O kitabı alırsan, benim için sakıncası yok.It doesn't bother me if you take that book.
Geç oluyor ve eve yalnız gitmekten hoşlanmıyorum. Sakıncası yoksa gitmek zorundayım.It's getting late and I don't like to go home alone. I have to go if you don't mind.
Sakıncası yoksa telefon numaranı not almak istiyorum.I'd like to take a note of your phone number if you don't mind.
Sakinleştiğinde sana cevap vereceğim.I'll answer you when you've calmed down.
Lütfen sakin olun.Please remain calm.
Onlar genellikle sakin sularda yelken açarlar.They usually sail in calm waters.
Nehir sakin bir şekilde akıyor.The river flows calmly.
Eğer alkol içersem bir sakıncası var mı?Is it OK if I drink alcohol?
Sakin ol ve elinden geleni yap.Stay calm and do your best.
O sözleri sakınmaz.She doesn't mince words.
Ben sözümü sakınmam.I do not mince words.
Bir fırtınadan sonra sakinlik gelir.After a storm comes the calm.
Affedersiniz, buraya oturmamın bir sakıncası var mı?Excuse me, do you mind if I sit here?
Bu seni sakinleştirmeli.This should becalm you.
Ben Jane'e sakinleşmesini söyledim.I told Jane to calm down.
Bunun üzerinde beş aydır çalışıyoruz. Sakın şimdi batırmayın.We've been working on this for five months. Don't fuck it up now.
Sessiz bir köpekten ve durgun bir sudan sakının.Beware of a silent dog and still water.
Sakin ol. Yarın ödülünü alacaksın.Stay calm. You'll have your reward tomorrow.
Profesör sakince ellerini yıkadı.The professor calmly washed his hands.
Fırtına sonrası deniz sakindi.The sea after the storm was calm.
Sakin ol ve her şey sonunda iyi olacak.Calm down, and everything will be OK in the end.
Tom sakin.Tom is calm.
O ne derse desin, sakin ol.No matter what she says, remain calm.
Ne derse desin sakin ol.Stay calm no matter what she says.
Tom çok sakin.Tom is very calm.
Sakin kalmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's important for us to stay calm.
Sakin kalmaya çalış.Try to stay calm.
Sakin kalmaya çalışın.Try to stay calm.
Tom sözünü sakınmıyor.Tom is not pulling any punches.
Sakin olmaya çalışın.Try to remain calm.
Tom sözünü sakınmaz.Tom does not mince words.
Bakın, herkes sakin olsun ve bana ne olduğunu söyleyin.Look, calm down everyone and tell me: what happened?
Sakin olmalısın!You must keep calm!
O sakin bir adam.He is a quiet man.
Tom sakin ve sabırlıdır.Tom is calm and patient.
Her zaman her şeyden sakınamazsın.You can't always avoid everything.
Sakin ol ve yaba keskinleştir.Stay calm and sharpen pitchforks.
O, yöre sakini bir çocukla evlendi.She married a local boy.
Sakin ol, Tatoeba bir kız değil, o sadece bir web sitesi.Calm down, Tatoeba is not a girl, it's just a website.
Sakın bunu bir daha yapayım deme.Don't ever do that again.
Sizi öpmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I kissed you?
Sakın ola bu kelimeyi bir daha söyleme.Don't say that word ever again.
Tom sakin bir hayat sürüyor.Tom leads a quiet life.
Tom sonunda sakinleşti.Tom eventually calmed down.
Lütfen sakin olur musun?Will you please calm down?
Senin için sakıncası yoktur umarım.I hope you don't mind.
Tüm öğleden sonrayı Tom'dan sakınmaya çalışarak geçirdim.I spent the whole afternoon trying to avoid Tom.
Tom nefesini kontrol etmeye ve sakin kalmaya çalıştı.Tom tried to control his breathing and remain calm.
Tom'un apartmanının önündeki cadde sakindi.The street outside Tom's apartment building was quiet.
Deniz sakin.The sea is calm.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Mind if I leave my homework here?
Bu adanın sakinlerinin korkunç suçlar işledikleri kesin idi.It was a certainty that the inhabitants of this island had committed horrible crimes.
Birbirimizle sakince konuşmalıyız.We should talk calmly to each other.
Sakıncası yoksa kalmak istiyorum.I'd like to stay if you don't mind.
Sakıncası yoksa seninle gitmek istiyorum.I'd like to go with you if you don't mind.
Sakıncası yoksa birlikte gelmek istiyorum.I'd like to come along if you don't mind.
Sakıncası yoksa yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone if you don't mind.
Beni beklemenin senin için sakıncası olmadığını düşündüm.I thought you wouldn't mind waiting for me.
Sakin ol; o sadece seninle alay ediyor.Calm down; he's just teasing you.
Sakin kalmalısın.You must remain calm.