Videonun tamamı sahilde geçer.Lupta are loc pe plajă.
Filmin konusu sahilde tandem bisikleti kullanan bir genç etrafında geçmektedir.Filmul prezintă un grup de tineri aflați într-o croazieră cu bărcile pe Dunăre.
Sahildeki Bolaman yolunda PTT acentesi bulunmaktadır.Eközben a parton folyik a pingpong játszma.
Vadiye ulaşım Ölüdeniz'deki sahilden kalkan teknelerle sağlanır.A tengerész a tengerparton sétálva saját halálán töpreng.
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.A tengerparton, Jack közli Kate-tel, ideje indulni a barlangokhoz.
Sahilde bir gemiye biner.A kapitány csónakkal a partra siet.
Ölçülen en yüksek sıcaklık sahilde 33 °C , iç bölgelerde 30 °C civarındadır.2. A csípő ideális lejtése 30 fok a földhöz képest.
Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir.A parton Charlie Ekóról érdeklődik Claire-től.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Rannikolla on runsaasti saaria.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.Lahden rannoilla on harjoitettu nautakarjan laidunnusta jo parikymmentä vuotta.
Fakat birden kendilerini başka bir sahilde bulmuşlardır ve fırtına artık kesilmiştir.Silloin ne on hylätty, ja uusi kenttä on tehty muualle rannan tuntumaan.
Sahildekilerin birleşmesi esnasında Charles Widmore'un (Alan Dale) bir denizaltı ile adaya vardığı gösterilir.Perusaikajanassa Charles Widmore toimitti Desmondin takaisin saarelle sukellusvenellä.
Jin ve Michael ise sahilde salı tekrar inşa etmeye çalışmaktadır.Myöhemmin Jin ja Michael rakentavat yhdessä toisen lautan.
Sahildeki diğer üç tümen ise ileri hareketle 54. Tümen’in kanatlarını örtecektir.Poikittaisväyliä ovat valtatie 10 Hämeenlinnasta Turkuun ja kantatie 54 Forssasta Lahteen.
Bazen sahilde uykuya dalar.Muulloin ne nukkuvat pesässään.
Bikinili güzel kız sahilde bir göz açıcı idi.Kaunis tyttö bikineissä herätti huomiota rannalla.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Στο νησί υπάρχουν πολλές παραλίες.
Sahilde gezinti yaptık.Πήγαμε για βόλτα στην παραλία.
Onlar sahilde kamp yaptılar.Κατασκήνωσαν στην παραλία.
Bir adam karşı sahilde balık tutuyordu.Ένας άντρας ψάρευε στην απέναντι όχθη.
Onlar sahilde dinlendiler.Ξεκουράστηκαν στην παραλία.
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.På stranden nægter Kate at tage med Jack til hulerne.
Bazen sahilde uykuya dalar.Om at falde i søvn på stranden.
O gece mağaralarda, Jack sahildekilerden bir kısmıyla birlikte dönerken Charlie gitarını çalmaktadır.Den nat ved hulerne spiller Charlie på sin guitar, mens Jack vender tilbage med folk fra stranden.
Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir.På stranden giver Charlie Claire lidt vand.
İkincisi sahilden uzakta açık denizde, üçüncü de sığ sularda bulunur.Den anden ligger noget derfra ved strandbredden og den tredje oppe på marken, den har ypperligt vand.
Biz sahilde oynadık.Vi legede på stranden.
Rüzgar sahilden esiyor ve gemilerin pek çoğunun bir saldırı için surlara yeterince yanaşmasını engelliyordu.Vind blåste fra kysten og forhindret de fleste skipene fra å komme nær nok bymurene til å angripe.
Bir çocuk boş bir sahilde mahvolur."Et fly krasjer på en øde øy.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Det finnes flere store strender på øya.
İki sahilden oluşmaktadır.Pantai Timang terdiri dari dua bagian pantai.
Ayrıca rüzgâr tarlaları denizde, karada, ve sahilde yapılabilir.Desa nelayan dapat dioperasikan di pantai maupun di danau.
