Bu nedenle yöneticileri sahtekârlık yapma gereği duydular.Nous demandons aux dirigeants d'être sincères.
Safran sahtekârlığı, farklı safran sınıflarının karıştırılarak yanlış etiketlerle satılması olarak da yapılır.La falsification peut aussi consister en la vente de mélanges de safran de grades différents.
Holden`a göre aşağılık bir sahtekar.M. Tristan, un malfaiteur.
O zaman adalet, sahtekârlıkla yürür.Cette nuit-là, Justice Pain le trahit.
Sahtekarci daha sonra Narses tarafından II. Hüsrev'e sunuldu.Luego el general presentó al impostor a Cosroes II.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.Clastomanía': obsesión por romperle a la pareja la ropa que lleve puesta.
Hepinizin sahtekar olduğunu düşünüyorum.Penso che siate tutti dei mascalzoni.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.Due monaci vengono frustati per frode a Ginevra.
Robert Crichton'ın ilk kitabı The Great Impostor (Büyük Sahtekâr) 1959 tarihinde çıktı.È basato sul romanzo del 1959 Il grande impostore (The Great Impostor) di Robert Crichton.
Bernhard sahtekârlık operasyonları için özel kağıt üreten bir şirkette çalıştı.Rob lavora per un'impresa specializzata nel pronto intervento da incidente stradale.
Dünyada bir sürü sahtekar insan var.Есть много нечестных людей в мире.
Sahtekar yakalandı.Самозванца поймали.
Hindistan Hükümeti, bir blok zincirinin yardımıyla arazi sahtekarlığıyla savaşıyor.Правительство Индии борется с земельным мошенничеством при помощи блокчейн.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.В Женеве два монаха были биты за мошенничество.
Katil, ancak sahtekarlığı ortaya çıktıktan sonra yakalanabilmiştir.Трупы были обнаружены лишь после поимки преступника.
Robert Crichton'ın ilk kitabı The Great Impostor (Büyük Sahtekâr) 1959 tarihinde çıktı.На основе биографии Демара в 1959 Роберт Крайтон выпустил книгу The Great Impostor.
Yani serbest piyasa “zorlama veya sahtekarlık” içermez.Кроме того там «нет ни воровства, ни мошенничества».
Akademik sahtekarlıkАкадемический Академическое
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.سلسلة الكتلة لديها القدرة على الحد من المخاطر النظامية والاحتيال المالي.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.Dois monges são açoitados em Geneva por trapaça.
Sahtekarci daha sonra Narses tarafından II. Hüsrev'e sunuldu.O impostor foi então apresentado a Cosroes II por Narses.
Akademik sahtekarlık, akademi dünyasındaki herhangi bir aldatma türü için kullanılan terimdir.Fraude acadêmica é todo tipo de prática antiética relativa a trabalho acadêmico.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.É uma travesti: põe qualquer roupa que lhe atráia.
Falstaff yaşlı, şişman, sahtekar ve devamlı sarhoştu.Viv é mal-humorada, deprimida e está constantemente bêbada.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.In Genève worden twee monniken gegeseld omdat ze vals gespeeld hebben.
Holden`a göre aşağılık bir sahtekar.Volgens Bender is hij een loser.
İntihal bir tür sahtekârlık ve hırsızlıktır.Proporce są celem podchodów i kradzieży.
Cenevre'de sahtekarlık suçlamasıyla kırbaçlanan iki keşiş.I Genève piskas två munkar för fusk.
Holden`a göre aşağılık bir sahtekar.Чорновіл вважає Ющенка мерзотником.
Katil, ancak sahtekarlığı ortaya çıktıktan sonra yakalanabilmiştir.Після чергової крадіжки злочинниця була заарештована.
Katil, ancak sahtekarlığı ortaya çıktıktan sonra yakalanabilmiştir.Zloděj byl chycen, když se prozradil ukradenými cennostmi.
Hindistan Hükümeti, bir blok zincirinin yardımıyla arazi sahtekarlığıyla savaşıyor.Guvernul din India se luptă cu frauda de terenuri cu ajutorul unui sistem blockchain.
Amacı insanlara kendisinin bir sahtekâr olmadığını, gerçek bir dövüşçü olduğunu göstermektir.Pentru asta trebuie să dovedească un singur lucru, că este un adevărat erou.
Doğruluk: Eğer kanıtınız yanlış değil ise sahtekarlık yapmadan alıcıyı ikna edebilirsiniz.Cu alte cuvinte: Asta e adevărat pentru că dacă nu crezi, vei fi bătut.
Bir Sahtekârlık Hikayesi. Tarih ve Medeniyet.Este vorba de un amalgam de istorie și folclor.
Suetonius onu, describes him as ‘aşağılık ve sahtekar’ birisi olarak tasvir eder.Γι αυτό ο Αριστοφάνης αποκαλεί ως «πέρδικα» κάποιον πανούργο και δόλιο έμπορο.
Şu adam bir sahtekar.Εκείνος ο άντρας είναι ένας αγύρτης.
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.Blockchain memiliki potensi mengurangi risiko sistemik dan penipuan keuangan.
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.Penanganan : Jauhkan alat/benda yang sudah dipakai penderita dari orang lain.
Tıklama sahtekarlığı, internet üzerindeki sitelere yapılan kötü amaçlı tıklamalardır.Gian lận Internet là một dạng gian lận khi sử dụng Internet.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Thôi Trữ nhận ra mình bị lừa gạt bèn tự sát.
Akademik sahtekarlık学歴詐称行為。
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.仮面の男:主人公を追い回す仮面を被った男。
Böylece hile ve sahtekarlık ile Ali halifelikten indirilmiş oldu.それは欺瞞と偽りによって生まれたものである。
Sahtekarci daha sonra Narses tarafından II. Hüsrev'e sunuldu.冒犯者随后被纳尔萨斯呈送给库斯老二世。
Akademik sahtekarlık伪造学历。
Yani serbest piyasa “zorlama veya sahtekarlık” içermez.我并不是说广告封锁是偷窃,或是不道德。
Sahtekar: Öldüreceğiniz kişinin kılığına bürünün.허름한 옷만을 입고 속인의 옷을 입는 자에게 죄를 줄 것.
Harry ve Ron, sahtekâr olduğunu öğrendikleri ve kaçmayı planlayan Lockhart'ı bulurlar.אך הוא ואריק גרמו לדוידי לחשוב שגורי משוגע ולפטר אותו.
Bu nedenle yöneticileri sahtekârlık yapma gereği duydular.כתוצאה מכך נאלצו הגמדים להגיע להסכם.
David Thornton "rol" Earl Unger/dört sahtekarlardan biri.Там играе ролята на Спенсър Хейстингс, една от „лъжкините“.
Yani serbest piyasa “zorlama veya sahtekarlık” içermez.Filozofska sloboda nije puka apsolutna sloboda "spekuliranja", niti samovolja.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Nerozpakovala sa pritom použiť aj podvod.
Holden`a göre aşağılık bir sahtekar.Alfred oli varaküps üleannetu laps.
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Den hedder "Loven om computer svindel og misbrug"
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Es conocida por el nombre de "Ley de Abuso y Fraude Electrónico" (CFAA).
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Je nazván "Počítačový podvod a zneužití". (CFAA)
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Le "Computer Fraud and Abuse Act" (CFAA)
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Λέγεται CFAA "Απάτη Υπολογιστών και πράξεις κατάχρησης".
Adý Bilgisayar Sahtekarlýđý ve Ýstismarý Yasasý idi.Она называется "компьютерном мошенничестве и злоупотреблении законом".