sakallı ile cümle
sakallı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.All that glitters is not gold.
Her sakallıyı deden sanma.All that glitters is not gold.
Uzun sakallı o Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
Uzun sakallı o Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
Tom sakallı biri.Tom is the one with the beard.
Tom sakallı adam.Tom is the guy with the beard.
Sakallı erkekleri seviyorum.I love bearded men.
Onun sakallı daha iyi göründüğünü düşünüyorum.I think that he looks better with a beard.
Tom oradaki uzun beyaz sakallı şu adam.Tom is that man over there with a long white beard.
Parkta birkaç tane sakallı adam vardı.There were several bearded men in the park.
O sakallı bir kadın mı yoksa kadın vücutlu bir adam mı?Is she a woman with a beard or a man with a woman's body?
Sakallı adam Tom'dur.The guy with a beard is Tom.
Ben seni gerçekten sakallı seviyorum.I really like you with a beard.
Nat: Rappaport, sakallı genç bir adamdın, şimdi bıyıklı bir moruk olmuşsun.Nat: Rappaport, you used to be a young guy with a beard, and now you're an old guy with a mustache.
Bu nedenle sakallı kızılağaç adı verilmiştir.The resulting product name was SIG Sauer.
Tümü sakallı ve serpuşlu olarak gösterilmiştir.All of them were handcuffed and blindfolded.
Erkekler çoğunlukla sakallı ve beyaz gömlekli ve beyaz veya kara takkeler giyerler.The men are commonly bearded and dress in white shirts and white or black skullcaps.
Boynuzlu ve sakallıdır.Di Testa e di Gola.
Tamam çocuklar, sakallı kadınla buluşma vaktim.Okay boys, time to get me a date with the bearded lady.
"Güvendeyiz," siyah sakallı dedi adam."You're safe," said the man with the black beard.
"Ben hangi ülkede olduğumu biliyorum," dedi sakallı adam."I know what country I'm in," said the man with the beard.
Sakallı adam yerine onun tabanca.The man with the beard replaced his revolver.
"Gitti nerede?" Diye bağırdı sakallı adam. "?""Where's he gone?" cried the man with the beard. "Out?"
"Beş kartuşları, siyah sakallı" dedi adam."Five cartridges," said the man with the black beard.
Senin şişman sakallı Wozniak'ın Bu atışmayı senin için mi yazdı ?Est-ce que ton barbu de Wozniak t'a aussi écrit ton texte ?
Bu Sakallı Zhu Tong,Zhu Tong the Beautiful Beard
Yaşlı adam... sakallı... şapkası var...An old guy... with a beard... a hat...
Uzun sakallı rock'çılar yaklaşık 40 yıldır müzik sahnesinde yer alıyorlar.The long-bearded rockers have been on the music scene for about 40 years.
Yetkililer Karaciç'in beyaz saçlı ve uzun beyaz bir sakallı fotoğrafını gösterdiler.They showed a photo of Karadzic with white hair and a long white beard.
Sakallı, çifte tacı takmış ve büyük kulakları sahip olarak resmedilmiştir.He wore the ancient double crown with a beard and uraeus and had big ears, a mark of importance.
Sakallı ejderha, gündüzcül bir sürüngenA bearded dragon, a diurnal reptile
8) Aristofanes'in Aphroditus adını verdiği bir sakallı, erkek Afrodit heykeli vardı.8), there was a bearded statue of a male Aphrodite, called Aphroditus by Aristophanes.
Geleneğe göre Sibotho, Andech'li Hedwig ve Sakallı Henry I'in maiyetine geldi.According to tradition, Sibotho came in the entourage of Hedwig of Andechs and Henry I the Bearded.
Habakkuk sakallı, yaşlı ama yine de güçlü bir adam olarak tasvir edilmiştir.The prophet is portrayed as a bearded, older but still strong man.
Bu basamağın hakim ağacı Sakallı kızılağaçtır.Der Baumbesitzer reagiert wütend.
Kırmızı sakallı karıncaların, karıncaları isyana teşvik ettiği söylenir.Teilweise wurden rosafarbene Urinale aufgestellt, um die Frauen zur Benutzung zu ermutigen.
