Ana içeriğe geç
Sözlük

sak ile cümle

sak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun sakalında bir kırıntı var.There is a crumb in his beard.
Burada saklanabiliriz.We can hide in here.
Diğeri saklanmayı reddediyor.The other one refuses to hide.
Endişelenme. Şakan beni gerçekten bozmadı.Don't worry. Your joke did not really discomfit me.
Bunu benden ne kadar bir süre bir sır olarak saklamayı planlıyordun?How long were you planning on keeping this a secret from me?
Sınıftaki herkes sakin.Everyone in the class is calm.
Sen saklanıyordun.You were hiding.
Yaşlı adam nazik bir şekilde sakalını sıvazladı.The old man stroked his beard thoughtfully.
Tom Mary'nin şimdiye kadar ona yazdığı her aşk mektubunu sakladı.Tom kept every love letter Mary ever wrote him.
Tom şaka ediyor olmak zorundadır.Tom has to be kidding.
Elbette Tom şaka yapıyordu.Tom is kidding, of course.
Görece sakindi.It was relatively quiet.
Sakın öyle zannetme.Never assume that.
Arabanızın bagajında ​​ne gibi şeyler saklıyorsunuz?What kind of stuff do you keep in the trunk of your car?
Gerçekten paranı yatağın altında mı saklıyorsun?Do you really hide your money under the mattress?
Hâlâ saksafon çalıyor musun?Do you still play the saxophone?
Tom yüzünü sakladı.Tom hid his face.
Garip biçimde sakin hissettim.I felt strangely calm.
Asıl meseleyi sakın unutma.Never forget what matters.
Tom bana güzel bir alimünyum jant seti verdi ama o lastikleri sakladı.Tom gave me a nice set of aluminum wheels, but he kept the tires.
Tom ağrısını saklamaya çalıştı.Tom tried to hide his pain.
Onlar bir şey mi saklıyor?Are they hiding something?
Şaka yaptığını umuyorum.I hope you're joking.
Tom'un o eski saksafon için çok fazla ödediğini düşünüyorum.I think Tom paid way too much for that old saxophone.
Tom'un o eski saksofon için çok fazla ödediğini düşünüyorum.I think Tom paid far too much for that old saxophone.
Tom'a sakin olmasını söyledim.I told Tom to calm down.
Tom ve Mary her ikisi de sakatlandı.Tom and Mary were both injured.
Tom küçük sakatlıklara uğradı.Tom sustained minor injuries.
Onlar şaka ediyor olmalılar.They must be joking.
Tom parayı sakladı.Tom kept the money.
Pasaportunu kilit altında sakla.Lock up your passport.
Köyümüzdeki tüm yaşlı erkeklerin uzun sakalları var.All the old men in our village have long beards.
Bu saksıları kim yaptı?Who made these pots?
Biz şaka yapmıyoruz.We mean business.
Tom'un sakin olması gerekiyor.Tom needs to chill.
Lütfen şaka yapmayı bırak.Please stop kidding around.
Yolcular sakin kaldılar.The passengers remained calm.
Tom ve Mary Boston'un uzun süreli sakinleri.Tom and Mary are longtime residents of Boston.
Tom ve Mary uzun süreli sakinlerdir.Tom and Mary are longtime residents.
Herkes oldukça sakin görünüyordu.Everybody seemed pretty calm.
Sakinleştirici etkisini gösteriyor.The sedative is taking effect.
Ben huzur ve sakinliği severim.I love peace and quiet.
İlk başta, o bunun bir şaka olduğunu düşündü.At first, she thought it was a joke.
Bu yerde, sakinlerden daha fazla kurbağa var.This place has more frogs than residents.
O karanlık bir sırrı saklıyordu.She was hiding a dark secret.
O sadece şaka yapıyordu.She was just kidding.
O kendini evlilik için saklıyordu.She was saving herself for marriage.
O yirmi yaşında şen şakrak bir esmerdi.She was a bubbly twenty-year-old brunette.
Nereye oturduğunun sakıncası yok, değil mi?You don't mind where you sit, do you?
O, o sırrı neredeyse herkesten sakladı.She kept that secret from nearly everyone.
Sakin ol. Eğlenceli olması gerekiyor.Relax. It's supposed to be fun.
Benden ne saklamaya çalışıyorsun?What are you trying to hide from me?
Giriş, sakinler için ücretsizdir.Admission is free for residents.
Tom'un şaka yaptığını farzediyorum.I assume Tom was kidding.
Diğer insanların durumuyla ilgili şakalar yapmamalıyız.We shouldn't make jokes at other people's expense.
Tom insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.Tom shaved off his beard and dyed his hair blonde, hoping people wouldn't recognize him.
Konuşabilmemiz için sakin bir yere gidelim.Let's go somewhere quiet so we can talk.
Onu çorap çekmecemde sakladım.I hid it in my sock drawer.
Onu yatağın altında sakladım.I hid it under the mattress.
Onun bir şey sakladığını gördüm.I saw her hide something.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod