Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.Nie dało się tego zobaczyć z ulicy, bo dom otaczały buki.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.No se podía ver desde la calle, porque la casa estaba rodeada por hayas.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.Nu se vedea din stradă, clădirea fiind înconjurată de fagi.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.On ne voyait rien depuis la rue, parce que le foyer était entouré de bouleaux.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.Von der Straße aus konnte man es nicht sehen, weil das Haus von Buchen umgeben war.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.Δεν μπορούσες να το δεις απ΄το δρόμο, γιατί το οικοτροφείο περιστοιχιζόταν από οξιές.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.Не можеше да се види от улицата, защото домът беше заобиколен от букови дървета.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.С улицы этого не было видно, так как весь дом был окружён буками.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.אי-אפשר היה לראות זאת מהרחוב, כי הבית היה מוקף עצי אשור.
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.لا تستطيع رؤيته من الشارع، لأن المنزل كان محاط بأشجار الزان
Sokaktan göremediniz, çünkü ev sahil ağaçlarıyla çevriliydi.施設はブナの木で 囲まれていましたから この件で 1年間拘束される事になりました
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.- 그래서 그들은 다시 해안으로 발길을 돌렸지요 - 그런데 귀환길에서 5명 모두가 목숨을 잃었지요.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Aşa că s-au întors spre coastă, şi toţi cinci au murit pe drumul de întoarcere.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Dan mereka berbalik arah, kembali ke daerah pesisir, dan mereka semua meninggal dalam perjalanan pulang.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.És visszafordultak, visszaindultak a partra, és mind az öten meghaltak a visszaúton.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Ils ont fait demi tour, se sont dirigés vers la côte, et tous les cinq moururent.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Quindi tornarono indietro, dirigendosi verso la costa, e tutti e cinque morirono nel tragitto di ritorno.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Se dieron la vuelta y regresaron a la costa, los cinco murieron en el viaje de regreso.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Und sie drehten um und wollten wieder zur Küste, und alle fünf starben auf der Rückreise.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Và họ quay lại, hướng tới bờ biển, và cả 5 người họ chết trên đường trở về.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Voltaram para trás, em direção à costa, e todos os cinco morreram na viagem de regresso.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Zawrócili kierując się w stronę wybrzeża i cala piątka umarła w drodze powrotnej.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Zij keerden terug in de richting van de kust en stierven alle vijf op de terugreis.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Вони розвернулись назад до узбережжя, і всі п'ятеро померли на зворотньому шляху.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.И они развернулись и пошли обратно к берегу и все пятеро погибли на обратном пути.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.Тръгнали да се връщат обратно към брега и петимата загинали по пътя.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.הם הסתובבו, במטרה לחזור לחוף, וכולם מתו במסע חזרה.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.استدارو متجهين إلى الساحل كل الخمسة توفوا أثناء عودتهم من الرحلة.
Sonra geriye döndüler, sahile yöneldiler ve beşi de dönüş yolculuğunda öldüler.帰路の途上で全員が命を落としました それ以来、誰もスキーで-
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.그들은 대형선박의 이동경로를 바꾸었죠. 해안에서 40킬로미터 떨어진 곳으로,
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Au mutat rutele petrolierelor
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Przesunięto korytarze tankowców 40 km dalej od brzegu, a ludzie spuszczają mniej zanieczyszczeń do wody.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Sie zogen die Tanker-Routen 40 km weiter von der Küste weg, und die Leuten kippen nicht mehr so viel ins Meer.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.Ze verplaatsen de tanker routes 40 km verder uit de kust, en de illegale dumpings verminderden.
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.הם העבירו את נתיבי המיכליות 40 ק"מ רחוק יותר מהחוף,
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.حيث قامت بنقل الممرات الناقلة 40 كيلومتر بعيداً عن قبالة الساحل
Tankerlerin yollarını sahilden 40 km uzağa taşıdılar.陸から40km離れた所へ変更すると 違法な放水は減少しました
Temel olarak, Rusya'nın kuzey sahilinden러시아 북부 해안에서부터 북극까지, 그리고
Temel olarak, Rusya'nın kuzey sahilindenPlănuiam să merg pe jos de pe coasta de nord a Rusiei
Temel olarak, Rusya'nın kuzey sahilindenעקרונית, תכננתי לצעוד מהחוף הצפוני של רוסיה
Temel olarak, Rusya'nın kuzey sahilindenخططت مبدأيًا لأمشي من الساحل الشمالي لروسيا
Temel olarak, Rusya'nın kuzey sahilindenそのまま カナダの北岸に 向かう計画でした
Theo Jansen: Bu yaşam formlarını sahillere koymak istiyorum.저는 이 새로운 생명체들을 해변에 놓아주고 싶습니다.
Theo Jansen: Bu yaşam formlarını sahillere koymak istiyorum.תיאו ינסן: אני רוצה לשים את צורות החיים האלה על החופים.
Theo Jansen: Bu yaşam formlarını sahillere koymak istiyorum.ثيو جانسن: ذهبت لوضع هذه الأنواع من الحياة على الشواطئ
Theo Jansen: Bu yaşam formlarını sahillere koymak istiyorum.そして彼らは将来そこで自分たちだけで
Türkiye’de Trabzon’un doğusunda bir sahil kasabası olan Arsin’deki modernize sanayi bölgesi.Modernisiertes Industriegebiet in Arsin, einer Küstenstadt östlich von Trabzon (Türkei).
Türkiye’de Trabzon’un doğusunda bir sahil kasabası olan Arsin’deki modernize sanayi bölgesi.Regionálna politika a rozšírenie zaradenie vyššej rýchlosti vďaka predvstupovémufinancovaniu financovaniu
Türkiye’de Trabzon’un doğusunda bir sahil kasabası olan Arsin’deki modernize sanayi bölgesi.Χάρτη ανταγωνιστικότητα τη Τουρκία
Türkiye’de Trabzon’un doğusunda bir sahil kasabası olan Arsin’deki modernize sanayi bölgesi.Карта на конкурентноспособността на Турция
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Były tam od dawna i były istotne dla społeczności obszarów przybrzeżnych.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Depuis très longtemps, ils ont eu beaucoup d'importance pour les villages côtiers.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Es gibt sie schon ewig, und sie sind sehr wichtig für die Küstenbewohner.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Esistono da tempi immemorabili e sono stati importanti per le comunità costiere.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Există de mult timp şi au fost forte importanţi pentru comunităţile de coastă.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Existem há muito, foram muito importantes para as comunidades costeiras.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.돌묵상어는 오래전부터 여기에 있었고 해안가에 사는 사람들에게는 아주 중요한 존재였죠.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Llevan aquí mucho tiempo, han sido muy importantes para las comunidades costeras.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Už nejaký čas ich poznáme, boli vždy potrebné pre ľudí na pobreží.
Uzun süredir bu sulardalar ve sahil şeridindekiler için hayati konumdalar.Ze zijn er al lang geweest, en ze waren heel belangrijk voor kustgemeenschappen.