Görece ufak unsurlar, örneğin seslendirmeli ara sahnelerin animasyonları.Muy pocos juegos vuelven animar la sincronización labial al localizar para un país extranjero,
Görece ufak unsurlar, örneğin seslendirmeli ara sahnelerin animasyonları.(... Nou... eigenlijk, dat zou best cool kunnen zijn...)
Görece ufak unsurlar, örneğin seslendirmeli ara sahnelerin animasyonları.Viszonylag apróbb dolgok, mint például a szinkronos átvezető jelenetek animálása.
Görece ufak unsurlar, örneğin seslendirmeli ara sahnelerin animasyonları.Σχετικά μικρά πράγματα, όπως η διαδικασία του animation σε cutscenes που υπάρχουν φωνές και ομιλία.
Görece ufak unsurlar, örneğin seslendirmeli ara sahnelerin animasyonları.Относительно небольшие вещи, вроде анимированных озвученных кат сцен.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.A mindegyik voltak a régi képek, vagy a régi kárpit furcsa jeleneteket dolgozott őket.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Dalam semua dari mereka ada gambar lama atau permadani tua dengan adegan yang aneh bekerja pada mereka.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Em todos eles havia fotos antigas ou tapeçarias antigas com cenas estranhas trabalhou sobre eles.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.En todos ellos hay fotos viejas o viejos tapices con escenas extrañas trabajado en ellos.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.I alle af dem der var gamle billeder eller gamle gobeliner med mærkelige scener arbejdede på dem.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.In allen von ihnen waren alte Bilder oder alte Wandteppiche mit seltsamen Szenen gearbeitet auf ihnen.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.In elk van hen waren er oude foto's of oude wandtapijten met vreemde scènes gewerkt op hen.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.În toate dintre ele au fost imagini vechi sau tapiserii vechi, cu scene ciudate lucrat pe ele.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.In tutti loro c'erano vecchie foto o vecchi arazzi con scene strane lavorato su di loro.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.I samtliga av dem fanns det gamla bilder eller gamla tapeter med märkliga scener arbetade på dem.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Kaikissa niistä oli vanhoja kuvia tai vanhoja seinävaatteita outoja kohtauksia työskenteli niitä.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.그들 모두의 오래된 사진이나 이상한 장면들과 오래된 태피스 트리 근무가 있었어
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Trong tất cả trong số họ có những hình ảnh cũ hoặc tấm thảm cũ với những cảnh lạ làm việc trên chúng.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Ve všech z nich byly staré fotografie nebo staré tapisérie s výjevy podivné pracoval na ně.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Vo všetkých z nich boli staré fotografie alebo staré tapisérie s výjavmi podivné pracoval na ne.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.V vseh teh je bilo starih slikah ali stare tapiserije s prizori čudno delal na njih.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.We wszystkich z nich były stare zdjęcia lub stare gobeliny z dziwnych scen pracował na nich.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Σε όλα αυτά υπήρχαν παλιές εικόνες ή παλιά ταπισερί με περίεργο σκηνές εργάστηκε πάνω τους.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Во всех из них были старые фотографии или старые гобелены со странными сценами работал на них.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.Във всички от тях са стари снимки или стари гоблени със странни сцени са работили върху тях.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.У всіх з них були старі фотографії або старі гобелени з дивними сценами працював на них.
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.בכולם היו תמונות ישנות או שטיחי קיר ישנים עם סצינות מוזר עבד
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.في كل منها كانت هناك صور قديمة أو المفروشات القديمة مع مشاهد غريبة عملت
Hepsi eski resimler ya da garip sahneleri ile eski duvar halıları çalıştı vardı onlara.その上で。そこに家具の奇妙な作品であったと
Hz. İsa'nın kilisede, debdebe içinde canlandırıldığı gösterişli sahneleri aklınıza getirin.예수가 교회와 같은 장소에서 그려진 그림에서 나타나는 화려함과 의식은 없습니다
Hz. İsa'nın kilisede, debdebe içinde canlandırıldığı gösterişli sahneleri aklınıza getirin.Není tu ta okázalost a ceremoniálnost, jak ji známe z vyobrazení Krista v prostředí chrámu.
Hz. İsa'nın kilisede, debdebe içinde canlandırıldığı gösterişli sahneleri aklınıza getirin.Nie jest to pompa i ceremonia, które możemy dostrzec, gdy Chrystus jest przedstawiany w kościelnej scenerii.
Hz. İsa'nın kilisede, debdebe içinde canlandırıldığı gösterişli sahneleri aklınıza getirin.No existe la pompa y la ceremonia que veríamos cuando se representa a Cristo en una iglesia.
İçinde yaşadığımız dünyanın, .ilahi olanı kucakladığı sahneler.Je to něco, co je mimo náš svět. Takové pojetí spiritualismu skrze náš svět.
İçinde yaşadığımız dünyanın, .ilahi olanı kucakladığı sahneler.Z pewnością jest to coś nie z tego świata, element duchowości przenikający naszą rzeczywistość.
İlahi olanı günlük hayatın içinden sahnelerde görmemiz de öyle. .A také to, co na baroku oceňuji, je způsob, jak božská síla vstupuje do každodenního života.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Adegan dalam "Minority Report" masih dijadikan acuan hingga sekarang dalam pembicaraan desain antarmuka baru.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Leute nehmen immer noch Bezug auf die Szenen von "Minority Report" wenn sie von Interface-Design sprechen.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Lidé se stále odkazují na ty sekvence z "Minority Report", když mluví o novém designu uživatelských rozhraní.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Ludzie wciąż wspominają te ujęcia z "Raportu mniejszości", mówiąc o nowych projektach interfejsów użytkownika.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Người ta vẫn tham khảo những trình tự trong "Minority Report" khi họ nói về thiết kế giao diện người dùng mới.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Oamenii încă fac referire la acele secvenţe din "Minority Report" atunci când discută despre noi interfeţe.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.사람들은 아직도 새로운 UI 디자인의 설계를 얘기할 때 "마이너리티 리포트"의 장면을 인용합니다.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Πολλοί αναφέρονται ακόμα στις σκηνές του "Μαϊνόριτι Ριπόρτ" όταν μιλούν για νέα Λειτουργικά Περιβάλλοντα.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.Люди до сих пор вспоминают те последовательности в "Особом Мнении", когда говорят о новом дизайне ПИ.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.אנשים עדיין מתיחסים לקטעים ב"דוח מיוחד" כשמדברים על תכנון ממשק משתמש חדש.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.ما يزال الناس يشيرون لتلك السلسلة في "تقرير الأقلية" كمرجع حينما يتحدثون عن تصميم جديد لواجهة المستخدم.
İnsanlar arayüz tasarımı konuştuklarında halen "Azınlık Raporu"ndaki bu sahneleri referans alıyorlar.「マイノリティレポート」のシーンを引き合いに出しています そしてそれが奇妙な具合に一回りして
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Acestea sunt scene pe care, ştiţi, vi le amintiţi şi le aşteptaţi de la un film ca "Jaws".
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Das sind die Art von Szenen, die man erwartet und an die man sich von "Jaws" erinnert.
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Det er denne type scener du husker, og forventer, fra "Dødens Gab."
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Dit zijn de beelden die je je herinnert en ook verwacht van "Jaws".
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Este é o tipo de cenas de que nos lembramos e esperamos ver em "O tubarão".
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Éste es el tipo de escenas que, saben, escenas que uno recuerda de "Tiburón".
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Ezek azok a jelenetek, amikre emlékszünk és amiket elvárunk, ha a "Cápa" c. filmre gondolunk.
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.이 장면은 여러분이 "죠스"에서 기대했고 기억하고 있는 장면입니다
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Nämä ovat sellaisia kohtauksia joita Tappajahaista muistaa ja odottaa.
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Những cảnh đó kiểu như, bạn biết đấy, những cảnh bạn nhớ và chờ đợi ở Hàm Cá Mập
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Queste sono il tipo di scene che vi ricordate, e vi aspettate, da "Lo squalo".
İşte "Jaws"ta bu tip sahneler hatırlarsınız ve filmden de beklentiniz budur.Takie sceny się pamięta.