Sahilde çok sayıda adası bulunur.Nhiều hòn đảo nằm ở bờ biển.
O sırada sahilde Jack'in iyileştirmeye çalıştığı polis kendine gelmiştir ve Jack'e "O nerede?" diye sorar.海岸に戻ると、警察官は手当て中に起きて、ジャックに「彼女はどこだ?」と尋ねる。
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.別の夜、ケヴィンはシャロンを訪ねて、彼の家近くにあるビーチを訪れる。
Diğer dokuz gemi ise sahilde sıkıştırıldı.それ以外の上陸用ボートは海岸で壊された。
Çıkarma boyunca sahilden tek bir silah bile patlamamıştır.やがて激しい独軍の銃砲撃に海岸から一歩も踏み出せなかった。
Sahilde sağlık evi vardır.邸内にはプライベートビーチがある。
Geceleri gizlice sahilde buluşurlar.夜間に浜辺で女性が円舞する。
Videonun tamamı sahilde geçer.ダンスシーンは海辺で撮影された。
Ardından Swift, ilk olarak yalınayak bir şekilde ve sadece mavi bir elbiseyle sahilde görünür.紧接着,斯威夫特第一次赤着脚出现在海滩,只穿着一条蓝色连衣裙。
Ardından Swift, ilk olarak yalınayak bir şekilde ve sadece mavi bir elbiseyle sahilde görünür.לאחר מכן, סוויפט נראית כאשר עומדת יחפה על החוף ולבושה שמלה כחולה.
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.בלילה אחר, קווין מבקר את שיירון בחוף ליד ביתו.
Sahilde sağlık evi vardır.יש לה בית חוף.
Götürülemeyen malzemeler sahilde ateşe verildi.היה צורך לזהות את מיקומה בעזרת מדורה שהודלקה בחוף.
Aynı zamanda sahilde birçok tersane bulunmaktadır.רבות נמצאו גם על קו החוף.
Sahilde cankurtaran olarak görevlidir.במקביל מוסדו שירותי הצלה בחופים.
Bu arada sahildekiler gemiye doktor hakkında bir mesaj iletmeye çalışırlar.אם כי שתי הספינות נפגשו בדרך כדי להעביר רופא לספינה, במטרה ליילד תינוקת.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.ויצאה והתייצבה מול בירות בטווח האופק למשך שלושה שבועות.
Bir çocuk boş bir sahilde mahvolur."האונייה נותרה תקועה מול חוף בת גלים.
Sahilden 10 km içeriye kadar olan yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir.Заема територии, очертани на 10 km от брега ѝ навътре в сушата.
Bunlardan 58'i sahilde yaşamaktadır.Разположена е на площ 58 ha.
Bu yüzden her gün fırtına bile olsa yüzer ve sahilde bisiklet sürerdi.Въпреки забраната всяка година на плажа се събират летовници.
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.Na plaži Kate odbija otići s Jackom u pećine.
Chiron zor geçen bir günün ardından Kevin'i evinin yakınındaki sahilde ziyaret eder.Druge noći Kevin posjećuje Chironea na plaži u blizini njegove kuće.
O gece mağaralarda, Jack sahildekilerden bir kısmıyla birlikte dönerken Charlie gitarını çalmaktadır.Te noći u pećinama Charlie svira svoju giratu dok Jack dolazi u pećine s ostalim ljudima s plaže.
O sırada sahilde Jack'in iyileştirmeye çalıştığı polis kendine gelmiştir ve Jack'e "O nerede?" diye sorar.Natrag na plaži, maršal se budi tijekom operacije i upita Jacka: "Gdje je ona?"
Götürülemeyen malzemeler sahilde ateşe verildi.Zapaljena Glavna pošta na Obali.
Geceleri gizlice sahilde buluşurlar.Znali su ploviti i noću daleko od obale.
Sahilden 10 km içeriye kadar olan yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir.Gradnja vjetroparkova u blizini obale, barem 10 km od obale može smanjiti ovu zabrinutost.