sakınca ile cümle
sakınca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
- Sakıncası yoksa onu geri vermeni istiyorum.- Дай ми го.
- Sakıncası yoksa onu geri vermeni istiyorum.Искам да ми я върнеш.
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Hey, wir essen gerade!
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Mógłbyś przestać, tu się je!
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Ti dispiace, stiamo mangiando!
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Zeg, we zijn aan het eten!
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Αν δε σε πειράζει, τρώμε τώρα!
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!Там ещё были эльфы... Ради бога, мы же здесь едим?
Sakıncası yoksa yemek yiyoruz burada!あら失礼、昔の栄光にひたっちゃったわ
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Agama-agama tidak memiliki kesulitan dalam memberitahu kita apa makna dari seni.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Chúng dễ dàng nói cho chúng ta biết nghệ thuật là về cái gì
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.De har ikke nogle problemer med at fortælle os, hvad kunst handler om.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.De har inga problem med att förklara vad konst handlar om.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Dire ce que l'art signifie ne leur pose pas de problème.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Elas não têm qualquer problema em nos dizer sobre o que é a arte.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.종교는 예술의 역할이 무엇인지 우리에게 명백하게 알려줍니다.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nemají problém říci, o čem je umění.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nemajú problém povedať, o čom umenie je.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nie mają problemu w mówieniu nam o sztuce.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nincs gondjuk azzal, hogy megmondják nekünk, miről szól a művészet.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nobenih težav nimajo s tem, da nam povedo, kaj umetnost predstavlja.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Non hanno problemi a dire di cosa tratta l'arte.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.No tienen problema en decirnos de qué se trata el arte.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Nu-i deranjează să ne spună ce reprezintă arta.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Sie haben kein Problem damit, uns Kunst zu erklären.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Ze vertellen ons graag waar het over gaat.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Δεν έχουν πρόβλημα να μας εξηγήσουν τι παριστά η τέχνη.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Вони охоче пояснюють, у чому суть їхніх творів.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.Тях не ги притеснява да ни кажат за какво става въпрос в изкуството.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.У них нет никаких проблем с тем, чтобы объяснять нам его назначение.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.אין להם כל בעיה לומר לנו על מה האמנות מדברת.
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.ليس لديهم مشكله في اخبارنا مالذي يعنيه الفن
Sanatın neyle ilgili olduğunu söylemede bir sakınca duymuyorlar.主な信仰で芸術の役割は2つ
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Chị nghĩ cho bà ấy xuất viện có ổn không?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""¿Crees que está bien si se va a su casa?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Denk je dat het oké is als ze naar huis gaat?
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?"자신이 없었지요.
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myślisz ,że może iść do domu?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myslíte, že bude v poriadku, ak pôjde domov?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Myslíte, že může jít domů?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Pensa che vada bene se la mandiamo a casa?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Νομίζεις ότι θα'ναι εντάξει εάν πάει σπίτι;"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Как вы считаете, она будет в порядке, если я её выпишу?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Смяташ ли, че е добре да я пуснем да си ходи?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""Як вважаєш, нічого страшного, якщо ми відпустимо її додому?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""האם לדעתך זה בסדר שהיא תלך הביתה?"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?""هل تعتقدي انها ستكون بخير ان ذهبت الى المنزل؟"
" Sence de eve gitmesinde bir sakınca yok değil mi?"看護師は少し考えて
Senin gibi pisliklerden bıktım... ...senin için sakıncası yoksa defol lütfen.Estoy harta de cerdos como tú. Así que, si no te importa, haz el favor de largarte.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Asi que vaya al grano y diganos qué hacemos aqui, en la NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Ce-ar fi să-i dăm drumul, şi să ne spui de ce suntem aici?
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Nu vil vi bare gerne vide, hvorfor vi er fløjet til NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Nyt haluaisin tietää, miksi meidät lennätettiin Nasaan.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Por isso, diga-nos o que fazemos aqui no centro espacial da NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Radši nám řekněte, proč jsme v NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Så nu vill vi gärna veta varför vi flugits hit till NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Se non le dispiace, vorremmo sapere perché ci hanno portati alla NASA.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Si ça ne vous gêne pas, dites-nous pourquoi on est là.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Vertel nu maar wat wij hier bij de NASA doen.
Şimdi, sakıncası yoksa asıl konuya geçebilir miyiz? Buraya neden getirildiğimizi söyler misiniz?Wir würden lieber erfahren, wieso Sie ausgerechnet uns hierher zur NASA geschleppt haben.