił, że zawalczy ze Stylesem na WrestleManii.
Ancak bu maçın ardından sakatlığı nüks etti ve tekrar sakatlandı.Mimo to mecz został dokończony, ale później unieważniono i powtórzono go.
Sakatlığı nedeniyle bir sonraki sezonun başını kaçırdı.Następny sezon miał stracony z powodu kontuzji.
Nisan ayının sonunda geçirdiği sakatlıkla da sezonu dört hafta kala kapattı.Pod koniec września tego roku to samo zrobiono z 4 Kompanią.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.W wieku 30 lat zakończył karierę z powodu poważnej kontuzji kolana.
Trabzonspor'da ise sakat olan Engin Baytar kadroya dahil edilmedi.W Stanach Zjednoczonych krążek Trust Me również nie został wydany.
Bir uzvunu kaybeden ya da zihnen sakatlananlar.Albo wyginaniu łyżeczek samym tylko umysłem?
Ancak dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle 27 yaşında futbolculuk kariyerini sonlandırdı.W tym klubie z powodu ciężkiej kontuzji zakończył piłkarską karierę w wieku 27 lat.
Tomas Ujfalusi sakatlamıştı..."Tomasz Skeli Witaszczyk. .