Ana içeriğe geç
Sözlük

saka ile cümle

saka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sakat kalanlara bakmış, ölülerini gömmüşlerdir.De doden werden uitgestrekt of gehurkt (hurkgraf) begraven.
Bu sakatlıktan sonra henüz tam anlamıyla eski formuna dönemedi.Sinds die blessure heeft hij zijn oude vorm nog niet gehaald.
Her türlü kaba söze ve şakaya yer verilir.Men vermaakte er zich met allerlei scherts en plagerijen.
Sakatlık yüzünün bir kısmında da kendini göstermişti.Hierbij sneed hij zich ook in het gezicht.
1987'de, Ron'un kendi el yazısıyla yazdığı üç mektup ve sakallı iki fotografı yaşadığını ispatlıyordu.In 1987 kwamen twee brieven, geschreven in Rons handschrift en twee foto's van hem met een baard naar buiten.
Danny Pickett: Andy'nin en iyi arkadaşı ve şaka ortağıdır.Danny Pickett - Danny is Andy's hulpje en vriend en doet altijd met hem mee.
Bu onların arasındaki bir şakadır.Daar ontstaat een klik tussen hen.
Beşevler, Sakarya ilinin Serdivan ilçesine bağlı bir mahalledir.De neusgaten (5) zijn aan de voorzijde van de snuit gelegen.
Ama genelde Ray Ray onu şakaları için kullanır.Andy gebruikt hem graag voor zijn grappen.
Haberler ve Şakalar.Verhalen en novellen.
Sezonda sakatlıklar peşini bırakmadı.De rest van het seizoen bleef pech hem achtervolgen.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.Die bestudeerde het voor een tijdje maar publiceerde er niet over.
Şakayı Cole ve beş arkadaşı planladı.Hij had een firma met zijn broers Charles en Philippe.
Her Pazartesi Yeni Sakarya gazetesinde köşe yazısı yazıyor.Hij schrijft iedere zaterdag een column in dagblad De Telegraaf.
Bir gün sonra ise bunun 1 Nisan şakası olduğu açıklandı.Later bleek dat dit een 1 aprilgrap was.
1981 yılında ise 1. lig'e yeni çıkan Sakaryaspor'a geçti.Deze laatste drie staten werden in 1981 verplaatst naar het nieuwe Hof van Beroep voor het 11e circuit.
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.Hij heeft tijdens zijn carrière veel last gehad van tegenslag.
Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var.Pinkeltje heeft een witte baard en een puntmuts.
1 Nisan Şaka Günü, her yılın 1 Nisan günü kutlanır.Jaarlijks wordt deze stichtingsdag op 1 april gevierd.
Bunun bir şaka olduğunu anlayamamıştı.Men was ervan overtuigd dat het om een grap ging.
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.De mens kan de bladeren en de stengels van grassen niet verteren.
Büyük Esence, Sakarya ilinin Erenler ilçesine bağlı bir mahalledir.De gebeurtenissen in zijn leven (of van mensen rondom hem heen) zijn zijn voornaamste inspiratiebron.
Lynch, bize büyük bir şaka yapmaya çalışmış."Bridge had wel zin in een grapje.
Ama bir sakatlık yaşadı ve 3-4 ay oynayamadı.Hierdoor was hij opnieuw 3 tot 4 weken geblesseerd en kon hij niet spelen.
Bu kemik şakak kemiğinin (os temporale) processus styloideus'una bağlanır.Hij ontspringt aan de processus styloides van het os temporale.
Sakatlığı yüzünden oyunculuk kariyerini sonlandırıp, antrenörlüğe başladı.Om gezondheidsredenen beëindigde hij dat jaar zijn atletiekcarrière en werd hij trainer.
Joe Lo Truglio: Dedektif Charles Boyle sakar, dürüst ve yemek yapmayı seven bir polistir.Joe Lo Truglio als Charles Boyle, een zeer onhandige, nerveuze, maar hardwerkende rechercheur.
5 yaşındayken, okul çıkışında kendisine araba çarpmış ve kafasından sakatlanmıştır.Toen ze zeven jaar oud was, werd ze van school op weg naar huis door een auto aangereden.
Arkadaşları tarafından hep "İnek" şakalarına maruz kalmaktadır.Hij is vaak het slachtoffer van Brams grappen.