Erkekler çoğunlukla sakallı ve beyaz gömlekli ve beyaz veya kara takkeler giyerler.Los hombres suelen dejarse bigote y vestir camisas blancas y gorros blancos o negros.
Boynuzlu ve sakallıdır.Cabeza y cuello.
Sanat eserlerinde daha çok sakallı ve kanatlı bir adam olarak tasvir edilir.En la película se le presente como un hombre mayor y de rasgos más finos.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Нагрудный знак «Золотой маски» сделан из золота.
Diğer çoğu akbabadan farklı olarak, sakallı akbabalar kel değildir.В отличие от большинства родственников, ящер не имел головного гребня.
Modellerden biri beyaz, kadınsı, çıplak ve pürüzsüzken diğeri esmer, erkeksi, giyinik ve sakallıydı.واحد من العارضين كان يظهر في شكل عارى و ناعم و أبيض أما الآخر كان ناعما و أسودا و يرتدى ملابسه.
Tümü sakallı ve serpuşlu olarak gösterilmiştir.يكتشف الجميع حقيقة زغلول وحسونة.
Grigorios'un görüntüleri nadirdir ve "yuvarlak sakallı bir sakallı bir keşiş" olarak tasvir edilmiştir.Imagens de Gregório são raras, e é descrito "como um monge com um aparada barba branca redonda".
Diğer çoğu akbabadan farklı olarak, sakallı akbabalar kel değildir.Diferente da maioria das rãs, esta espécie não é noturna.
A plakasında sakallı adam figürü her iki eliyle kendisinden daha ufak bir adamın elini tutmaktadır.Op plaat a houdt de gebaarde figuur in elke hand een veel kleinere man bij de arm.
Erkekler çoğunlukla sakallı ve beyaz gömlekli ve beyaz veya kara takkeler giyerler.Mannen hebben vaak baarden en dragen witte hemden en witte of zwarte kalotjes.
1987'de, Ron'un kendi el yazısıyla yazdığı üç mektup ve sakallı iki fotografı yaşadığını ispatlıyordu.In 1987 kwamen twee brieven, geschreven in Rons handschrift en twee foto's van hem met een baard naar buiten.
Her gördüğün sakallıyı deden sanma.Het is niet alles goud wat er blinkt.
Tasvir edilirken “altın sakallı” mecazı kullanılır.Na Złotnie wydawane jest pismo „Złotniak”.
D plakasında sakallı tanrı her iki eliyle de bir geyiğin butunu tutmaktadır.Element d przedstawia brodatego boga trzymającego w każdej ręce za tylne nogi jelenia.
Çok uzun boyludur ve üçüncü çağın sonunda uzun boylu, yaşlı ve sakallı olarak betimlenmiştir.Gammal som gatan – När man är väldigt gammal och omodern.
Ardından gelen İmparatorların portreleride bir buçuk asırdan fazla bir süre için sakallı yapıldı.Οι διάδοχοί του αυτοκράτορες θα απεικονίζονταν με γενειάδες για πάνω από ενάμιση αιώνα.
Türkiye'de Sakallı Ejder olarak adlandırılmıştır.Στην Κύπρο το δέντρο είναι γνωστό ως χρυσομηλιά.
Üç börkü (başlığı) vardır, uzun sakallıdır.Tiga dimensi (panjang, lebar, dan tinggi) dan satu dimensi temporal (yaitu waktu) dibutuhkan.
Esaret altındaki bir sakallı akbaba 40 yıl kadar yaşayabilir.Trong điều kiện giam cầm, gấu lợn có thể sống tới 40 năm.
O yaralı bir hayvan, sakallı, saçları uzamış, dünyanın ona ihanetinin öfkesiyle dolmuş.彼は傷ついた動物で、ひげを生やし、長髪で、世界が彼を扱った方法に関して怒りで満ちている」と説明した。
A plakasında sakallı adam figürü her iki eliyle kendisinden daha ufak bir adamın elini tutmaktadır.プレート a の髭のある人物は、両手に小さな人物像を掴んでいる。