sakız ile cümle
sakız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.26) 충북 단양군어상천면 허영강 사 망 `03.
O, güneşte kuruyunca toplanıp yıkanarak sakız yapılır.이 때문에 태양이 낮게 떠 있을 때에는, 주황색이나 적(赤)색을 띠기도 한다.
Yunanistan ve Sakız AdasıConsists of 저지 섬 and 건지 섬
Sonra Sakız Muhafızı olarak atandı.לפיכך היא נראתה כמגן העולם.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.ויולט בורגארד (אנה סופיה רוב): ילדה שלועסת מסטיק באופן קבוע.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.Вайълет Борегард (АнаСофия Роб) – момиче, което постоянно дъвче дъвка.
Sakızlı şeker bir şeker türüdür.Захарният памук е вид сладкарско изделие.
Aleyhindeki tanıkları sakız çiğneyerek dinledi.Рапърите са обвинени по чл.
1869 - Ohio'lu (ABD) diş doktoru William F. Semple, sakızın patentini aldı.1869 г. Уилям Семпъл, заболекар от Охайо, получава първия патент за дъвка.
Pirgi köyünde küçük bir damla sakızı müzesi de bulunmaktadır.В селището Пирги се намира и малък музей на мастикса.
Ayrıca bir sakız markasının reklamlarında oynadı.Снима се и в реклама на цигари „Пойнт“.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Rezanje repe na rezance pomoću sjeckalice 3.
Sakızlı şeker bir şeker türüdür.Tiražni liker je vrsta šećernog sirupa.
Thukididis, Sakız Adası'nın nispeten en fazla köleye sahip olduğunu tahmin etmektedir.Tukidid, pak, procjenjuje da je otok Hios imao proporcionalno najveći broj robova, s iznimkom Lakonije.
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Ta zidana kapelica bila je dva puta dograđivana.
Tablonun konusu Sakız Adası Katliamı'dır.Politická mapa ostrova Cyprus.
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Areál kalvárie bol dvakrát rekonštruovaný.
Dünyanın en büyük sakız üreticilerinden biridir.Najväčší producenti zemiakov na svete .
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Vinski hrib Sabile je bil dvakrat oblikovan.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Tyrimai rodo, kad jo priedas gerina nugriebto pieno skanumą.
"Sakız Adası.""Tuuline saar".
Sonra Sakız Muhafızı olarak atandı.Seejärel määrati ta polgukomandöriks.
Sakız, yiyeceklere güzel bir tat ve koku verir.Maitseained Maitseained annavad toidule konkreetse maitse või lõhna.
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişDer blev foretaget skønsmæssigt 303 000 beslaglæggelser af cannabisharpiks, svarende til 909 tons, i Europa
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişEn 2005, se incautaron un total de 909 toneladas de resina de cannabis en las 303 000 operaciones que se
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişEstima-se que em 2005 foram efectuadas, na Europa, 303 000 apreensões de resina de cannabis equivalentes
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişEuroopassa takavarikoitiin vuonna 2005 yhteensä 909 tonnia
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişEurópában 2005-ben a becslések szerint 303 000 alkalommal foglaltak le kannabiszgyantát,
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişIm Jahr 2005 wurden in Europa bei schätzungsweise 303 000 Sicherstellungen 909 Tonnen Cannabisharz
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişIn 2005 werden in Europa naar schatting 303 000 vangsten van cannabishars gedaan met een totaal gewicht van
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişNa splošno je v Evropi od leta 2000 opazen nenehno naraščajoč trend števila zasegov rastlin konoplje.
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişSzacuje się, że w 2005 r. w Europie miało miejsce 303 tys. przypadków konfiskaty żywicy konopnej, co
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişUppskattningsvis 303 000 beslag av hasch motsvarande
2005 yılında Avrupa’da tahmini 303.000 ele geçirme vakasında toplam 909 ton kenevir sakızı ele geçirilmişV roce 2005 bylo v Evropě zaznamenáno odhadem 303 000 záchytů konopné pryskyřice, což představuje
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.A nagyobbrészt Észak-Afrikában termelt kannabiszgyanta számára továbbra is Európa a fő globális piac.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Europa är fortfarande den främsta marknaden i världen för hasch, som huvudsakligen produceras i Nordafrika.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Európa zostáva hlavným globálnym trhom pre kanabisovú živicu, ktorá sa väčšinou vyrába v severnej Afrike.
Avrupa, çoğu Kuzey Afrika’da üretilen kenevir sakızı için başlıca küresel pazar olmaya devam etmektedir.Европа остава основен световен пазар за канабисова смола, повечето от която е произведена в Северна Африка.
Avrupa pazarının açık arayla en büyük sakızDerzeit geht man davon aus, dass etwa die Hälfte des weltweit angebauten Cannabis
Avrupa pazarının açık arayla en büyük sakızNa základě odhadů celkové
Avrupa pazarının açık arayla en büyük sakızŻywica konopna jest przemycana
Avrupa pazarının açık arayla en büyük sakızОценките са, че днес около половината от цялото количество канабис се отглежда
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veya시작하게 되었습니다. '왓 이프'는 리글리 추잉껌과 코카코라의 새로운 맛을
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veyalorsque j'ai commencé Independent Diplomat.
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veyaNew York khi tôi bắt đầu xây dựng NNGDL
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veya"?What If!"で チューイングガムやコーラの 新しい風味を開発するのを見ることが
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veyaכאשר התחלתי את הדיפלומטיה העצמאית. ובזמן שהתבוננתי ב?מה אם! מפתחים טעמים חדשים של גומי לעיסה של ווירגלי
Bağımsız Diplomat'ı başlattığım sıralarda. ?What If!'i Wrigley için yeni sakız tatları veyaعندما بدأت بالدبلوماسي المستقل وكنت أنظر الى عمل " ماذا لو ! " وهم يطورون نكهات جديدة لعلكة " ريلي "
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka din care primim o dată pe an în Ucraina și trebuie să mestecăm o bucată timp de o săptămână întreagă.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, kterou by jsme dostali na Ukrajině jednou za rok a museli by jsme žvýkat jeden kousek po celý týden.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, som vi ville få en gang om året i Ukraine, og som vi ville tygge på en hel uge ad gangen.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka yang kami dapatkan setahun sekali di Ukraina dan satu butir itu kami kunyah selama seminggu penuh.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.우크라이나에서는 일년에 딱 한번 먹을 수 있었어요. 그 껌 하나를 일주일간 씹곤 했죠.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.le Bazooka che in Ucraina ricevevamo una volta all'anno e dovevamo masticarne una per un'intera settimana.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Thứ kẹo Bazooka mà chúng tôi có được một lần trong năm Ukraina và chúng tôi đã có thể nhai một miếng cả tuần.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrainassa saamme sitä kerran vuodessa ja pureskelemme yhtä palaa viikon ajan.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrajnában évente egyszer kaptunk Bazooka rágógumit, és egy egész hétig kellett rágnunk egy darabot.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Базука, яку ми отримували один раз на рік в Україні і повинні були жувати одну із них протягом усього тижня.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.בזוקה שהיינו מקבלים אחת לשנה באוקראינה והיינו צריכים ללעוס חתיכה אחת במשך שבוע שלם.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi."البازوكة" التي قد نحصل عليها مرة واحدة فقط خلال العام في أوكرانيا وكنا لنمضغ قطعة واحدة لمدة أسبوع كامل.
İlgili Sayfalar