Sakatlıklala yıllardır boğuşmuştur.De dagvaarding staat al jaren ter discussie.
1978'de sakatlandı, 1 yıl aradan sonra tekrar sahalara döndü.Het stel hertrouwde in 1978, maar ging een jaar later wederom uit elkaar.
Gelen ünlülere absürt şakalar da yapmaktadır.Tijdens de klusjes worden altijd flauwe grappen gemaakt.
Ancak geçirdiği sakatlıklar nedeniyle sadece 16 maçta forma şansı bulabildi.Mede door blessures speelde hij slechts 16 wedstrijden.
Sakar ve beceriksiz, ateşi bilmiyorlar.Kibbel zonder boosheid en zonder vuur.
Sam hiçbir şeyin farkında değilken Dean bunun bir şaka olduğunu düşünüyordur.Pas dan maakt Mr. Voice bekend dat het maar een grapje is.
2002-03 sezonunda Sakaryaspor’dan Fenerbahçe'ye transfer olmuştur.Hij kwam in het seizoen 2002-2003 naar Fenerbahçe van Sakaryaspor.
Bazılarında sakllı bazılarında sakalsızdır.Enkele daarvan zijn spoorloos.
Franklin kendisinin sakat olmasına çok üzülmektedir.Valentijn vindt zichzelf heel zielig.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.Halverwege de wedstrijd lag Pragt echter op kop.
Numara 4'e hep şaka yaparlar.Hij speelt altijd met nummer 10.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Hij is erg brutaal en houdt er niet van als men aan zijn spullen komt.
İlmiye, Sakarya ilinin Sapanca ilçesine bağlı bir mahalledir.Zij verblijft in een plaatselijk rusthuis en brengt haar tijd al lezend door.
Ancak dizinden yaşadığı sakatlık sebebiyle 27 yaşında futbolculuk kariyerini sonlandırdı.Door een beenbreuk werd zijn voetbalcarrière al beëindigd op 27-jarige leeftijd.
Yunanlar da Sakarya Irmağı kıyılarına kadar ilerlediler.Zowel arm als rijk vonden hun weg naar de kust.
Ancak erkenden sakatlandı.Daardoor werd ze vroegtijdig wakker.
5 Eylül 2015 ise sözleşmesi sakatlığından dolayı bozuldu.Op 6 december 2015 werd het contract per direct ontbonden vanwege een vertrouwensbreuk.
Sakatlama cezalarının, aynı zamanda ikincil yararları da vardır.De echtscheiding brengt ook erfrechtelijke gevolgen met zich mee.
Zonko'nun şaka dükkânı sihirli şakaların olduğu insanları eğlendirmek için yaratılmış bir dükkândır.Zonko's Fopmagazijn - Winkel voor magische fopartikelen.
Çift 2007-2008 sezonunu sakatlık sebebi ile kaçırmıştır.Hij miste een deel van het seizoen 2007/2008 door een knieblessure.
Fakat çoğu zaman mutludur ve şaka yapmayı sever.Hij is bijna altijd vrolijk en giechelt vaak hysterisch.
1985'te sakatlanana kadar devam etti.Hij bleef zetelen tot in 1985.
Bununla birlikte Sakarya ili ile aynı tarihe sahip olduğu anılmaktadır.Daar ontdekt hij dat Carl hetzelfde idee heeft.
1939-40 sezonunda kadroda yer alsa da sakatlık nedeniyle hiçbir lig maçı oynayamadı.In 1939/40 werd geen competitie gespeelde omwille van de oorlog.
Tuva'da Sakalardan kalmış birçok buluntu vardır.Volgens sommigen behoort de vogel tot de Gruiformes (kraanvogelachtigen).
Falcon : Takımın şakacısıdır.Daimon is tevens de grappenmaker van het team.
Deniz şakayıkları da bu sınıftandır.Ook het estuarium van de Zeeschelde behoort tot dit district.
Ancak 74. dakikada sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı.Hij raakte in die wedstrijd geblesseerd in de 74 minuut.
Her iki rakipte maçtan sakatlanarak çekildi.Op beide spelen werd hij in de voorrondes uitgeschakeld.
Son senesinde sakatlandı ve futbolu bırakarak güreşe yöneldi.Uiteindelijk bedacht hij zich, en bleef voetballen.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Nadien is de bekercompetitie voor beloften weer in ere hersteld.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod