Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --No, pár statistiků z UK v Hollywoodu je a mají algoritmy na příběh.
Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --Nos, néhány angol statisztikus tudós jelenleg Hollywoodban dolgozik, és vannak történet algoritmusaik
Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --Welnu, een paar datawetenschappers uit Engeland zijn in Hollywood, en ze hebben verhaal-algoritmes.
Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --כמה מדעני נתונים מבריטניה נמצאים בהוליווד, ויש להם אלגוריתמי עלילות --
Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --حسناً .. بعض العلماء من المملكة المتحدة ذهبوا الى هوليوود ولديهم نوع من الخوارزميات القصصية
Birleşik Krallık'tan birkaç veri bilimcisi Hollywood'da ve hikaye algoritmalarına sahipler --ストーリーを評価するアルゴリズムを作っています Epagogixという会社です
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Ça nous permet en tant que propriétaires d'avoir d'autres possibilités.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Ci permette come proprietari di avere altre opzioni.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Es liefert uns Besitzern mehr Möglichkeiten.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Het geeft ons als eigenaren mogelijkheden.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.그것은 소유자로서의 우리에게 다른 선택사항을 부여합니다.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Lehetővé teszi számunkra, hogy tulajdonosokként egyéb választási lehetőségünk is legyen.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Nám jako vlastníkům to přináší další možnosti.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Ne permite nouă, proprietarilor, să avem și alte opțiuni.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Позволява ни на нас като собственици да имаме повече възможности.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.Это дает нам, как владельцам, больше возможностей.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.בתור בעלים, הדבר מוסיף אפשרויות.
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.ويمكننا كمالكين للحصول على خيارات أخرى
Biz araba sahiplerinin daha fazla seçeneği olurdu.そうなりつつあると思います
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Dereck: Jedna z naszych zasad mówi, że nagrodą za zatopienie pojazdu jest kąpiel z krokodylami.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Eine unserer Regeln im Wagen ist, dass der, der den Wagen absaufen lässt, mit den Krokodilen schwimmen muss.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.데렉 : 저희가 차에서 늘 하던 소리가 차를 물에 빠뜨리는 사람은 악어랑 수영을 해야 한다는거였는데 말이에요.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.(Risos)
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Samozrejme, jedným pravidlom vo vozidle je, že ten, kto potopí vozidlo, musí plávať s krokodílmi.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Và dĩ nhiên có 1 quy tắc mà chúng tôi đề ra trong xe là người nào làm chìm chiếc xe thì phải bơi cùng cá sấu.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Ах да, конечн нас есть одно правил насчет машины: тот, кто топит машину, идет плавать с крокодилами.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.Ах так, звісно, в нас є одне правило - той, хто топить машину має поплавати з крокодилами.
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.דרק: וכמובן, אחד החוקים שלנו ברכב אומר שמי שמטביע את האוטו זוכה לשחות עם התנינים...
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.ديريك : وحتماً .. هناك قاعدة في البرية .. هي ان من يغرق السيارة هو من يتوجب عليه ان يسبح مع التماسيح
Biz araç sahiplerinin bir kuralı da... ...şudur; araçta batan kişi... ...timsahlarla yüzmeye gider.車を沈めてしまった者が ワニと泳ぐ特典を得ます (会場:笑い声)
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Kami tidak terikat kepada pemegang saham, pemilik saham atau kekuasaan.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.우리는 소유주도 없고 대주주도 없습니다.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Me emme ole tilivelvollisia sidosryhmille, osakkaille tai vallanpitäjille.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Não dependemos de accionistas, acções ou de detentores de poder.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Nekünk nem kell kiszolgálni a tulajdonosokat, részvényeseket vagy a hatalmat.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Nie mamy mocodawców, udziałowców czy akcjonariuszy.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Noi nu suntem îndatorați cotelor sau acționarilor.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.No tenemos ni participaciones, ni acciones, ni autoridades.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Nous n'avons de comptes à rendre à aucun actionnaire.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Odgovorni nismo ne delničarju ne lastniku.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Wij zijn niets verplicht aan aandeelhouders, partners of eigenaars.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Wir sind keinem Interessenvertreter, Anteilseigner oder Machthaber verpflichtet.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.Δεν δίνουμε αναφορά σε κανένα μετοχικό συμβούλιο ή σε οποιοδήποτε κέντρο εξουσίας.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.אנחנו לא מחוייבים לסיכונים, מניות או בעלי שליטה.
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.نحن لا تدين بالفضل لاسهم، وأصحاب السلطة
Biz; hisse, pay veya güç sahiplerine hesap vermek zorunda değiliz.あなただけに恩義を受け責任を感じている。
Bizim istediğimiz şeye sahipler.De har det vi vil have.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.De har det vi vill ha.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Ei au exact ceea ce vrem noi.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Ellos tienen lo que nosotros queremos.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Họ có những điều ta muốn
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Ils ont ce que nous souhaitons.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.이곳에 우리가 원하는 것이 있습니다.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Loro hanno quello che stiamo cercando.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Mają to czego szukaliśmy.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Mají to, co bychom chtěli my.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Mereka memiliki apa yang kita inginkan.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Nekik megadatott, amit mi szeretnénk.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Sie haben, was wir wollen.
Bizim istediğimiz şeye sahipler.Zij hebben al bereikt wat wij willen.