Ana içeriğe geç
Sözlük

sahipler ile cümle

sahipler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Oya, pemandangan di sana sangat indah.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Por cierto, es un paisaje muy bonito.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Przy okazji, jest tam piękny krajobraz.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Το τοπίο είναι υπέροχο.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Кстати, ландшафт очень красив.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.Между другото, те имат много хубава обкръжаваща среда.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.אגב, הנוף שם יפה מאד.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.بالمناسبة، لديهم مناظر طبيعية لطيفة جدا.
Bu arada, çok güzel bir doğaya sahipler.一方にヨルダンの山々
Bu basit uygulamaya göre, hibe sahiplerinin bu bölgelerde henüz bir okulu finanse etmediğini görüyoruz.이 단순한 비교 자료는 기증자들이 학교에 가지 못하는 아이들이 많은 지역에는
Bu basit uygulamaya göre, hibe sahiplerinin bu bölgelerde henüz bir okulu finanse etmediğini görüyoruz.כך, תצוגה פשוטה זו מגלה שהתורמים לא מימנו אף בית-ספר באזורים שיש בהם הכי הרבה ילדים
Bu basit uygulamaya göre, hibe sahiplerinin bu bölgelerde henüz bir okulu finanse etmediğini görüyoruz.يكشف هذا المزج البسيط أن الجهات المانحة لم تمول أياً المدارس في المناطق
Bu basit uygulamaya göre, hibe sahiplerinin bu bölgelerde henüz bir okulu finanse etmediğini görüyoruz.この地域の学校はまだ 資金援助がなく ほとんどが未就学児童だと知らされ
Bu , BF=FA demek ve aynı yüksekliğe sahiplerAsta a fost BF e egal cu FA, si amandoua au aceeasi inaltime
Bu , BF=FA demek ve aynı yüksekliğe sahiplerBF er lig med FA, og de har også samme højde.
Bu , BF=FA demek ve aynı yüksekliğe sahipler및변의 길이 BF 와 FA도 같습니다
Bu , BF=FA demek ve aynı yüksekliğe sahipler Eğer yüksekliği şuradan çizersek bu alanı elde ederiz.BF je rovno FA, oba mají stejnou výšku, tady povedeme výšku takto.
Bu , BF=FA demek ve aynı yüksekliğe sahiplerТова беше BF е равно на FA. И те, и двата имат една и съща височина.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Chúng tăng lên vì họ là những người có tay nghề cao.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Crescono perché hanno alti livelli di competenze.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Dat is niet echt goedkoop. Deze gebieden groeien omdat er veel hoogopgeleiden wonen.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Eles estão a crescer porque têm altos níveis de competências.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Elles prospèrent grâce à leur haut niveau de compétences.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Están creciendo porque tiene altos niveles de habilidades.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.이런 지역은 높은 기술력 덕분에 성장하고 있습니다.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Se dezvoltă pentru că au un nivel înalt de aptitudini.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Te regiony rozwijają się, bo mają ludzi z umiejętnościami.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Αναπτύσσονται επειδή έχουν υψηλά επίπεδα δεξιοτήτων.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Тези райони се разрастват, защото там има хора с високи нива на умения.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Ці райони ростуть, бо мають високий рівень навичок.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.Эти города растут из-за высокого уровня развития навыков.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.הם גדלים כי יש להם רמות גבוהות של מיומנויות.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.إنهم يحققون التنمية لأنهم يملكون مستوىً عالٍ من المهارات.
Bu bölgeler gelişip büyüyor çünkü yüksek vasıf düzeyine sahipler.ですから他人の子供達に投資し
Bu delilik. Köpek sahiplerine soruyorum.È pura follia.
Bu delilik. Köpek sahiplerine soruyorum.Es una locura.
Bu delilik. Köpek sahiplerine soruyorum.Това е лудост.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Aceasta a oferit creatorilor o fereastră în care să îşi acopere investiţia şi să dobândească profit.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Cela donnait aux inventeurs une fenêtre de temps pour couvrir leurs investissements et faire un profit.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Chúng mở ra một cánh cửa mới nơi người ta yên tâm bỏ công sức đầu tư sáng tạo để hồi thu lại lợi nhuận.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Ciò diede ai creatori una finestra con la quale coprire i loro investimenti e ottenere un profitto.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Das gab den Erfindern die Möglichkeit ihre Investitionskosten zu decken und Profit zu machen.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Dit gaf bedenkers de ruimte om hun investering terug te verdienen en winst te maken.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Esto le da a los creadores una "ventana" para cubrir su inversión y obtener un beneficio.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Isto deu aos criadores a possibilidade de recuperar o seu investimento e obter lucro.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.독점적인 권리를 부여함으로써요. 이로써 창작자는 투자비용을 회수하고 수익을 낼 수 있는 기회를 가지게 되었습니다.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Ten okres ochronny dawał twórcom możliwość pokrycia kosztów i osiągnięcia godziwego zysku.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Toto dává tvůrcům čas, který mohou využít k pokrytí svých investic a k výdělku.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Αυτό έδωσε δημιουργούς ένα παράθυρο στο οποίο να καλύψουν τις επενδύσεις τους και να κερδίσουν ένα κέρδος.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Така на творците се предоставя прозорец, в който да могат да изплатят инвестициите си и да реализират печалба.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.Это давало создателям отрезок времени для покрытия своих вложений и получения прибыли.
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.לא היתה אפשרות להעתיק את עבודתך. זה נתן ליוצרים חלון המאפשר להם לכסות את ההשקעה ולהרוויח .
Bu eser/icat sahiplerine yatırımlarını koruma ve kar etme imkanı verdi.利益を生むための期間を クリエイターに与えた その後 著作はパブリック・ドメインになる
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.A gazdák keményen dolgoznak azért, hogy elterjesszék az ideológiákat a többieknek.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Die Träger arbeiten hart daran, diese Ideen auf andere zu übertragen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gastheren verspreiden ijverig deze ideeën naar anderen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gazda lucrează din greu ca să răspândească aceste idei la alții.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gli infettati si danno da fare per diffondere queste idee ad altri.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gostitelji se močno trudijo, da bi razširili te ideje na druge.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Hostitelé pracují těžce, aby tyto myšlenky předali druhým.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod