Ana içeriğe geç
Sözlük

saka ile cümle

saka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şaka yapıyorum.I'm only joking. Well done, you did great!
- Bu bir şaka, değil mi?Are you joking?
Şaka gibi.Stop kidding me.
Şaka yapmıyorum.It's not a joke.
Şaka ediyorum.He loves everybody and he can't hate anything. - You guys are basic and nobody likes you.
Geum JanDi yi hatırlamıyormusun? şaka yapmaYou don't remember Geum Jan Di? Don't joke around.
JunPyo arkadaşlarını hatırlıyor musun? şaka mı yapıyorsun? adımı söyleJunPyo, then do you remember your friends? Are you joking? Tell me my name.
Yalan söyler, hile yapar, dikkatleri dağılır, ve gerçekten sakat yapılar üretirler.They lie, they cheat, they get distracted and they produce really lame structures.
" Şaka yapma " dedi."Don't joke around."
Sadece şaka yapıyorum.I'm just kidding.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.I raised the glass, and he went off over the window-sill in that crippled state.
Sakatat tüketimi son 30 yılda Amerika'da ve İngiltere'de yarı yarıya indi.Offal consumption has halved in Britain and America in the last 30 years.
Bana "Sakalı olan kız" diyorlardı.They called me, "The girl with the beard."
Şaka yaptım tabi kiI'm kidding!
Hayır, hayır sadece şakaydı.No, no just kidding.
Hayır, hayır. Sadece şaka yapıyorum, hayır, hayır.No, no, no -- just kidding, no no.
Şaka olarak dedim ki -- şaka olarak, dedim ki,And I said as a joke -- as a joke, I said,
Pansiyonerler topluca ayağa kalktı ve onların sakalları bir şey mırıldandı.The lodgers rose up collectively and murmured something in their beards.
Biri şakaklarını ovuşturmaya başladığında ortam gerçekten çok dramatik oluyor.I mean, the most dramatic it gets is when somebody starts massaging their temples.
Tamam çocuklar, sakallı kadınla buluşma vaktim.Okay boys, time to get me a date with the bearded lady.
Sadece şaka yapıyordum.I was joking.
Henüz atlar iyileşmemişken, bir tane daha at sakatlanmış.Horses unrecovered from injury, another lamed in training.
Bu konuda şaka bile yapma, o sadece benim kız arkadaşım.Don't even joke about it, she is just my girlfriend.
Bu ne, şaka mı?What is this, a joke?
Belki kızlar şaka yapmıştır.Maybe the girls pulled a prank on you.
Şaka mı yapıyorsun?You're joking, right?
Şaka mı yaptığımı sanıyorsun?You think I'm a joke?
Çin şakası yaptığımı mı sanıyorsun?You think Chinese is a joke?
Şaka mı yapıyorum?You think I'm a joke?
Sınıf şakası sanıyorsuın?You think this class is a joke?
"Peki yaşlanıp sakallarım beyazladığında ne olacak.I said, "What happens when I grow older and my hair becomes white?
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.If I hadn't joked around back then, you wouldn't have vacated the waiting area.
Saka degil!<br />Senin böyle olduğunu düşünmemiştim.I didn't think you were like that.
Sen, herhangi bir şaka yapmiyorsun bana degil mi?You aren't playing a joke on me by any chance, right?
Ne saka?What joke?
Lee Tae Ik, Hallyu stari, ailesine cok duskun, o boyle bir saka yapmaz.Lee Tae Ik, the Hallyu star, thinks so much of his family, he wouldn't play a joke like that.
Ben birisi gibi aptal saka yapmam.I don't play silly jokes like somebody.
Onların aksine... ...ilk olarak şaka yaptıklarını düşünmüştüm.It wasn't unlike them, so I guess my first instinct was that they were having a joke.
Şu an şaka kaldıracak havamda değilim.I am not in a mood to joke around.
Şaka yapıyordum...I was just guessing.
Görünen o ki küçük şirin kızımız bu adama şaka yapmış.Our beautiful girl wanted to talk with him and must have been joking around.
30 milyon bir şaka değil.30 million is no joke.
"Güvendeyiz," siyah sakallı dedi adam."You're safe," said the man with the black beard.
"Ben hangi ülkede olduğumu biliyorum," dedi sakallı adam."I know what country I'm in," said the man with the beard.
Sakallı adam yerine onun tabanca.The man with the beard replaced his revolver.
"Gitti nerede?" Diye bağırdı sakallı adam. "?""Where's he gone?" cried the man with the beard. "Out?"
"Beş kartuşları, siyah sakallı" dedi adam."Five cartridges," said the man with the black beard.
Atlanta'ya gittiğimde sakalımı kesebiliyor. sakalımdan hiç hazetmedi zaten.She never liked it very much.
Hmm, sizin ne düşündüğünüzü bilmiyorum, ama benim kastettiğim şay sakallardı.Well, I don't know what you're thinking, but I'm talking about the beards. (Laughter)
Ve okyanusta geçirdiğim onca zamana rağmen, şöyle adam gibi bir sakal uzatmayı başaramadım.And no matter how long I've spent on the ocean,
- Dur şaka.- Stop joking around.
Ile şaka yapmayın...Don't joke with...
Şaka durdurun.Stop joking around.
Şaka mı?!Really?!
Çatıları kapladığımızda, bir kadın şaka olarakWhen the roofs were covered, a woman said as a joke,
(şakadan trampet çalar) (Kahkaha)(mock drum roll) (Laughter)
Traş olurken patron şaka yaptı da.My boss pushed me while I was shaving.
İşte bu yüzden bu edinimler yalnızca bir oyundan veya bir şakadan ibaret değildi.That's what makes this acquisition more than a little game or a little joke.
Şaka değil, gerçek.It's no joke: it's real.
Bizim eski toplumlarımız sakatata değer verirdi.Our ancient societies all valued organ meat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saka ile cümle - Sayfa 18 - saka kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App