Ah, şakacılar.”"Radosława".
D plakasında sakallı tanrı her iki eliyle de bir geyiğin butunu tutmaktadır.Element d przedstawia brodatego boga trzymającego w każdej ręce za tylne nogi jelenia.
Sakarya ilinin önemli rekreasyon alanlarından biridir.Park jest jednym z głównych obszarów rekreacyjnych republiki.
2000-01 sezonunda da sakatlığı nedeniyle forma giyemedi.W sezonie 2000-01 nie grał zbyt dużo z powodu odniesionej kontuzji.
Sakarya Üniversite'si uzaktan eğitim merkezi.Centrum Zdalnego Nauczania UJ. . .
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Ma fia! ma fia! miała ponadto błagalnie krzyczeć matka zgwałconej dziewczyny.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Kolor samego stolca pozostaje przeważnie niezmieniony.
Yardım severdir ama çok sakardır.Jest trochę niezdarny, ale bardzo pomocny i życzliwy.
Sadece bu bölgede yetişen bir şakayık türü bulunmaktadır.Jest to jedyna sosna rosnąca na tym obszarze.
Derrick Rose sakat olduğu için onun yerine Russell Westbrook yer almıştır.Derrick Rose nie wziął udziału z powodu kontuzji, jego miejsce zajął Russell Westbrook.
Aynı zamanda şakak kısmının ön tarafını meydana getirir.Powstał również pierwszy murowany odcinek chodnika głównego.
Paige, boyun sakatlığından dolayı maçtan çıkarıldı.Mecz przełożony z powodu złego stanu boiska
Sakalı sayesinde uçar.Łazik – ma brodę.
11 Ağustos 2006 ^ Necdet Sakaoğlu (2008).(Ludność z 31 grudnia 2006) Reforma administracyjna Saksonii (2008)
Ancak programın sonunda sakat görünen Shane, WrestleMania'da Styles ile maça çıkacağını söyledi.Mimo tego, pod koniec show pojawił się Shane, który ogłosił, że zawalczy ze Stylesem na WrestleManii.
Ama genelde Ray Ray onu şakaları için kullanır.Często śmieje się z jego dowcipów.
Sakalım buraya sıkıştı.Czepiec był wiązany pod brodą.
Ancak bu maçın ardından sakatlığı nüks etti ve tekrar sakatlandı.Mimo to mecz został dokończony, ale później unieważniono i powtórzono go.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Przez to staje się obiektem plotek i żartów w okolicy.
Sakatlığı nedeniyle bir sonraki sezonun başını kaçırdı.Następny sezon miał stracony z powodu kontuzji.
Britanyalı yorumcu Graham Norton da şakayı komik bulmadığını dile getirdi.Ale jak stwierdził Flapjack, wcale nie jest śmieszny.
Arkadaşları bu konu üzerinden şakalarını yapar.Rodzina i przyjaciele żartują sobie z nich.
Nisan ayının sonunda geçirdiği sakatlıkla da sezonu dört hafta kala kapattı.Pod koniec września tego roku to samo zrobiono z 4 Kompanią.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.W wieku 30 lat zakończył karierę z powodu poważnej kontuzji kolana.
Trabzonspor'da ise sakat olan Engin Baytar kadroya dahil edilmedi.W Stanach Zjednoczonych krążek Trust Me również nie został wydany.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Jest bardzo wścibska i często "bawi się" w detektywa.
Bir uzvunu kaybeden ya da zihnen sakatlananlar.Albo wyginaniu łyżeczek samym tylko umysłem?
Komutanı Obi-Wan ile birbirlerine basit ve küçük şakalar yapmışlardır.Jedynie „Jewstafij” i „Goeben” nawzajem spowodowały sobie niewielkie uszkodzenia.
Ancak dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle 27 yaşında futbolculuk kariyerini sonlandırdı.W tym klubie z powodu ciężkiej kontuzji zakończył piłkarską karierę w wieku 27 lat.
Tomas Ujfalusi sakatlamıştı..."Tomasz Skeli Witaszczyk. .
22 yaşında hastalandı ve sakat kaldı.Mając 22 lata ciężko zachorowała.
1991'de, yaşadığı diz sakatlığı sebebiyle futbolculuk kariyerini sonlandırdı.W 1992 zakończył karierę piłkarską z powodu uszkodzenia więzadeł kolana.
Sakakuşunun adının kökeni ilginçtir.Pochodzenie tej nazwy jest dość ciekawe.
20 Şubat 2012'de, önceden yaşadığı diz sakatlığı sebebiyle futbolculuk kariyerini sonlandırdığını açıkladı.4 stycznia 2014 zakończył karierę zawodniczą z uwagi na kontuzję kolana.
Ray Allen sakat olan Caron Butller'ın yerine kadroya dahil edildi.W składzie zastąpił kontuzjowanego Carona Butlera.
Daha ötesi, çok sayıda kadın yasadışı, gizli kürtajlar sırasında öldü veya sakat kaldı.Większość z nich funkcjonowała nielegalnie i w ukryciu przed poborcami podatkowymi.
Carmelo bu sakatlıktan 30 Ocak 2009'da Charlotte Bobcats'a karşı döndü ve 19 sayı kaydetti.Wrócił 30 stycznia 2009 na mecz z Charlotte Bobcats, w którym zdobył 19 punktów.
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.W trakcie kariery doznała kilku poważnych kontuzji.
Haberler ve Şakalar.Opowiadania i szkice.
Jameer Nelson sakat olduğu için onun yerine Mo Williams yarıştı.Jameer Nelson nie wystąpił z powodu kontuzji, jego miejsce zajął Mo Williams.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Czytelnicy traktują ogłoszenie jako żart.
Böylece Türklerin Sakarya Muharebesi’ne kadar sürecek bir geri çekilme süreci başlamış oldu.Umożliwiło to obrońcom wycofanie się, przed nadejściem tureckich posiłków.
Harmantepe Kalesi, Sakarya ili, Söğütlü ilçesinde bulunan Bizans kalesidir.Zamek w Pafos – pierwotnie bizantyjski fort znajdujący się u wejścia do portu w Pafos.
Ancak, daha sonra dizinden geçirdiği sakatlık yüzünden kemeri kaybetti.Wkrótce jednak stracił miejsce w składzie z powodu kontuzji.
Aslında bu şekilde isimlendirmelerindeki tek amaç bir şakadan ibaretti.Ze względu na swoje brzmienie nazwa ta staje się obiektem żartów.
30 Mayıs Raw bölümünde, omzundaki sakatlık yüzünden beş ay WWE'den uzak kalan John Cena geri döndü.30 maja na epizodzie Raw, John Cena powrócił do ringu po pięciomiesięcznej przerwie wywołanej kontuzją barku.
Şaka yapıyordum.Żartowałem.
Şaka yapıyordum.Żartowałam.
O şaka komikti.Ten żart był śmieszny.
Tom'un aksanı hakkında bir şaka yaptım.Zażartowałem z akcentu Toma.
Ben bunun bir şaka olduğunu düşündüm.Myślałem, że to był żart.
Ben bunun bir şaka olduğunu düşündüm.Myślałam, że to był żart.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Men Shahs sätt är att betrakta arbetet som ett skämt.'"
Şaka bile yaptı.Det är ett skämt."
Yetişkinlerde vakaların %66'sı sakatlık yaşamaktan kurtulur.Hos vuxna förlöper 66 % av fallen utan att medföra handikapp.
Sonrasında sakatlandığı öğrenildi.Han hittades senare oskadd.
Fakat Spears çekimler sırasında dizini sakatlayınca video tamamlanamadı.Men när Britney skadade knät under inspelningen kunde de inte slutföra videon.
"Senin sakallarını birer birer çekeceğim."Spela med dina simmar."
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.För andra betydelser, se Wādī aş Şakhr.