sahte ile cümle
sahte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Je tu věda, aby takový podvod vyvrátila.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Khoa học đã bác bỏ trò lừa gạt đó.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.La science est là pour prouver ces fraudes.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.La scienza esiste per comprovare queste frodi
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Nauka istnieje po to, by obalać takie oszustwa.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Stiinta este prezenta pentru a demasca orice frauda.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Η επιστήμη είναι εδώ να διαψεύσει τέτοιες απάτες.
Bilim, böyle sahtekârlıkları çürütmek için vardır.Наука опровергает эту чушь.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Autentyk kontra podróbka.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.En dit grijpt terug op het echte-echte versus het neppe-echte.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Era uma falsa realidade.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Es geht also um "ganz-echt" versus "falsch-echt".
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Ez visszamegy arra, tudják, az igaz-igazi és a hamis-igazi.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.진짜같은 진짜와 진짜같은 가짜의 차이인 거죠.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Siamo tornati al distinguo tra "verità vera" e "verità finta".
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Totul se rezumă la adevărul adevărat versus adevărul fals.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Tout cela revient au vrai-vrai contre le faux-vrai.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.To vám možná připomene ten rozpor mezi opravdovostí a falešností.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Volvemos a lo real-real versus lo falso-real.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Δεν ήταν αληθινά, αλλά έμοιαζαν αληθινά.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.На вас ви става ясен фалшът зад всичко това.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.Тут разница, скажем так, между действительно-настоящим и поддельно-настоящим.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.זה חוזר אל האמיתי-אמיתי לעומת המזויף-אמיתי.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.فهذا يرجع لما هو حقيقي فعلاً وما هو ليس بالحقيقي.
Biliyorsunuz, sahteye karşı gerçek.若者が ギャング人生が素晴しいと信じるよう
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.Μια έρευνα αποκάλυψε ότι ο Πρίγκιπας Λι Χαν δεν είχε σχέση με την πώληση πλαστών αντίκων.
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.تحقيقات افادت ان الامير لي هان لم تكن له علاقة بالاثار المزيفة
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.A mnozí falešní proroci povstanou, a svedou mnohé.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.a povstanú aj mnohí falošní proroci a zvedú mnohých.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Banyak nabi-nabi palsu akan muncul, dan menipu banyak orang
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Die zullen de anderen haten en verraden.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.És sok hamis próféta támad, a kik sokakat elhitetnek.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Igualmente hão de surgir muitos falsos profetas, e enganarão a muitos;
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.In mnogi lažnivi proroki vstanejo ter jih veliko zapeljejo.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.I wiele fałszywych proroków powstanie, i zwiodą wielu.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Ja monta väärää profeettaa nousee, ja he eksyttävät monta.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.거짓 선지자가 많이 일어나 많은 사람을 미혹하게 하겠으며
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Muchos falsos profetas se levantarán y engañarán a muchos
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Nhiều tiên tri giả sẽ nổi lên và dỗ dành lắm kẻ.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Nhiều tiên_tri giả sẽ nổi lên và dỗ_dành lắm kẻ .
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Och många falska profeter skola uppstå och skola förvilla många.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.og mange falske profeter skal opstå og føre mange vill.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Og mange falske Profeter skulle fremstå og forføre mange.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Plusieurs faux prophètes s`élèveront, et ils séduiront beaucoup de gens.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Se vor scula mulţi prooroci mincinoşi, şi vor înşela pe mulţi.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Sorgeranno molti falsi profeti e inganneranno molti
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Und es werden sich viel falsche Propheten erheben und werden viele verführen.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.Και πολλοι ψευδοπροφηται θελουσιν εγερθη και πλανησει πολλους,
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.и многие лжепророки восстанут, и прельстят многих;
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.И много лъжепророци ще се появят и ще заблудят мнозина.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.І багато лжепророків устане, й введуть многих.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.ונביאי שקר רבים יקומו והתעו רבים׃
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.ويقوم انبياء كذبة كثيرون ويضلون كثيرين.
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.且 有 好 些 假 先 知 起 來 、 迷 惑 多 人
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.且有 好些 假 先知 起來 、 迷惑 多人
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Dat is het enige dat goud nuttig maakt.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.De fapt, este drăguţ şi foarte greu de contrafăcut.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.En fait, c'est joli et c'est difficile à contrefaire.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.En realidad, es bastante y es difícil de falsificar.
Bir de altının sahtesi yapılamıyor, bu da önemli.Genau genommen es ist hübsch und schwer zu fälschen